• BIST 97.717
  • Altın 144,143
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli 15 °C

Bize trenimizi verin

İsmet ÇİĞİT
Ne güzeldi o günler.. Çocukluğumuz, gençlik yıllarımız, yetişkinliğimiz. Her dönemde bu kentte Haydarpaşa-Adapazarı arasında çalışan banliyö trenlerinin keyfini sürerdik. İzmit 42 Evler’de bile banliyö trene binmek, inmek mümkündü. İzmit’ten Derbent’e, Köseköy’e; Derince’ye, Hereke’ye gidebilirdiniz. 
İstanbul’dan çok kişi, akşam treni ile Tavşancıl sahilindeki Rahmi’nin Lokantasına gelir, balık yer, bağlama dinler, gece treni ile dönerdi. Biz öğlen istersek ıslama köfte yemek için Adapazarı’na gidebilir; akşam iş çıkışı istersek trene atlayıp Haydarpaşa Garı’na ulaşarak İstanbul kazan, biz kepçe yapabilirdik. 
Anadolu Ekspresi, Boğaziçi Ekspresi, Başkent Ekspresi.. Tamam biraz geç giderdi, dura dura giderdi, Hızlı Tren gibi konforlu değildi. Ama trenimiz vardı. Haydarpaşa-Adapazarı arasında çalışan banliyö treni kaçırdıysak, saati uymadıysa, bunlara da binebilirdik. 
Yıktılar Haydarpaşa’yı kaldırdılar bizim banliyö trenleri. Önümüze “Alın size Yüksek Hızlı Tren” diye bir tren koydular. Kabul, Eskişehir’e, Ankara’ya gitmek için güzel, konforlu, hızlı, Ama biz Haydarpaşa-Adapazarı hattında çalışan, 42 Evler’de, Derbent’te bile durup yolcu indiren trenimizi istiyoruz.
Sözde 2015 yılı içinde banliyö trenler yeniden çalışacaktı. Hoş çalışsa da artık Pendik- Adapazarı arasında çalışacak. Ama buna da razıyız. Banliyö tren olsa, binlerce insan hergün İzmit-İstanbul veya İzmit-Adapazarı arasında pahalı, düzensiz ve riskli karayolu yolculuğu yapmaktan kurtulacak. 
Ne olur verin bize trenimizi geri. Günde 7-8 kez Pendik-Adapazarı arasında banliyö tren çalıştırın. Bu kentin, bu kent insanının çok ihtiyacı var.
*Biraz adam olmalıyız
Aslında günlerdir heyecanla Türkiye-Yunanistan milli maçını bekliyordum. Ama gece maç başlamadan kanal değiştirdim. İki milli takımın maçı öncesi İstanbul Başakşehir Stadında Milli Marşlar okunuyor. Yunanistan Başbakanı Çipras da misafirimiz. Statta Başbakan Davutoğlu ile birlikte maçı izliyor.
Yunanistan milli marşı okunurken ıslık kıyamet. Sonra maç başlamadan önce şu sıralar bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de terör saldırılarında kurban gidenler anısına 1 dakikalık saygı duruşuna geçiliyor. Tribünlerde yine ıslık, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları ve tekbir sesleri.. 
Çok üzüldüm, çok utandım. Türkiye ne hallere getirildi böyle. Yunanistan Milli Marşına saygı gösterilse, Paris saldırılarında ölenler için saygı duruşunda 1 dakika sabredilse, ne olurdu?.. Dünyada başka hiçbir ülkede böyle çirkin bir hadise yaşanmazdı. Çok ayıp, bu ülkenin  insanlarına yapılmış çok büyük bir hakaret.. Futbol Federasyonu, lig maçlarında basit küfür edenleri bile saptayıp, statlara girişini yasaklıyor. Salı gecesi Türkiye-Yunanistan maçında ülkemizi bu denli küçük düşüren gafillerin de bir daha ömür boyu statlara girmesi yasaklanmalı. Bu olayı gördükten sonra, “Artık maçın bir önemi kalmadı” dedim ve televizyonda kanal değiştirdim. Zaten maç da çok zevksizmiş, golsüz bitmiş.
*Ruhun şad olsun Nazmi Dede
Ne muhterem, ne yüce bir adamdı Nazmi Oğuz. Bu kentin yetiştirdiği gelmiş geçmiş en önemli adamlardan biriydi. Gerçek bir İzmit beyefendisi, gerçek bir hayırsever, tam anlamıyla bir akil adam.. Allah O’na uzun ömür vermişti. 90’lı yaşlarını gördü. Hep aklı başındaydı, hep akil adamdı. 
Nazmi Oğuz’un kenti armağan ettiği 150 metrekarelik daire, 22 yıl İl Halk Kütüphanesi olarak kullanıldı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, güzel bir hareketle, İl Halk Kütüphanesi’ni Nazmi Oğuz Çocuk Kütüphanesi’ne çevirdi. Çocuk Kütüphanesi  haftanın 5 günü 5-15 yaş grubundaki çocuklara hizmet verecek..
Annelere, babalara, torun sahiplerine tavsiyemdir. Tutun çocuğunuzun ya da torununuzun elinden, Nazmi Oğuz Çocuk Kütüphanesi’ne götürün.. O tesis çocuklarla dolup taştıkça, eminim Nazmi Dede’nin ruhu şad olacaktır. Bu kentte Nazmi Oğuz gibi bir yüce kişiliğin neden en azından ölüm yıldönümlerinde anılmadığını da doğrusu çok yadırgıyorum.
*Bahçeli herhalde pişmandır 
7 Kasım seçimlerinin tartışmasız en büyük kaybedeni, MHP’dir. Hala inat ediyor, koltuğunda oturuyor ama, şu kesindir ki, MHP bu ağır yenilginin gereğini mutlaka yerine getirecek, parti bir sonraki seçimlere Devlet Bahçeli ile gitmeyecektir. Devlet Bahçeli olmayacaktır. Umarım ki, MHP’nin yeni genel başkanı değerli hemşerimiz Meral Akşener olsun.. 
1 Kasım seçimlerini MHP lideri Devlet Bahçeli altın tepsi içinde AKP’ye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunmuştur. Salı günü 1 Kasım’dan buyana ilk kez partisinin grup toplantısında ortaya çıkan Bahçeli’nin konuşmasını takip ettim. Hala “Sert milliyetçi adam” pozları vermek istiyor. Sözde bağırıp çağırıyor. 1 Kasım’da seçimi AKP kazanırken, Türkiye’nin kaybettiğini öne sürüyor. MHP’lilere “Dimdik duralım. Doğruları söylemeye devam edelim. Sonunda kazanan biz olacağız” diye gaz vermeye çalışıyor.

*8 HAZİRAN’DAKİ TABLO ORTADAYDI 
7 Haziran seçimlerinin ertesi günü 8 Haziran 2015 sabahı ortaya çıkan tabloya bakalım.  AKP büyük oy kaybına uğramış. 25 inci dönem TBMM’de AKP’nin (258), CHP’nin (132), MHP’nin (80), HDP’nin (80) milletvekili var.
İktidar partisi AKP 258’e gerilemiş, Meclis’te AKP dışındaki üç partinin sandalye sayısı 292’ye çıkmış. Bırakın AKP karşısındaki yüzde 60’lık blokun hükümet kurmasını. Meclis Başkanlığı seçiminde birleşebilseler-ki Bahçeli burada yan çizdi- AKP adayı yerine, ikinci parti durumundaki CHP’nin adayına destek verilse, AKP Meclis Başkanlığını kaybetse, Türkiye’de bugün bambaşka bir siyasi tablo olacaktı.  AKP Meclis Başkanlığı’nı kaybettiğinde 7 Haziran seçimini kaybettiğinin farkına varacaktı. Parti içinde çok ciddi tartışmalar, belki bölünmeler olacak.. Hatta belki AKP içinden yeni bir parti çıkacaktı. 
Bahçeli bunu yapmadı. Tam tersine, AKP’nin Meclis Başkanı adayı İsmet Yılmaz’ın Meclis Başkanı seçilmesine çanak tuttu. O andan itibaren Cumhurbaşkanı devreye girdi. Kendisi ve partisi açısından çok mükemmel bir strateji izleyerek Türkiye’yi 1 Kasım seçimlerine götürdü.
7 Haziran’da ortaya çıkan tablo ile, CHP-MHP koalisyon kurabilir, HDP dışarıdan destekleyebilirdi. Bahçeli bunu reddetti.
MHP, AKP ile koalisyon kurabilirdi.  Bahçeli bunu da reddetti. Türkiye’yi 1 Kasım’daki tekrar seçime, Cumhurbaşkanı ve AKP değil, MHP lideri Bahçeli götürdü. 1 Kasım seçiminde de en büyük kaybeden oldu. 
Şimdi 2 Kasım’da ortaya çıkan tabloya bakalım.  AKP (317) milletvekili çıkarttı. Muhalefetteki üç partinin toplam milletvekili sayısı 223. Artık Meclis Başkanlığı seçiminde AKP’nin MHP’ye ihtiyacı yok. 317 kişilik ezici çoğunlukla her şeyi AKP istediği gibi dizayn edebilecek.
Şimdi Sayın Bahçeli kalkmış bağırıyor.  “Türkiye kaybetti” diyor. Ama bunları söylemeye hiç hakkı bulunmuyor.
*Çok vakit kaybettik
Türkiye, 2015 yılını siyasi çekişmeler, seçimlerle ziyan etti. Kim ne derse desin, 2015 yılı Türkiye için kayıp bir yıl oldu. 7 Haziran 2015’de genel seçime gidilirken, hemen arkasından bir erken seçimin geleceğini pekçok kişi öngörmüyordu. Zaten, 2014 yılı sonlarında Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmış, iktidar partisinde genel başkan değişmişti. 
Saray tartışmaları, paralel yapı- yolsuzluk tartışmaları, Suriye’deki iç savaşın yansımaları, içeride terör olayları ile boğuşup durduk. 7 Haziran seçimlerinde halkın ortaya koyduğu irade geçersiz sayıldı,  Cumhuriyet Tarihinde ilk kez 5 ay sonra ikinci bir seçime gittik. 
Ortadaki tablo için “Çok kötü” demek haksızlıktır. Ama 2015 Türkiye için kayıp yıl olmuştur. Artık yeni hükümet kuruldu. Bence istikrarın ilk şartı tek parti iktidarı değildir. Ama öyle olduğunu düşünenler, işte tek parti iktidarını da yeniden kurdular. Artık Türkiye çok hızlı hareket etmek, kaybettiği zamanı telafi etmek durumundadır. Önümüzde 2019’a kadar seçim de görülmüyor.. Yeni Anayasa mı yapacağız,  terörü mü bitireceğiz, ekonomiyi mi ayağa kaldıracağız. Ne yapılması gerekiyorsa hepsini mümkün olan en kısa zamanda yapmalıyız. 2015’i kaybettik, 2016’yı kazanmalıyız.
*Bu grup toplantısı modeli değişmeli 
Eski Meclis başkanlarından Cemil Çiçek de çok şikayetçiydi. Sık sık yeni öneriler getirirdi. Türkiye siyasetinde bir “Meclis Grup Toplantısı”  uygulaması başlatıldı. Meclis’te grubu bulunan partiler,  salı günleri TBMM’de yeni hafta açılmadan önce grup toplantıları yapıyorlar. 
Siyasi partilerin bu grup toplantıları, aslında partilerin kendi içlerindeki sorunları tartışmaları, milletvekillerinin liderleri ile doğrudan temas kurmaları, parti gruplarının o hafta genel kurulda gündeme gelecek konular hakkında bilgilendirilip, partinin ortak kararının belirlenmesi için yapılır. Ama bizde Meclis Grup toplantıları, parti liderlerinin “Tek kişilik şovu”na dönüştü. Meclis TV canlı yayınlıyor. Haber kanalları canlı yayınlıyor. Liderler, karşılarına milletvekillerini oturtup, televizyon ekranlarından millete nutuk atıyor. Her siyasi partinin grup toplantısına, her hafta Türkiye’nin farklı yerlerinden bir sürü partili çağırılıyor. Maksat;  televizyon ekranlarında grup salonu kalabalık ve coşkulu gözüksün. Kürsüde konuşan Genel Başkana sık sık sloganlar atılsın, genel başkan bağırıp çağırdıkça salondaki kalabalık alkış tutsun. 
Meclis’teki grup toplantıları bu haliyle amacından uzaklaşmıştır. Türkiye’ye Türk siyasetine, demokrasiye fayda değil, zarar getiriyor. Genel Başkanlar her hafta grup toplantılarında çok sert konuşmayı marifet sayıyor. İktidar sözcüsü muhalefete, muhalefet sözcüsü iktidara aklına geleni söylüyor. Türkiye grup toplantıları ile geriliyor. 
Eski Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in dediği gibi, partilerin TBMM Grup toplantılarına milletvekili olmayanların girişi yasaklanmalı. Parti genel başkanları kendilerine ayrılan salonda sadece kendi milletvekillerine hitap etmeli. Bu toplantılarda söyleyecek sözü olan milletvekilleri çıkmalı. O hafta Meclis’te gündeme gelecek konular hakkında fikir beyan etmeli, gerekiyorsa liderlerini uyarmalı.  Yeni seçilecek meclis başkanının şu salı günleri Türkiye’yi geren ve hiçbir şeye hizmet etmeyen grup toplantıları konusunda elbette bütün siyasi partilerle görüşerek yeni bir düzenleme yapmasını umuyorum.
Bu yazı toplam 509 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37