• BIST 94.635
  • Altın 145,488
  • Dolar 3,5853
  • Euro 3,9192
  • Kocaeli 3 °C

 BİRBİRİMİZE KALLEŞLİK DEĞİL, KARDEŞLİK EDELİM

İbrahim ELGİN

    Türkiye’deki ölüm yaş ortalamasına baktığımızda zannederim 70 civarında. Bunun çocukluğunu çıkalım yaşlılığını çıkalım hadi gecelerini de çıkalım insanımızın yaşamında ki verimlilik zamanı azami 10 veya 15 yıldır. O yılları da birbirimizle kavga ederek gereksiz tartışmalara girerek ve de gereksiz küslüklerle geçirip gidiyoruz. 
           Çoğu insanımız nefsini aklının önüne almış bu Dünya’da benden daha akıllı işi bilen başka kimse yok deyip kimseye müdana etmeden yaşayıp gidiyor. Bakın dostlar insan toplumsal bir varlık yalnız başına yaşaması mümkün değil. Bir türlü herkesin birbirine işi düşecek ve bazı şeyleri paylaşmak zorunda. Zaten insan toplulukları olmasa devletler oluşmaz. Devletlerinde ayakta durması için orada yaşayan insanların kalitesi çok önemlidir.                          
            Henry Ford’un çok güzel bir sözü var.”Bir araya gelmek başlangıç biri arada durmak ilerleme ancak birlikte çalışmak başarıdır” der. İşte devlet adamlarının da kaliteliliği burada ortaya çıkıyor. O toplumu bir arada tutmak onların barışıklılığını sağlamak beraber hareket etmenin önemini kavratmak bunların hepsi devletin asli görevlerindendir. Ancak bunları başarmanın en önemli harcı halkın birbirlerini sevmelerini yani gönül birliğini sağlamaktır.       
            Eğer devlet adamları halkına kendilerini sevdirmez ve onların güvenini kazanmazlarsa vay o devletin haline. Gözlemlerimde genelde şunu görüyorum ki uzlaşma kültürümüz giderek azalmaya başlıyor gibi. Birçok aileye bakıyorum miras yüzünden kardeşler birbirleriyle konuşmuyor, iş ortaklığı kurmuş şirketlere bakıyorum ufak menfaatler yüzünden dağılma noktasına gelmiş, aynı apartmanda oturan komşulara bakıyorum çoğu birbirini tanımıyor, siyasi patilere bakıyorum çoğu parti, parti içi çekişmeler ve diğer partilerle çatışma halinde. Ne olacak bu halimiz ne dersiniz? 
            Nasıl olacakta birlikteliğimizi sağlayıp birbirimize gönlümüzü açıp bütün samimiyetimizi de ortaya koyarak toplumsal mutabakatı nasıl sağlayacağız bilemiyorum. Bence bunu sağlamanın en önemli şartlarından biri birbirimizi sevmekten geçiyor. Bunu sağlamak o kadar zor bir şeyde değil. Tek eksiğimiz birbirimiz arasındaki iletişim eksikliği. Çoğumuz kendimizi ve çocuklarımızı ilmi ve mesleki yönden yetiştirmeye gayret ediyoruz. Fakat iletişim ve kişisel gelişimimizle pek ilgilenmiyoruz.
            Oysa iletişim son derece önemli eğer karşımızda ki insana güven verip kendimizi sevdirmediğimiz sürece o insan sizin söyleyeceğiniz hiçbir sözünüzü kale almaz. İnsanlara karşı tüm samimiyetinizi ortaya koyup ve tüm kalbi sıcaklığınızı da karşı tarafa yansıtmanız gerekir. Sevgi ve samimiyet insanın kendini zorlayarak yapacağı bir şeyde değildir. İçten gelmelidir. Birbirleriyle sağlıklı ve samimi iletişim kuramayan kişilerden oluşan toplumlar devamlı iç çekişmelerle ve gereksiz tartışmalarla uğraşıp bütün enerjilerini bu yönde harcarlar.Bu gibi toplumlar çağdaş ve ileri ülkeler seviyesine asla ulaşamazlar. 
             Bakın bu gün Mevlanalar; Yunus Emreler; Hacı Bektaşi Veliler aradan geçen binlerce yıla rağmen hala aramızda yaşıyormuş gibi anılıyorlarsa bunun bir sebebi var demektir. Bu insanlar ne Cumhurbaşkanı nede Başbakanlık yapmadılar. Koca koca fabrikalar kurarak ticaret yapıp çok büyük paralar kazanmadılar. Veya köprüler yollar hanlar hamamlar yapmadılar. Onlar ne yaptılar insanların sadece gönlünü kazanıp kalblere giden köprüleri ve yolları yaptılar. Anlaşılan o ki insanlar arsında itibar görmek için illa zengin olmaya makam ve mevki sahibi olmaya gerek yok demek ki. 
             Bu günün devlet adamları arasında bu gibi insanların yetişmeye başladığını görmek bizleri sevindirmeye başlamıştır. Neden diyeceksiniz, Eski siyasileri iyi hatırlıyorum. Onlar insanlarımızı sağcı,solcu,laik,antilaik,irticacı,çağdaş,alevi,sünni,başı açık,başı kapalı diye yıllarca birbirine düşürüp gereksiz bölünmelere ve tartışmalara yol açtılar. Herkes birbirine düşmanca tavırlarla bakmaya baktığı esnada AK Parti iktidarıyla beraber Recep Tayyip Erdoğan denilen bir uzun adam Türkiye’nin başına geçti. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Bu uzun adam ben bu ülkenin başına kefenimi giydim de öyle geldim dedi ve her şey aslında o noktada başladı ve bitti. Çünkü böyle bir söz şimdiye kadar  bu ülkede hiçbir siyasetçi tarafından söylenmemişti. Böyle çok iddialı bir sözde öyle herkes tarafından kolay kolay laf olsun diye de söylenecek bir sözde değildi. Ancak bu söz mangal gibi yüreği olan memleketini seven Hakka ve halkına inanan biri tarafından söylenebilirdi oda  hakkıyla o mevkiye gelen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dı.Evet Uzun adam sen bedenini ve ruhunu Hakka ve halkına adadın. Bundan sonra görev bize düşüyor.Bizlerde senin liderliğinde ve senden öğrendiklerimizle Hakkın rızası, halkımızın ve ülkemizin refahı için kendimizi feda edebilirsek o zaman Türkiyemiz kurtulacaktır. Sadece ülkemizin kurtulması da yetmez. Çünkü tüm İslam ülkelerinin gözü bizde. Eğer onları da şu anda düştükleri karmaşık durumdan kurtarabilirsek o zaman görevimizi layıkıyla tamamlamış oluruz. oksa İslam ülkelerinin şu anki hali devam ederse ne Türkiye nede Dünya ülkeleri rahata kavuşur.Bunu iyi bilin.               . 
               Türk insanı bu duruma gelene kadar ne badireler atlatmış ne sıkıntılar çekmiş ne şehitler vermiş ama hiçbir zaman devletine ve milletine ihanet etmemiş bundan sonrada asla etmeyecektir. İnşallah şu yeni anayasa da meclisten geçer ve halkın büyük çoğunluğunun teveccühüyle referandumda da evet çıkarsa ondan sonra milletimiz arasındaki kardeşliği daha da arttırarak geliştirmeye vesile olacağına gönülden inanıyorum. Herkese iyi pazarlar…        
 

Bu yazı toplam 1644 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37