1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. BIRAKIN O KADAR DA YETKİMİZ OLSUN ARTIK
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

BIRAKIN O KADAR DA YETKİMİZ OLSUN ARTIK

A+A-

Vatandaşın birisi kasabasına dönerken bataklığa düşmüş. Akşamın alacakaranlığında kurtarılması için "İmdat imdat, kurtaran yok mu" diye bağırıyormuş. Çırpınırken, adamın birisiyle uzaktan göz göze geliyor. 
-Arkadaş, ne oldu hayırdır? 
- Yahu bataklığa düştüm. Yok mu oralarda dal, ip gibi bir şeyler falan uzatıversen de beni kurtarsan buradan. Adam da uzaktan seslenerek diyor ki;
 -Kusura bakma arkadaş, ne ip uzatırım, ne de dal. Bataklıkta ki adam "Neden uzatmıyorsun" diye sormuş. 
-Arkadaş sen şimdi tam da hazine arazisinin içindesin. Hazineden mal almak suçtur. Bataklığın içerisindeki adam ise: 
-Mal almak suçsa ben ne olacağım burada. Ölürüm ben burada o zaman.
 -Sen hiç merak etme. Ben şimdi kasabaya gider kaymakama senin bataklığa düştüğünü söylerim. O da ilçedeki mal müdürünü çağıracak. İkisi aralarında istişare edecekler ve seni oradan çıkarmak suç mu değil mi bir karar verecekler. Eğer çıkarmak suç değilse itfaiye gönderirler buraya. Sen hiç merak etme. Bataklıktaki adamda hayretler içinde kalarak, 
-Senin bu dediğin olana kadar ben burada ölürüm. 
-Yahu arkadaş ben sana ölmezsin demedim ki. Ölürsün ama en azından mevzuata uygun ölürsün.
       Bizim bu günkü Türkiye bürokrasisine çok uygun bir hikaye. Devlet kapısında insanları canından bezdirene kadar uğraştırıyoruz. Allah aşkına her başa gelen hükümet bürokrasiden dert yanıyor.  Ama ne hikmetse kimse bu hususta başarılı olunamıyor.  Allah için bürokrasiyle en çok mücadele eden hükümette bu hükümet. Cumhurbaşkanımız da geçenlerde iş yapmayan bize ayak uyduramayan bürokratlar çekip gidebilirler dedi hatırlıyorsunuz.
        Bürokrat elindeki yetki gitmesin diye her türlü çabayı sarf ediyor. Vatandaş sıkıntı çekiyormuş on kere gidip geliyormuş kimin umurunda. Birde vatandaşın işi mesai saati bitimine yakın bitmedi mi. Seyredin olacakları. Hemen arkasından o meşhur lafımızı yapıştırıyoruz vatandaşın suratına,”Bugün git yarın gel” Yahu bu insan işinden izin almış olabilir, hastası olabilir veya ertesi gün gelme imkanı olmayabilir. 
         Bir yetkili olarak hiç düşünmez misiniz bu insanları. Lafa gelince bürokratların meşhur bir sözü vardır. Bizler gelecek nesilleri siyasiler ise gelecek seçimleri düşünür diye. Bumudur gelecek nesilleri düşünmek. Sizler şu anda yaşayan nesilleri düşünmeden,  gelecek nesilleri nasıl düşüneceksiniz.        Elimize ufacık bir yetki geçmesin Allah muhafaza o yetkimizi o kadar hoyratça kullanıyoruz ki. 
        Hani anlatılır. Osmanlı zamanı camilerin şadırvanlarında hem abdest almak hem de tuvaletlerinde kullanma suları ibriklere doldurulur o ibriklerin başına da ibrikçi başı diye birini dikerlermiş günün birinde adamın biri çok sıkışır tuvalet aramaya başlar. Tuvaleti bulur acele, acele tuvalete yetişmek için tuvaletin yanındaki su dolu ibriklerden birini alarak, tuvalete doğru koşmaya başlar. O arada ibrikçi başı karşıdan bağırarak kardeşim geriye dön o en baştan aldığın ibriği bırak en sondakini al der. Sıkışan adam tekrar geriye dönerek aldığı ibriği bırakıp en sondaki ibriği alarak tuvalete girer ve ihtiyacını görür. Çıktıktan sonra ibrikçi başına dönerek arkadaş o sıkışık vaziyette beni geriye döndürüp neden o en sondaki ibriği aldırdın diye sorar. İbrikçi başı da pişkin bir vaziyette hiç istifini bozmadan arkadaş akşama kadar bu ibriklerin başına beni boşa dikmediler herhalde o kadarda yetkimiz olmasın mı der. Yani verilen yetkileri sonuna kadar kullanmak yapımızda var vesselam. Herkese iyi pazarlar.

Bu yazı toplam 1317 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.