1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. BÖYLE  BİR SEVGİ KANSERİ YENER
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

BÖYLE  BİR SEVGİ KANSERİ YENER

A+A-

Sevgili  okurlar..  İçinde  bulunduğumuz  bu  ay  insanların  en  büyük  korkusu  olan   hastalığın,  yani  KANSER  in  farkına  çok  daha  iyi  ve  bilinçli  varabilmemizi  sağlayan  bir  zaman  dilimi.. Bizlerde  bu  çok  hassas  konunun   daha  geniş  kesimlere  duyurulması  amacıyla  elimizden  gelen  katkıyı  sunmaya   ve  bu  çalışmalarda  ter  döken  arkadaşlarımıza   yardımcı  olmaya  çalışıyoruz..Kimi  gazeteci  arkadaşımız  gazetesinin  baş  sayfalarında  yer  vererek  katkı  sağlıyor.. Yazar  arkadaşlarımız   köşelerinde  kullanıyor..Görüntülü  medyadaysa  çeşitli  programlarla   gündeme  getirtilerek   kanser  hastalığı  ve  nedenleri  enine  boyuna  tartışılıyor.. Çok  faydalı  bilgiler  veriliyor.. Teknolojideki  gelişmelerin  sonucu  ortaya  çıkan  yeni  tedavi  sistemleri  anlatılıyor.. Hastaların  veya  hasta  olma  riski  taşıyan  herkesin  neler  yapması  neler  yapmaması  gerektiği  örneklerle  dolu   bilgilerle  izleyenlere  aktarılıyor..

  İşte  bu  programlardan  biriside  TV  41  ekranlarından  uzun  senelerden  beri  bendeniz  tarafından  her  yıl  gerçekleştiriliyor.. Hem de  büyük  bir  zevkle..

     Ben  1994  yılından   beri  bu  televizyonda  her  çeşit  programa  imzamı  attım.. Gün  geldi  Realite  tarzım  oldu,  gün  geldi  milletvekilleri,  bakanlarla  sohbet  ettik.. Yani  her  kesimden  binlerce  insanı  konuk  ettim  stüdyoma.. Bu  zaman  zarfında  bende  iz  bırakan   bazı  gelişmeler  oldu  mutlaka.. Karşı  karşıya  kaldığım  bu  konuların  içinde  beni  insanlığımdan  soğutanda  oldu,  insanlığın  ne  demek  olduğunu  hatırlatanda.. Bu  çok  önemli  bir  hayat  okulu  inananınız.. Bu  hafta  yaptığım  programda  bende  iz  bırakarak  geride  kalanlardan  diyebilirim.. Programın  konukları  Kocaeli  Üniversitesi  Genel  Cerrahi   Dekanı  ve  Anabilim  Dalı   Başkanı   Prof.  Dr  Sayın  Zafer  Utkan,  Kocaeli  Kanserle  Mücadele  Derneği  Başkanı  Sayın  Asiye  Aslan,  Kocaeli  Üniversitesi  Sağlık  Bilimleri  Fakültesi  Hemşirelik  Bölümü  Öğretim  Üyesi  Sayın  Neriman  Elibol  ve  bu  hastalığı  atlatmış,  etkilerinin  neler  olduğunu  en  iyi  bilen   güzel mi  güzel   iki  kadın..  Kader  Bağdaçiçek  ve  Çiğdem  Cambaz..Hastalığın  nedeni,  ne  yapılması  gerektiği,  dikkat  edilecek  noktaları  ve  tedavi  biçimleri  her  zamanki  klasik  haliyle  konuşuldu..Zafer  hocamızın  yetenekli  ellerinden  şifa  bulduğunu  söyleyen  huzuru  bulmuş  eski  hastaları  telefonla  aradılar.. Binlerce  teşekkürlerle  şükranlarını  belirttiler..İl  dışından  arayarak  derman  bulmak  isteyenlerde  katıldı  telefonla  programımıza.. Prof Dr  Zafer  hocamızsa  her  zamanki  nezaketiyle  her  arayana  saygılarını  iletti,  yapması  gereken  ne  varsa  yapmaya  çalıştı.. Her  şey  çok  yararlı  ve  bilgilendirmelerin  en  etkilisiyle  sürerek  geçti.. Sonra  sıra  hastalığın  elinden  yeni  yeni  kurtulma  aşamasına  gelmiş   o güzelim  genç  kadınlar  konuştular..İşte  o  zaman  dayanma  gücü  bitti  hepimizde.. Gülmekle  ağlamak   birbirine  karıştı.. Çiğdem  hanımın  ameliyat  safhasını  anlatırken  ona  Zafer  hocanın  “Dayan  kızım  hiç  bir  şeyin  kalmayacak” diyerek  yanağını  okşayıp   nasıl  moral  verdiğini  ve  “Bizim  babamız  ancak  bu  kadar  üzerimize  titrer.  Zafer  hocamız  bizim  hepimizin  babası,  bu  akşam  sadece  biz  geldik.. Diğer  arkadaşlarımızın da  temsilcileriyiz.. Hepimiz  Zafer  babamızı  çok  seviyoruz”  demesi  gözde  saklanan  son  damla  oldu.. Koskocaman  profesör.. Yüzlerce  ameliyata  girerek  görmediği  hadise  kalmamış  tecrübeli  bir  hoca.. Dayanamamış  ağlıyordu.. Hadi  gel de  dayan.. Baktım   baktım.. Zafer  hocamın  duygularını  anlamaya  çalıştım.. Vee,  onun  çok  hassas  yürekli  ve  sevgi  dolu   bir  insan  olduğu  kanısına  vardım.. İçimden  kopan  bir  sevinç  hissettim.. Karşımdaki  tedavi  gören  hastalar  doktorlarını  çok  seviyor  ve  ona  güveniyorlardı.. Bu  sevgi  ve  güven  onların iyileşme  yolunda  en  büyük  yardımcıları  en  güçlü  destekleriydi..

   Bu  tablo  unutulur mu.?  Bir  profesörün  hastası  için  ağladığı   programın  moderatörü  olmak  herkese  nasip  olmaz.. Bu  işi  bana  çok  şey  öğrettiği  için  seviyorum..

  Zafer  hocam  kutlarım  sizi.. Bir  sürü  evladınız  var  besbelli..  Onların  iyileşmesi  sizin  için  hayati  derecede  önemli  biliyorum.. Ancak  derin  hayat  okulu  mezunu  bir  şahıs  olarak  bende  size  derim ki.. Hocam  hiç   tasalanma  “ Böyle  bir  sevgi  kanseri  yener”….   

Bu yazı toplam 2485 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum