1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bizim Başkan lojmanla sinemayı bir türlü yıkamadı
Bizim Başkan lojmanla sinemayı bir türlü yıkamadı

Bizim Başkan lojmanla sinemayı bir türlü yıkamadı

Başbakan tabuları yıkıyor; bizim Başkan lojmanla sinemayı bir türlü yıkamadı   Türkiye’nin gündeminde bir süredir birinci sırada yer alan “Hükümet-Asker” ilişkilerini,  pek çok kişinin yaşadığı karams

A+A-

Başbakan tabuları yıkıyor; bizim Başkan lojmanla sinemayı bir türlü yıkamadı

Türkiye’nin gündeminde bir süredir birinci sırada yer alan “Hükümet-Asker” ilişkilerini,  pek çok kişinin yaşadığı karamsarlıktan tamamen uzank, demokrasiye; Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüne gönülden inanmış ir vatandaş olarak sakin bir ilgiyle takip ediyorum,

Türkiye’nin geleceği adına doğru işler yapıldığını, ama bazı doğru işlerin siyasetçiler tarafından gereksiz yere abartıldığını düşünüyorum. Misal, bu yılki YAŞ toplantılarının açılışında, Başbakan Erdoğan’ın masanın başında tek başına oturuyor hali, Türkiye için güzel ve olması gereken bir görüntüydü. Ancak bu yıl ilk kez gerçekleşen bu görüntünün temelinde YAŞ toplantıları başlarken asaleten atanmış bir Genelkurmay Başkanının bulunmaması temel faktördü.

Ulusal medya, masanın başında Başbakan’ın tek başına oturuyor halini çok fazla abarttı. Ardından başta Arınç ve Bozdağ olmak üzere bazı AKP’li yetkililerin bu tablo ile ilgili abartılı ve gereksiz yorumları olayın tadını kaçırdı.

Türkiye demokratikleşmek, sivilleşmek zorundadır. Bu yönde atılacak her adım demokrasiye inanmış insanlar tarafından mümkün olduğu kadar tevazu içinde, askeri kırıp dökmeden desteklenmelidir diye düşünenlerdenim. YAŞ toplantılarının sonunda ortaya çıkan kararlar, siyasi iktidarın bütün istediklerini yapamadığını, bu toplantılar öncesindeki Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları istifalarının da pek boşa gitmediğini gösteriyor diye düşünüyorum.

Babakan’ın YAŞ toplantılarında oturma düzenini değiştirmesi, 30 Ağustos törenleri ile ilgili protokol düzeninin değişmesi, artık ordudaki terfi ve atamalarda halkın seçtiği siyasi iktidarın sözünün öne çıkıyor olması, Türkiye’de bazı tabuların yıkılması anlamına geliyor.

Buradan ilimizdeki bazı ayrıntılara geçelim. Kocaeli’deki yetkililer, bugüne kadar çoktan yapılması gereken, kentin menfaatine olan konularda hep suçu askeri yetkililere atmışlardır.

Oysa, Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli komutanları, bu kente Cephanelik alanını, Doğu Kışla alanını hediye etti. Gemi müzeleri hediye etti. Kent, askeriyeden ne istediyse aldı. Bu konuda ciddi engellemeler hiç olmadı.

Misal, Cengiz Topel Askeri Havaalanının sivil ulaşıma çoktan açılması gerekirdi. Bu konuyu AKP’nin önde gelen isimleri gereksiz buluyor, istemiyorlardı. Ama kent adına “Neden bizim havaalanımız yok?” diye sorduğumuzda, “Asker izin vermiyor” diye yalan söylüyorlardı. Sonra İstanbul’un havaalanları yetersiz kaldı, AKP’liler Cengiz Topel’i sivil ulaşıma açma kararı aldı. Hoş hala iş bitmedi, hala havaalanı açılmadı ama, bu zamana kadar olan engellemenin de askeri kesimden gelmediği anlaşıldı.

İlimizde yerel yönetimlerin askeri kesimle anlaşarak çözmesi gereken başka önemli sorunlar var. Mevcut orduevinin, mevcut kolordu misafirhanesinin yıkılmasını, taşınmasını şimdilik bir kenara koyalım.

Ankara Caddesi üzerinde kalan, D-100 ile İzmit’in en önemli bağlantı noktasını kapatan Jandarma Lojmanları ile, Kozluk Mahallesi girişinde yıllardır bomboş duran, muhtemeldir ki içi fareler ve haşeratla dolan eski Orduevi sineması binasının mutlaka yıkılması gerekir.

Büyükşehir Belediyesi de bu konuda yıllar önce kent halkına söz vermiş, taahhütte bulunmuştur. Ama ne yazık ki, hala bu iki basit konu hayata geçirilemedi.

Koskoca bir yaz mevsimini daha İzmit için boşa geçirdik. Ramazan ayında zaten yerel yönetimlerden fazla bir şey beklemiyorum. Belediye Başkanları ile belediye yöneticileri, akşama kadar iftar yemeği programı üzerinde çalışıyor, akşam iftar, teravih derken gün bitiyor.

Şu sıralar İzmit’in en sakin günleri. Bayram ertesi bu kent yine insan almayacak. 350 bin civarında çocuk, genç okul yollarına düşecek. Kocaeli Üniversitesi’nde 70 binden fazla öğrenci eğitim görecek. Şehir dolup taşacak. Şehir yetmeyecek, sıkışacak..

Yazın çok iş yapılabilirdi. Hiçbir şey yapmadılar. İzmit trafiğinin çözümü için Ankara Caddesi’nin D-100’e açılması, rehabilite edilmesi, kent trafiğine katılması şarttır. Jandarma lojmanları yıkılsa, bu sorun büyük ölçüde çözümlenir.

Hadi diyelim ki lojmanları yıkmak çok kolay iş değil. İçinde oturan aileler var. Önce onlara yeni konut verilecek, boşaltılacak öyle yıkılacak. Ama eski Orduevi sinemasını yıkmak son derece basit. Üstelik ben şahsen gayet iyi biliyorum ki, ilimizdeki askeri yetkililerin de bu konuda bir itirazı yok. Protokoller hazır.

Hani eskiden komutanların kafası bozulduğunda Ankara caddelerine tanklar çıkardı ya, Büyükşehir Belediyesi üç tane iş makinesi gönderip, eski Orduevi binasını yıksa, kimsenin sesi çıkmaz. Çünkü o binanın kimseye faydası yok. Ama o binanın yerinde bir otopark yapılsa, İzmit’te otopark sorununun en fazla yaşandığı Kozluk mahallesinde birkaç yüz araçlık park yeri açılsa, kentin çok ciddi bir sorunu ortadan kalkmış olur.

Bizim belediyelerimiz çok yavaş.. Seçim dönemlerinde atıp tutuyorlar. Projeleri süsleyip, halkın önüne koyuyorlar. Ama sonra bunların hiç birini yapmıyorlar.

Başbakan Ankara’da “Sivil-asker” ilişkileri, devlet protokolü bağlamında tabuları yıkarken, bizim burada Büyükşehir Belediyemiz Ankara Caddesi’ndeki askeri lojmanlarla, Kozluk girişindeki harabe eski sinema binasını bile yıkamıyor.

İzmit kaybediyor. İzmit’e çok yazık oluyor.

Bu haber toplam 1515 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.