1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bizim polisin işi zor…
Bizim polisin işi zor…

Bizim polisin işi zor…

Olay geçen Pazar gecesi İzmit 28 Haziran Mahallesi 'nde yaşandı. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şubesi'nde görevli, deneyimli iki polis memuru, bölgede devriye görevi yaparken,

A+A-

Olay geçen Pazar gecesi İzmit 28 Haziran Mahallesi 'nde yaşandı.

Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şubesi'nde görevli, deneyimli iki polis memuru, bölgede devriye görevi yaparken, kaldırım üzerinde ateş yakmış, muhtemelen içki içen gençleri görünce uyarmışlar.

Polislerin uyardığı şahıslar, devriye polis memurlarına önce posta koymuş. Sonra aralarında itiş kakış başlamış. İş bununla da bitmemiş. Polislerin uyardığı dört gençten biri, üzerinde taşıdığı bıçağı çekip, iki polisten birini boğazından, diğerini göğsünün altından bıçakla yaralamış.

Allah korusun, polisler şehit de olabilirdi.

Geceleri İzmit sokaklarında bu tür tehlikelerin olduğu, ne yapacağı kestirilemeyen serserilerin çok bol olduğu bilinen bir gerçek.

İşin doğrusunu söylemek gerekirse polis de bu tiplere bulaşmayı pek istemiyor, böyle tiplerin konuşlandığı yerlerin uzağında dolaşıyor. Çünkü başlarına her an yukarıda bahsettiğim türden bir olay gelebilir.

Bu yazıyı yazarken televizyondaki haber kanalında ABD'de yaşanan bir olayın görüntüleri yayınlanıyordu. 57 yaşında akıl sağlığı bozuk bir ABD'li polise ateş açmış. Adam dört bir yandan hemen kuşatılıyor. Havadan, sağdan, soldan ateş açılıyor. 57 yaşındaki adam orada vurularak öldürülüyor. ABD'de polise değil ateş açmak, elinizi belinize götürseniz anında kurşunu yiyorsunuz. Ama bizim ülkemizde polis kendine bıçak sallayan adamı ayağından vursa başı derde girer.

İnsan hakları, demokrasi önemli. Polisin vatandaşı vurması doğru değil. Böyle bir yetkinin verilmesi hâlinde ucunun nerelere gideceğini hesaplamak zor. Bunların hepsini kabul ediyorum. Zaten geçen gece İzmit’te yaşanan olayda da Kocaeli Emniyet Müdürlüğü ekipleri, polis arkadaşlarını ağır biçimde yaralayan gençleri yakalamak üzere hareket ederken dikkatli davranmış. Çevrelerini sararak kıllarına zarar gelmeden teslim almayı başarmış.

Bu davranış biçimini daha demokratik daha doğru bulmak olası. Ama bu aşamadan sonra bizim sistemimizde bazı yanlışlar var. Eşkiyalık yaparken yakalanıp adalete teslim edilen şahıslar iki gün sonra dışarı salınıyor. Mahkeme bu şahısların yaptığı eylemi basit bir yaralama olayı olarak görmemeli. Polise bıçak sallayan, toplumun huzuruna bıçak sallamış demektir. Böyle bir eylem içersine giren kişinin cezası da çok ağır olmalıdır. Eğer bunu sağlayamazsak polisin etkin görev yapmasını da sağlayamayız. O zaman da sokaklar serserilerin eline kalır...

Kayserili'nin ticari zekası

WikiLeaks isimli internet sitesinde dünyayı sarsacak yeni belgelerin yayını başladı. Bu belgeler arasında yine Türkiye'yi ilgilendirenler de var.

Bunlardan birine göre geçtiğimiz yılın başında, Türk Hava Yolları’na 20 adet ABD malı Boeing uçak alımı gündemde. Alışverişin hacmi çok büyük. Devreye ABD Başkanı da giriyor, kendi ülkesinin şirketi uçak satsın diye kulis yapıyor.

Konu bir görüşme sırasında ABD Başkanı Obama ile Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında da geçiyor. WikiLeaks'daki iddiaya göre Cumhurbaşkanı Gül, ABD Başkanına “Bir Türk astronotu uzaya götürün. Biz de Boeing'e öncelik verelim” diyor.

Biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül Kayserili. Gerçi hayatı boyunca ticaretle hiç uğraşmamış. Üniversitede hocalık yapmış, sonra siyasete atılmış. Ama Gül, Kayserili genleri sayesinde pazarlık yapmayı iyi biliyor. Alışveriş sırasında azami kazancı sağlamak için çalışıyor.

Türk Hava Yolları'nın büyüyen kapasitesi nedeniyle uçağa ihtiyacı var. Bu uçakları alabileceği şirket sayısı bir elin parmaklarından az. En önemlisi de Boeing firması. Yani ihtiyac duyulan uçaklar büyük olasılıkla zaten Boeing firmasından alınacak.

Cumhurbaşkanı Gül, üstüne bir de Türk astronotun Nasa ile birlikte uzaya götürülmesini talep ediyor.

ABD hükümeti ve ABD şirketleri böylesi büyük alışverişlerde bazı avantalar, tavizler vermeye alışık. Geçmişte Türkiye'den de etkili ve yetkili makamların şahıslarına özel istekleri karşılanmış. Ama Cumhurbaşkanı Gül, kendisi için bir şey istemiyor. Ülkemize önemli bir prestij getirecek, parayla yapmaya kalksak gücümüzün hiçbir zaman yetmeyeceği bir istekte bulunuyor.

Geçtiğimiz Mart ayında THY Boeing firmasına 20 uçaklık siparişi vermiş. Pazarlıklar nasıl gelişti, ne sözler verildi bilemeyiz. Ama 5-10 yıl sonra bir Türk Astronot Nasa'nın gemisiyle uzay yolculuğuna çıkarsa bu işi Cumhurbaşkanı Gül'ün sağladığını düşüneceğim…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.