1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Biz neden yapamıyoruz?
Biz neden yapamıyoruz?

Biz neden yapamıyoruz?

İzmit’te gerçek İzmitlilerin giderek daha yüksek bir ivme ile ticaret hayatından çekilmesine, şehir merkezindeki dükkanlarını kapatıp, kiraya gererek kenara çekilmesine çok üzülüyorum. Bu akşam, İzmit’

A+A-

İzmit’te gerçek İzmitlilerin giderek daha yüksek bir ivme ile ticaret hayatından çekilmesine, şehir merkezindeki dükkanlarını kapatıp, kiraya gererek kenara çekilmesine çok üzülüyorum.

Bu akşam, İzmit’te çok uzun yıllardan beri faaliyet gösteren, marka olmuş bir önemli işyeri daha kapanıyor. Çinili Fırın tarih oluyor.

Çinili Fırın Fethiye Caddesi’nde 1910 yılında ekmek fırını olarak faaliyete başlamış. 1940 yılında rahmetli Mehmet Aydın bu fırını almış. daha sonra, damadı Erdoğan Gümüşkaya  Çinili Fırın’ı işletmeye başladı. Fethiye Caddesi’nde bir dönem İzmit’in en iyi börek, poğaça, tatlı ve pasta yapan, özellikle Kandil Simidi ve Paskalyası çok güzel olan önemli bir marka olarak faaliyet gösterdi.

Çinili Fırın’ı son 6-7 yıldan beri öğrenimini ABD’de tamamlayan, İzmit’in en temiz, en düzgün gençlerinden biri olan Mehmet Aydın’ın torunu, Erdoğan Gümüşkaya’nın oğlu Murat Gümüşkaya işletiyordu.

Murat’ı çok eskiden tanırım. Yalan dolan bilmez. Büyüğü ile konuşurken, yüzü kızarır. Olağanüstü düzgün bir genç işadamıdır. Ufku da vardır. Yıllar önce bana, “Abi biz Çinili’de sabahları börek, poğaça satıyoruz. Eleman çalıştırıyor, vergi ödüyoruz. Ama dükkanın 10 metre ötesinde, seyyar tezgahta börek, poğaça satılıyor. Böyle şey olur mu” diye şikayet ederdi.

ABD’de yetişmiş bir genç olarak, buna kafası basmıyordu. Sonraki yıllarda Çinili’de hamle yapmak istedi. Hayalinde, kentin her köşesine çok seri şekilde servis yapabilen uluslararası Pizza zincirinin şubesini kurmak vardı. Olmadı.

Murat, bir-iki hafta önce, “Abi Çinili’yi kapatacağım” dedi. Çok üzüldüm, “Dayan, yapma” dedim. Murat kararlıydı, “Fethiye Caddesi bitti. Olmuyor. İnat uğruna ısrar edersem, birkaç sene sonra binayı da kaybederim. Kapatıp, kiraya vereceğim. Belki 5 yıl sonra burada yeni bir bina yapar, çok farklı yeni bir işe girerim” dedi.

Geçen gün de bu akşam için Çinili’yi boşaltacağını, yarından itibaren faaliyete son vereceğini, Çinili’nin yerini bir cep telefonu şirketinin bayiliğine 5 yıllığına kiraladığını anlattı.

Çinili Fırın ile ilgili anılarım vardır. Çocukken, 40-45 yıl önce, pazar sabahları rahmetli babaannem elime para verir, “Git Çinili’den börek, pasta al” derdi. Bisikletime biner, kiracı olarak oturduğumuz rahmetli Halil Köseoğlu’nun bugün yerinde kocaman bina bulunan Köseoğlu Sokak’taki evinden Çinili’ye giderdim. Hemen her pazar sabahı, kahvaltı için börek ve pasta alırdım.

İzmit’te börekçi yoktu. Pastacı yoktu. Çinili Fırın vardı. Erdoğan Gümüşkaya güler yüzü ile kasada durur, bütün personeli güler yüzlü insanlardı.

Dün sabah, son kez Çinili’ye gittim. Sabah kahvaltısını börekle orada yaptım.

Murat’ın Çinili’yi kapatmak konusunda pek çok kendince haklı gerekçesi var. Özellikle Sigara yasağının ardından, kaldırım üzerine açık havaya yayılmış kafeler artınca, kimsenin Çinili’nin sigara yasaklı iç salonuna girmediğini söyledi. Fethiye Caddesi’nin eskisi gibi olmadığını, caddedeki bütün esnafların zor durumda olduğunu anlattı.

Çinili’nin son yıllarda gerilemesinde, sahiplerinin de hataları var. Kaliteli ürün yerine; ucuz olmayı tercih ettiler. Rekabete tam olarak ayak uyduramadılar. Yıllardır vitrini bile değiştirmedi, ürün yelpazesini genişletmediler. Aile içinde, kardeşler arasında sıkıntılar yaşandı.

Sonunda iş buraya geldi.

Gerekçe ne olursa olsun; bence Fethiye Caddesi’ndeki Çinili Fırın’ın kapanması, mülkün kiraya verilecek olması İzmit için kayıptır. İzmit’in son yıllardaki tablosuna şöyle bir bakalım;

Kars’tan geldiler, simit fırını, simit kafe kurup büyüdüler.

Bingöl’den geldiler, kaldırım müteahhitliği ile devleştiler.

Rize’den geldiler ekmek fırını zinciri kurdular.

Trabzon’dan geldiler pide salonları zinciri oluşturdular.

Gaziantep’ten geldiler lahmacun, kebap salonları ile büyüdüler.

Trakya’dan göç ettiler, börekçilik yapıp bir numara oldular.

İstanbul’dan geldiler, konfeksiyon, ayakkabı işini aldılar.

Gümüşhane’den geldiler, siyasete girip İzmit’i yönetiyorlar.

Hepsini takdir ediyorum. Hiç birini kınamıyorum.

Ama biz neden beceremiyoruz. İzmitliler neden bu kentte ticarette ayakta kalamıyor, siyasette birbirini yiyip, tüketiyor. Bu iş nereye kadar böyle gidecek?.. Buna kafam takık.

İzmit’in Hoşgör’ü, Çinili’si, Seçkin İşkembesi vardı.

Kebapçı Fettah’ın kapısında Ferruh Öven’i görmek bir ayrıcalıktı.

Dükkanları devrediyor, dışarıdan gelenlere kiraya veriyor, kendimizi emekliye ayırıyoruz. Bu kentin insanı çok parası olsa da başka bir kente gidip yerleşmez, yaşayamaz. İzmit’in biraz dışında bir havuzlu villaya çekilip, hazır para yemeye başlıyoruz.

İyi de nereye kadar. İzmit çarşısında her İzmitli dükkanın kapanışı ile benim içim yanıyor. Biz çarşıya  çıkınca, kimin dükkanına uğrayacak da kiminle iki dakika sohbet edeceğiz?..

Bu haber toplam 2660 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.