1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Biri olmasa, diğeri olmazdı
Biri olmasa, diğeri olmazdı

Biri olmasa, diğeri olmazdı

Bireysel bütün sıkıntılarınızı, sorunlarınızı, kaygı ve kırgınlıklarınızı bir kenara bırakın bugün Sabah erkekler Bayram namazına gitti, kadınlar evde bayram kahvaltısını hazırladı. Ailece birlikte m

A+A-

Bireysel bütün sıkıntılarınızı, sorunlarınızı, kaygı ve kırgınlıklarınızı bir kenara bırakın bugün..

Sabah erkekler Bayram namazına gitti, kadınlar evde bayram kahvaltısını hazırladı.

Ailece birlikte misiniz?.. Birkaç saat içinde sevdikleriniz, evden uzaktaki çocuklarınız, gelinler, damatlar, torunlar size gelecek diyebiliyor musunuz?..

Bunun tadını çıkartın..

Varsa mezarlıklarda yatan büyükleriniz, onları ziyaret edin. Kabirleri başında dua edin..

Sonra eve döndüğünüzde saklanmayın.. Kapınızı davulcuya da, el öpüp bahşiş toplamak isteyen çocuklara da  kapamayın..

Bugün bayram sevgili dostlar..

Mübarek Ramazan’da ibadet ettiniz, nefsinizi köreltip, yaratana olan saygınızı ve bağlılığınızı kanıtladınız.

Artık bugün bayram..

Kendinizi biraz şımartın.. Hergün kafanızın içinde dolaşan kaygıları, sıkıntıları; borcu harcı, gelecek endişesini; yaklaşan taksitleri; sizi kızdırıp, kıranları hepsini hiç değilse bugün kafanızdan silip, atın..

Bugün Bayram, mutlaka tadını çıkartın.

Bayram sabahının telaşı bitip, kendinizle baş başa kaldığınızda mutlaka şunu da düşünün:

Bugün, çifte bayram.

Bugün aynı zamanda 30 Ağustos… Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü..

1910’lu yılların sonlarını, 1920’li yılların başlarını düşünün..

Alabildiğine yoksul, elinden her şeyi alınmış, üstelik eğitimsiz, iletişimden uzak, çok gariban bir ulus vardı.

Vatan toprakları işgal edilmiş, adeta parsellenerek emperyalistler tarafından paylaşılmıştı. İstanbul İngilizlerin işgali altında; yurdumuzun batısı Keferelerin pis postalları ile eziliyordu.

Bir adam çıktı. Bir lider.. Bu ulus için Allah’ın lütfuydu.

Örgütledi bu yoksul, eğitimsiz, iletişimden kopuk toplumu..

Elde ne top, ne tüfek vardı. Uçakları, savaş gemilerini bırakın, düşmana sıkacak mermi yoktu..

Ama Türkiye insanı O’na, O Türkiye insanlarına güvendi.

Bugün bile dünyadaki bütün mazlum toplumlara örnek olan Kurtuluş Savaşı başladı.

Yürekleri vatan sevgisi ve imanla dolu olan, bu sayede düşmanın sıktığı merminin üzerine yürüyebilen; komutanlarının “Size ölmeyi emrediyorum” emrine sadakatle riayet eden atalarımız vardı.

Meydan savaşlarını kazandılar. Sonra, Büyük Taarruz başladı. 30 Ağustos 1922’de bu vatanı işgal edip, bu ulusu esaret altında tutarak sömüreceklerini zanneden düşmanlar denize döküldü. Büyük Zafer tamamlanmış, Türkler kendi vatan topraklarında özgürlüklerini, bağımsızlıklarını ilan etmişlerdi.

Bugün, işte aynı zamanda o Büyük Zafer’in yıldönümüdür.

Lütfen düşünün; 30 Ağustos 1922’deki büyük zafer olmasaydı.. Bu Kurtuluş Savaşı Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde zaferle sonuçlanmamış olsa; ya da Atatürk gibi bir önder bu vatan topraklarında hiç olmasa bugün nasıl bir Türkiye’de yaşıyor olacaktık?..

Vatan topraklarının doğusundaki büyük bir bölge Kürdistan, başka büyük bir bölge Ermenistan değil miydi?..

Güneydeki tatil bölgelerimiz, Akdeniz kıyıları, İtalyanlar ve Fransızlar tarafından paylaşılmamış mıydı?..

İstanbul  İngilizlerin işgali altındayken, otoyol, Boğaz Köprüsü bedava olmuş neye yarardı?..

Kurtuluş savaşı kazanılmamış olsa, 30 Ağustos Zaferi  bu yüce milletin tarihinde yer almasa, bugün Ramazan Bayramı olur muydu?.. Bu sabah camilerde Bayram Namazı kılınabilir miydi?..

Son dönemlerde çok yıprattık askerimizi.. Nedendir anlamam, unutturmaya çalıştık Atatürk’ümüzü..

Oysa bugün Ramazan Bayramını kutluyorsak, ulusça özgürsek, ailece bir arada oturabiliyor, torun tombalak oynaşabiliyorsak, hepsini Atatürk’e, Türk Silahlı Kuvvetlerine, 30 Ağustos Zaferine borçluyuz.

Değerli okurlar, daha geçen hafta Erzincan’a kadar gidip geldim..

Türkiye çok değişiyor. Türkiye çok büyük bir hızla büyüyor, kalkınıyor.. Havaalanlarında gördüğüm canlılık, inanılmazdı. Uçağa binmek artık zenginlere özgü bir ayrıcalık değil. Kara çarşaflısı, mini eteklisi; keçi sakallısı, ticani sakallısı.. Her sosyal sınıftan insan Türkiye’de uçakla seyahat ediyor. Uçaklar, tarifelerinden bir dakika şaşmadan kalkıyor, iniyor.. Havaalanlarında pistler yetmiyor. Uçaklar kalkış için birbirinin ardında kuyruk bekliyor.

Türkiye, olağanüstü bir hızla büyüyor. En çok kızanlar, en fazla düşman olanlar bile kabul etmelidir ki, AKP hükümeti döneminde Türkiye’de pek çok şey doğru gidiyor, iyi gidiyor.

Öteyandan, uzun süredir uzak kaldığım askerin içine girme imkanım oldu. Erzincan’da asker olan oğlumun yemin törenine katıldım. Türk Silahlı Kuvvetleri de eskisi gibi değil. Sivillerle ilişkiler çok daha uygar. Askerin giysisi, postalı, palaskası, şapkası çok daha kaliteli. Artık kışlalarda acemi askerler patates, soğan soymuyor. Askerin yemeği bile catering firmalarından, özel sektörden geliyor.

Biz büyük bir milletiz. Bizim devletimiz büyük, güçlü bir devlet. Kim ne derse desin, bizim dünyadaki pek çok ülkedekinden çok daha sağlam, çok daha oturmuş bir demokrasimiz var.

Hükümet de bizim, asker de bizim.. Birbirimizi daha iyi anlamaya çalışır, birbirimize düşmanlık ve kin beslemek yerine aynı kaderi paylaşan insanlar olduğumuz gerçeğini kavrarsak, bütün bayramları çok daha renkli, neşeli, umutlu geçirebiliriz.

Bütün inananlara, Ramazan ayını gerektiği gibi, layıkıyla yaşamış bütün Müslümanlara, Ramazan Bayramı kutlu olsun, bolluk, bereket, sağlık mutluluk getirsin..

Ve bugün ayrıca “Ne mutlu Türküm” diyebilen herkese, bu vatan topraklarında yaşamaktan onur duyan herkese 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.

Bugün çifte bayramı kutluyoruz. Unutmayalım ki, biri olmasa, diğeri olmayacaktı.

Zafer Bayramı da bizim, Ramazan Bayramı da bizim..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.