1. YAZARLAR

  2. Fatih Uraz

  3. BİZE NE ELALEMİN BORCUNDAN?
Fatih Uraz

Fatih Uraz

Yazarın Tüm Yazıları >

BİZE NE ELALEMİN BORCUNDAN?

A+A-

Klasik tanımla "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan!" günümüz ifadesiyle "bencilliğin, tembelliğin, adamsendeciliğin! “kitabını yazan insanların toplumun ekseriyetini oluşturduğu yerlerde her konu tartışmaya açıktır...

Çünkü öyle beldelerde "dinleme kültürü yoktur, hatadan dönme olgunluğu yoktur, yanılmışım-sen haklıymışsın diyecek özgüven yoktur!"

Peki ne vardır; "ben söyledim, öyle olacak!" deyince akan suları durduracak karizmatik adamlar vardır cehaletin kol gezdiği diyarlarda...

Günlerden kafamıza takılıyor yalnızca adı süper olan ligimiz takımlarına uzatılan devletin şefkatli kolları...

 

yapilandirma-1.jpg

 

Plansızlıktan, bilgisizlikten, el kesesiyle hovardalığa soyunma ayıbından, emanete hıyanetten, kötü niyetten, suiistimalden iflasın eşiğine gelmiş kulüplere yardım eli uzatılmasını ne yapsak ne etsek anlamlandıramıyoruz...

Üstelik onca gereksiz harcamayla ortada başarının "B'si" dahi yokken, en ufak bir kamu yararının olmadığı, olamayacağı bir uygulamaya ne gerek varsa artık...

O sebeple lafı uzatmadan kestirmeden diyoruz ki "bize ne, size ne, millete ne akılsız kulüplerin borçlarından!"

35 yaşındaki futbolcuya bir sezonluğuna 5-6 milyon euro, vasat yedeklere 1- 1,5 milyon euro-dolar ödeyen kafasız kulüplerin saplandığı borç batağına niçin yardım eli uzatılıyor?

14-15 milyardan (kimileri 9-10 milyar diyor; bilanço makyajlarına kanmamalı!) bahsedildiğini ve şu günkü kurla 2,5 milyar doları aşan devasa rakamların konuşulduğunun altını çizmek isteriz. Daha geçenlerde açılan döviz tahvili ihalesine cazip faize rağmen 200 milyon dolarlık teklifin zar zor geldiği, ülkede futbola gelinceye kadar kurtarılması elzem yığınla işletme, fabrika, insan olduğu hatırlandığında bu gereksiz hamleyi yapanlar bilsin ki asla vicdani sorumluluktan kaçamaz...

 

yapilandirma-3.jpg

 

Hani yanlış anlamayın da ekonomi tahsil ettiğimiz halde aşkla sevdiğimiz futbol ekseninde bir hayat idame ettiriyoruz ve çoğunuzun hobisi olan ayak topunun etrafında 40 küsur senedir yaşamımız şekilleniyor. Ama oyuncu, ama hoca, ama gazeteci, ama televizyoncu ama yazar olarak... 

Ve hayatını futboldan kazanan birisi olarak gelişmelerden duyduğumuz rahatsızlık inanılmaz boyutlarda...

"Kamu kaynaklarının heba edilmeyeceğinin kuru sözler dışında somut garantisi ne ola ki?" diye düşünmekten de kendimizi alamıyoruz bu arada...

Endişelerimizde kimse haksız diyemez çünkü bu işi başlatanların gerek kulüp yöneticiliğinde gerekse federasyon çatısı altında sergilediği duruş başlıbaşına bir referans...

 

yapilandirma-2.jpg

 

Kulüpler iflas etmeden, mevcut aktörler tarih olmadan, her konuda dibe vurmadan Türk futbolunun yükselmeyeceğini bir türlü anlatamadık ahaliye...

Aynen "Yöneticiler kendi şirketlerini kara geçirmesini biliyor. Bütçe dışı harcamalardan onları şahsen sorumlu tutmadıkça bu işler düzelmeyecek!" deyipte anlatamadığımız gibi...

Bırakın batsın kulüpler ve hepimiz rahatlayalım. Zaten Premier Lig'i ve La Liga'yı seyredince bizimkilerin oynadığı şeyin futbola pek benzemediği de herkesin ortak kanaati...

Bu yazı toplam 1125 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum