1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Böyle dostluklar kaldı mı?
Böyle dostluklar kaldı mı?

Böyle dostluklar kaldı mı?

1941 yıllar. Anıkara. Gazi Lisesi Ankara'daki üç liseden biri. Lise, Ulus'a yakın. Zengin-fakir ayırımı yok. Bakanların,milletvekillerinin,üst düzey bürokratların,sıradan memurların,kapıcıların

A+A-

1941 yıllar.

Anıkara.

Gazi Lisesi Ankara'daki üç liseden biri.

Lise, Ulus'a yakın.

Zengin-fakir ayırımı yok.

Bakanların,milletvekillerinin,üst düzey bürokratların,sıradan memurların, kapıcıların çocukları aynı sınıfları ve sıraları paylaşmaktalar.

Lise 1 itibaren birbirleriyle çok iyi anlaşan iki öğrenci dikkati çekmekte.

Bir yandan da rekabet var aralarında, sessiz ve derinden.

Birinin adı Gazi.

Gazi, fen derslerinde süper.

Can ise edebiyatta.

İkisi de okulun en zeki ve uyumlu öğrenciler olarak temayüz etmektedirler.

Derken...

Okul biter.

Mezuniyet kutlanır.

İki kafadar kafa kafaya verirler.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın başlattığı yurtdışına öğrenci gönderme programına başvururlar.

Rivayet edilir ki;

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Gazi'yi çağırır.

“Seni göndereceğiz.” der.

“Ama arkadaşına söyle o gidemez. Çünkü onu yollarsak Bakan kendi oğluna iltimas geçti derler.”

Gazi odadan çıkar.

Can'a durumu anlatır.

Can ne yapar?

O güne kadar biriktirdiği ne kadar para varsa, hepsini Gazi'ye verir.

Ardından ilave eder:

“Bu parayı al senin çok ihtiyacın olacak.”

Yıllar yılları kovalar.

Şair olan “Can” evlenir.

Çocukları olur.

... Ve Yeni Hasan, tıpkı babasının arkadaşı gibi doktor olmaya karar verir.

Gazi durumu öğrenir.

Yeni Hasan'ı kendisinin okutacağını söyler.

Yeni Hasan Galatasaray Lisesi'ni bitirir.

Önce Fransa'ya gider.

Ardından Kanada'ya geçer.

... Ve Gazi'nin desteği ile dünyanın en iyi okullarında okur.

Tıpkı Gazi gibi mesleğinin doruğundadır.

İki oğlu olur.

Birinin adını “Gazi” koyar.

Göz patolojisinde dünyanın en büyük ödülünü kazanır.

Ödülü alan, Yeni Hasan Yücel'dir.

Babası, Şair Can Yücel.

Dedesi o dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'dir.

Babasının arkadaşı ise dünyanın en ünlü beyin cerrahı, Diyarbakır-Lice doğumlu Prof. Dr. Gazi Yaşargil.

Onur, gurur, vefa, dostluk hepsi bir arada.

Duygulanmamak ne mümkün!

Bu arada “vaktiyle askerliğini yapmadığı için vatandaşlıktan atılan Prof. Dr. Gazi Yaşargil'i (akademik çalışmaları sebebiyle eğitimine ara veremediği için) yeniden TC. Vatandaşlığı'na alan kim?

Rahmetli Turgut Özal.

Bir dostluk öyküsü ki,

Roman konusu gibi değil mi?

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.