1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Bizi kim hatırlayacak
Bizi kim hatırlayacak

Bizi kim hatırlayacak

Öyküyü bilirsiniz. Yalnızca bizim değil, tüm dünya edebiyatının yakından tanıdığı, saygı duyduğu ünlü Türk ozanı Nazım Hikmet’in başından geçmiş bir olaydır ve büyük bir olasılıkla Bursa Cezaevi’nde ya

A+A-

Öyküyü bilirsiniz. Yalnızca bizim değil, tüm dünya edebiyatının yakından tanıdığı, saygı duyduğu ünlü Türk ozanı Nazım Hikmet’in başından geçmiş bir olaydır ve büyük bir olasılıkla Bursa Cezaevi’nde yaşanmıştır.

O dönemin Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş cezaevini teftişe gelir. Birkaç günlük bir denetimden sonra, hapishane müdürünün odasında otururken müdüre;

“-Nazım da buradaymış. Çağır da görelim, nasıl biriymiş” der.

Belli ki Nazım Hikmet’i o güne kadar görmemiştir o müfettiş ama, merak da etmektedir.

Hapishane müdürü talimat verir, Nazım’ı müdürün odasına getirirler.

Müfettiş, hapishane müdürünün koltuğuna oturmuş, iyice gömülmüştür. Kapıdan giren Nazım’ı tepeden tırnağa ukala bir tavırla süzer ve;

“-Demek Nazım Hikmet sensin?” der.

Nazım ayakta durmaktadır. Oturması için kendisine bir yer gösterilmemiştir. Bir iki şey daha sorar müfettiş. Nazım ayakta yanıtlar ve müfettiş Nazım’a aynı ukala tavırla ;

“-Gidebilirsiniz” der.

Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe dönerek;

"-Ömer Hayyam adını duydunuz mu?" diye sorar. Müfettiş anında yanıtlar; "-Kim bilmez ki, Hayyam'ı kim tanımaz ki?"

Nazım sürdürür;

"-Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi, bilir misiniz?"   Müfettiş şaşkındır. Nazım’ın ne yapmaya çalıştığını anlayamamıştır. Nazım aynı ciddiyetle konuşmasını sürdürür; "Görüyorsunuz, bir sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız.”

İyice şaşıran müfettişin gözlerine bakan Nazım; ”-Yıllar sonra beni dünya anımsayacak, ama dönemin Adalet Bakanı’nı ve sizi kimse anımsamayacak" der ve müfettişin yanıtını beklemeden çıkar. Müfettiş yaptığı yanlışı anlar ama iş işten geçmiştir artık. Nazım'ı geri çağırmaya çalışır. Boşunadır çabası ve Nazım yattığı koğuşunun yolunu tutmuştur bile. Çağrıya yanıt vermez,  geri dönmez…

Aradan bunca yıl geçmesine karşın, Nazım’ı bilmeyenimiz, hatırlamayanımız yok.

Şimdi aynı şeyi size sorsalar ve;

“-O dönemin Adalet Bakanı kimdi” deseler ne yanıt verirsiniz?

Müfettiş mi dediniz?

Onu geçin zaten! Dış kapının dış mandalı olarak bile akıllara gelmeyecektir…

Niye değil mi? Neden yazdım durup dururken Nazım’ın bu anısını?

Ben ne deyim ki? Onu da siz düşünün isterseniz!..

Bu haber toplam 2479 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.