1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Bitmeyen iki proje ve yapılmayan yolları
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Bitmeyen iki proje ve yapılmayan yolları

A+A-

Bizim şehrimizin huyundan mıdır, suyundan mıdır bilemiyorum. Ama gerek yerel yönetimlerin, gerekse devletin bizim ilimizde başlattığı projelerin bitişi nedense planlanan süreden çok sonralara kalıyor.

İki çarpıcı örnek var önümüzde. Biri Kocaeli Devlet Hastanesi’nin yeni binası.

İhalesi yapılıp, inşaatı başladığında, yeni Kocaeli Devlet Hastanesi’nin 29 Ekim 2016’da tamamlanacağı açıklanmıştı. Yeni hastane tamamlanınca artık iyice köhneleyen mevcut Kocaeli Devlet Hastanesi yıkılacak, burası kapalı otopark ve kent meydanı haline getirilecekti.

Aslında Devlet Hastanesi’nin yeni binası çoktan bitti. Ama açılana kadar bina eskiyecek. O bölgede otopark ve kent meydanına ihtiyaç var. Bu proje de daha bekleyecek. Bir de biten ama açılmayan yeni hastane için yapılması gereken yeri trafik düzenlemeleri var. Yeni hastanenin açıl servisine araçlar, ambulanslar nasıl girecek. Hastane açılmadan önce bu düzenlemelerin yapılması lazım. Hiç hareket yok.

…………….

İkinci önemli örnek, Alikahya bölgesinde yapılan yeni Kocaeli Stadı’dır. İnşaat başlarken “Eylül 2016’da bitecek” denildi. Çok net hatırlıyorum. Geçen yıl yaz başında Açılış Bayramı için İzmit’e gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki ağustos(2016) ayında yeni stat bitecek” demişti.

Yarın 2017 yılının ağustosu başlayacak. Hala Kocaeli Stadının ne zaman açılacağı belli değil. Ne oluyor, ne bitiyor, bunu da bilmiyoruz. Hoş, biz Kocaelispor olarak bir sezon daha İsmetpaşa’da idare ederiz. Sorun değil. Ama başlayan iş neden bitmiyor?.. Verilen vade neden tutmuyor. Bunu merak ediyorum.” Yeni Kocaeli Stadı bitti, önümüzdeki pazar burada maç var” deseler, stadın yolu da yok. Neden bu stat için doğru dürüst bir yol yapılmıyor, anlamıyorum.

…………..

Daha o kadar çok örnek verilebilir ki.. Mesela, Derince Limanına otoyol bağlantısı. Yıllardır gündemde, bir türlü yapımına başlanmadı.

Mesela Güney Marmara  Otoyolu. Yıllardır gündemde. Hala güzergahı bile tam olarak bilinmiyor.

Yeni Merkez Bankası, yeni Adliye Sarayı.. Daha sayayım mı?.. Başlayan iş bitmiyor. “Başlayacak” denilen iş başlamıyor. Nasıl bir sahipsiz şehir burası. İnsan biraz bu şehri düşünmeye başladığında, kan beynine çıkıyor.

Dilenci çocukların yaş ortalaması çok ufaldı

Türkiye’nin dış politikası konusunda yorum yapmak istemem. Ama ülkemizin hemen yanı başımızda büyük bir iç savaş yaşayan Suriye’de can korkusuyla kaçışan insanlara kapılarını açmasını insanlık adına doğru buluyorum.

Biz, Avrupalılar gibi olamayız. Bizden yardım isteyen, bize sığınmak isteyen insanları kucaklar, aşımızı paylaşırız. Bu açıdan bence bir sıkıntı yok.

Ama ülkemize kabul edilen Suriyeli mültecilerin bizim hayatımızı da daha fazla zorlaştırmaması lazım. İzmit’te uzun süredir Suriyeli dilenciler ortalıkta. Geçen yıllarda yetişkinler kucaklarında çocukları ile dileniyordu. Son zamanlarda, en işlek karayolları üzerinde, ışıklı kavşaklarda çok küçük çocukları görüyorum. Belki yürümeyi daha yeni öğrenmiş. Sıska, garip küçücük çocuklar. Kırmızı ışık yanıp, araçlar durduğu zaman aralarına dalıyorlar. Yeşil ışık yanıp, araçlar harekete geçince, kenarda banket taşının üzerinde oturuyorlar.

Çok riskli. Bu çocukların hayatı tehlikede. Üstelik, araç sürücüleri için de büyük bir sorun. Bir tanesine çarpsanız, ömür boyu vicdan azabı.

3 milyon Suriyeliyi ülkemize aldık. Elbette yaşamaları için hepimiz elimizden geleni yapacağız. Ama Suriyeli ailelerin bu kadar küçük çocuklarının bu şehirde araç trafiğinin en kalabalık olduğu bölgelerde arabaların arasında koşuşturuyor, dileniyor olması da son derece sıkıntılı bir durum. Bu küçücük çocukları aileleri dilendiriyor. Onları istismar eden birileri dilendiriyor. Tablo, İzmit’e hiç yakışmıyor. En azından bu çok küçük çocukların arabalar arasında dilenmesini önlemek gerekiyor.

Araba kapısını Hollanda usulü açmak

Son zamanlarda bizim aramız limoni ama, kabul etmek gerekirse, Hollanda dünyanın en medeni, yaşam kalitesinin ve özgürlüklerin en geniş olduğu, herkesin kurallara uymak konusunda titizlik gösterdiği bir ülkedir.

Hollanda’nın kentlerinde bisiklet kullanımı çok yaygındır. Çocuklar, okullarına, yetişkinler işlerine bisikletle gidip gelirler. Herkesin bisikleti ortadadır. Bisiklet parklarında bisikletler zincirle kilitlenmez. Herkes parktan bir bisikleti alır, gideceği yere gider, oradaki bisiklet parkına bırakır.

50 yıldan beri Hollanda trafiğinde yazılı olmayan bir kural uygulanıyor. Araç sürücüleri arabalarını park ettikten sonra, kapılarını ters elle açmaya özendiriliyorlar. Yani yol kenarında duran bir araçta sürücü kapıya yakın sol eliyle değil, sağ eliyle; sürücünün yanında oturan yolcu kapıya yakın sağ eliyle değil, sol eliyle kapıyı açıyor. Ters elle kapıyı açmak için, vücudunuzu çevirmek zorunda kalıyor, böylece arkadan gelen bisikletli var mı görebiliyorsunuz. Bu da araç kapılarının aniden açılması sonucu meydana gelen kazaları büyük oranda azaltıyor.

Bizim şehrimizde de bisikletler, motosikletler artıyor. Özellikle küçük motosikletleri kullanan kuryeler, vızır vızır tıkalı trafiğin içine giriyor, park eden araçlara çok yakın geçiyor. İzmit’ten başlayarak Türkiye genelinde “Hollanda usulü araba kapısı açma” yöntemini yaygınlaştırmamız lazım. Bisiklet ve motosiklet kullananların kazalara maruz kalmasını önleyebiliriz.

Bu yazı toplam 2486 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
10 Yorum