1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. BOŞUNA REİS DEMİYORLAR
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

BOŞUNA REİS DEMİYORLAR

A+A-

Juan  adında  bir  delikanlı  motosikleti  ile  Meksika  sınırına  gelir. Arkasındaki  iki  büyük çantayı gören sınır polisi şüphelenir, ve içinde  ne olduğunu  sorar.Juan “Yanlızca  kum”diye  cevap verir. Polis  “Aç bakalım çantaları”der.Juan çantaları açar,polis didik,didik kontrol etmesine  rağmen, kumdan  başka bir şey  bulamaz. Bununla  yetinmeyen  polis ,gece  yarısına  kadar  kumu her  türlü  tahlilden  geçirmesine  rağmen  saf  kumdan  başka bir şey  bulamaz.Polis, çantalarını  Juan’a  geri verir  ve  sınırdan  geçmesine  izin  verir .Ertesi  gün  Juan  motosikletinin  arkasında  iki  büyük çantayla  tekrar  sınırda belirir. Polis  Juan’ı  gene  durdurur. Didik,didik arar. Çantadaki  kumların  tahlilini  yapar. Bir şey  bulamaz  sınırdan geçmesine  müsaade etmek  zorunda  kalır. 
          Bu olay  sınırdaki  polis  şefi  emekli olana  dek, yıllarca  devam  eder. Birgün  emekli  polis  şefi Meksikada ki  bir  cafede  otururken  Juan’ın  içeri  girdiğini  görür  ve  derhal  yakasına  yapışır. Senin  yıllardır  o  sınırdan birşeyler  kaçırdığından eminim. Ama  bir  şey  bulamadım. Çıldıracağım, geceleri  senin  yüzünden  uyku  uyuyamıyordum. Lütfen  anlat  bana, artık emekliyim. İnan  kimseye  söylemem. Aramızda  kalacağından  emin olabilirsin. Juan  gülümseyerek  cevap  verir.”Motosiklet” kaçırdım .
         Şimdi bu yaşanmış  olan  olaydan hepimiz  için  çıkarılacak çok dersler  var. Yaşadığımız  hayatta dünya  kadar  detayla  uğraşırken,çoğu  zaman  işin  özünü  kaçırıyoruz.Bu  olay aslında Türkiyede senelerdir yaşanan  gelişmelerle  çok  benzerlikler  arzediyor.Hangi  birinden  anlatmaya  başlasam bilemiyorum. Şu  güzel ülkemizin  siyasi tarihinde  öyle  ilginç  olaylar  yaşandı ki  insanımız  öyle saçma sapan,şeylerle  yıllarca  aldatıldı ki  inanın insan anlatmakta  zorluk çekiyor.  Türk Milleti bu kadar  zülmü  ve  bu kadar haksızlıklığı  asla  haketmedi. 
        Bakın  Türkiye de  Abdulhamit  Hanla  başlayıp  bugünlere  kadar  yapılan  tüm  darbeler  işte  1960, 1980 , 1997 28  Şubat son olarakda yani bundan 2 sene evvelki 15 Temmuz 1916’da Fetö terör örgütü tarafından düzenlenen başarısız darbe girişimi  akılları  sıra  bu darbeler  hep  ülkemizin  kötü  gidişatını  düzeltmek  için  yapıldı. Peki  düzeldimi.  Hayır. Düzelmez  çünkü  sizlerin  yaptığı  bu  darbelerin  hiç  birinin   içinde  halk  yoktu. Halkı  yanına  alamadığınız  hiçbir  hareketin  başarılı  olma  şansı  yoktur. 
        Çünkü  yukarıda  anlattığım  olaydaki  gibi  hep  halkımızı  kandırarak  onlara merak  etmeyin  bizler  şu  an  Ülkemizi   kötü  yöneten  siyasilerden  sizi  kurtarıp  çok  daha  güzel  bir  yönetim  göstereceğiz  dediniz. Tabiri  caizse  hep  halka  sağ  gösterip  sol  vurdunuz. Cunta  üyeleri  olarak  gencecik  çocukları  asıp  canlarına  kıydınız. Bankalardaki  paraları  aranızda  pay  edip  malı  götürdünüz. Laikliği  tam  din  düşmanlığı  gibi  uygulayıp  yok  irticadı , yok  gericilikti  deyip  üniversitelerde  senelerce  başörtüsü  zulümleri  yapıp  gencecik  beyinleri  okullardan  uzaklaştırdınız. 
       Bu  zulümleri  yaparken de  halkımızın  gözünün  içine  baka  baka  biz  bunları  memleketi  düzeltmek  ve  ülkemizi  geri  bırakmaya  çalışan  gericilerden  kurtarmak  için  yapıyoruz  yalanını  söyleyerek  yaptınız. Bu  zulümleri  sadece  darbeci  cuntalarmı    yaptı  hayır. Sözüm  ona  kendilerini  halkımıza  ilerici  gibi  lanse  eden  sol  partiler de  senelerce  bu  zulmü  sürdürdü.  Arkadan  Fetö  denen  bir  hain  gelip  oda  halkımızın  dini  duygularını  sömürüp  yandaşlarını da birer  katil  haline  getirerek  kendi  halkına  silah  sıkacak  kadar terörist  bir  insan  haline  getirdi.  Ama  bir  şeyin  farkında  değillerdi. Oda  ülkemizin   başında  bulunan  R.Tayyip  Erdoğan  gibi  bir  liderin   olmasıydı. Çünkü  R.Tayyip  Erdoğan’ın  bir  işaretiyle  milyonları  sokağa  dökeceğini  hesap  edemediler.  Aslında Türk  halkı   AK Parti  iktidarıyla  kendine  geldi. Tabiri  caizse  halkımız  R.Tayip  Erdoğan da  ve  AK Partide  kendini  buldu.
      Yani  anlaşılan  halkımız  yukarıda  anlattığım  sınırda  yaşanan  olaydaki  gibi  AK  Parti  ile  birlikte  senelerce  sınırdan  kaçırılan  motosikleti  farketti. Çünkü  AK Parti  iktidarına  kadar  halkımız  o  kadar  çok  kandırıldı ki.  Onun  için  16  yıldır  millet  AK  Partinin  ve  Cumhurbaşkanı  ve  Başkomutan  R.Tayyip  Erdoğanın  peşini  bırakmıyor.  Nasıl  bıraksın  düşünsenize  bundan 2 sene evvel bugün 15 Temmuz 2016 daki  darbe girişiminde  eğer  Ülkemizin  başında  halkımızı  bir  sözüyle  sizleri  meydanlara  davet  ediyorum  deyip  Türkiyede ‘ki   sağ duyulu demokrasi aşığı  milyonları  arkasından  sürükleyen  R.Tayyip  Erdoğan  gibi  bir  lider  olmasaydı  ne  olurdu  bu  ülkenin  hali  bir  düşünün  bakalım. 
      Niye sağ duyulu  milyonları  diyorum  çünkü  sol  duyulu  insanlarımızın  bir  kısmı  ile  liderleri  darbe  girişiminin  başarılı  olmasını beklemek  için   bir  Belediye  Başkanının  evinde  kahvesini  yudumluyorlardı da  ondan  diyorum. Onun  için  son  olarak  diyorum ‘ki  halkın  desteğini  almayan  hiçbir  hareketin  hiçbir  darbenin  başarılı  olma  şansı  yoktur.  Zaten  bundan  sonra  halkımız  bu  olanları  gördükten  sonra  düşünce  haznesinde  darbe  diye  bir  kelime  olmaz  bunu  iyi  bilin  darbe  şakşakçıları. Herkese  iyi  pazarlar.                    

Bu yazı toplam 1633 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum