• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Kocaeli 13 °C

BÖYLE OLSUN İSTERDİM

Sevcan TAMER
Bu haftayı da her zaman olduğu gibi son derece hareketli geçirdim..Sadece, bu haftanın özelliği, tüm etkinliklerin ve koşuşturmaların odağında yer alan unsur, insandı..
Hafta başında, önce kaybolmaya müsait kadın, erkek, genç, yaşlı insanlar, sonrada bütün herkese çok gerekli olduğuna inandığımız “ Sevgi İzi” adı altında halka tanıtılan bir projenin duyurusu ve engelli bir kızımıza katkı amacıyla hazırlandığımız çaylı bir toplantının heyecanını yaşadık.. Koşturduk, sorumluluk duygusuyla daraldık, yorulduk    ve sonuçta başardık.. Adını “Bütünlükten Güç Doğar” koyduğumuz yardımlaşma birlikteliğimiz, amacına ulaştı çok şükür ki..
Ardından, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” idi malumunuz.. Ve bizler bu bütünlüğü oraya da taşıdık.. Yürüyüş yolunda diğer sivil toplum kuruluşları, tüm engelli dernekleri ve duyarlı gönül dostlarının katılımıyla, Atamızın heykelinin önüne yürüyerek, birlikte olduk.. Onlara destek verdiğimizi ve yanlarında olduğumuzu ifade etmeye çalıştık..
Ertesi gün, Uyuşturucuyla Mücadele ile ilgili “ Sesimi Duyan Yok mu Derneği ” nin daveti üzerine Gültepe Mahallesindeki Dernek Şubesine çekime gittik.. Acı anlatımlarla ve görüntülerle dolu bir günün ardından karamsarlığa doğru yönel semde, işi ertesi akşam yapacağımız TV programında ki söyleşilere kadar ertelemeyi uygun buldum..
Ve, ertesi akşam yayına giren programımda gerçekleri dinleme arzumuza eriştik. Eeee eriştik de ne oldu.. Üzüldük, şaşırdık, keş kelere boğulduk , her yandan gelecek yardıma ne denli ihtiyaç olduğunun farkına varılması için, elimizden geldiğince çağrılar yaptık..
Ben, bu hafta katıldığım bütün etkinliklerde hiç bir detayı kaçırmadan gözlemlemeye çalıştım. İnsan adına yapılan bütün hizmete, çabaya, iyi niyete ve düşünceye saygım sonsuz..İnsanlık adına elini taşın altına koyan arkadaşlaraysa şükranlarımı sunarım.. Ama öyle şeylere takıldı ki gözlerim, engelleyemedim.. Öyle şeylere odaklandı ki beynim, hiç ama hiç bir cevap bulamadım.. Ve, öyle şeylere takıldı ki düşüncelerim, insan hayatının ucuzluğuna akıl erdiremedim..
Bütün etkinlikler, koşuşturmalar, nedenler, keşkeler bitip evde kendimle baş başa kalma fırsatı bulduğum zaman, sakin sakin düşündüm.. Gördüğüm, duyduğum olumsuzlukları bir bir tarttım.. Geçen uzun yıllarla, bu günü yan yana koyup kendimce değerlendirdim.. Ancak tespitlerim yine acıttı yüreğimi.. Karşımızdakiler insan.. Sosyal veya ekonomik durumları, etnik kimlikleri hiç önemli değil.. Bunlar, Türkiye Cumhuriyeti koruması ve haklarına sahip diğer insanlar gibi yaşamak zorunluluğuna sahipler, ama için dayanıyorsa, gel de gör..
 Bütünlükten Güç Doğar birlikteliğinde yaptığımız etkinlikleri tek tek ele almam gerekirse  ister istemez “ ben olsaydım” sözcüğü dökülüyor insanın ağızdan.. Sanırım şeffaf ve tarafsız bakış açısı sonucu çıkıyor bu durum ortaya.. Ardından tek sözcükte kesişiyor yollar.. Keşke.. Ve.. “ Böyle Olmasını İsterdim”.. Bakınız bir kaçını paylaşayım sizlerle..
• 30 Kasım Pazartesi günü yapılan yardım içerikli çaya, katılımın çok daha fazla olmasını ve toplumun bu tür konulara çok daha fazla duyarlı olmasını isterdim..
• 03 Aralık Perşembe günü gerçekleşen “ Dünya Engelliler Günü” nündeyse, yıllardır haklarını savunan engelli kardeşlerimin ve ailelerinin sorunları bitsin, yüzleri gülsün isterdim.. Atatürk heykelinin önüne gidildiğinde, çelenk koyma seremonisinden başlayarak süren tören etkinliklerinde, engelli kardeşlerimin başkan veya temsilcilerinin daha aktif rol üstlenmelerini, ve bu önemli günde derneklerini temsilen bir kaç söz söyleyerek, kendi sorunlarını ifade etmelerini ister, hatta hiç olmazsa yılda bir kez önere edilmelerini beklerdim.. Daha enteresanı , tören alanında anlatılanlara engellilerin ve yakınlarının inanmasını isterdim..
• Gelelim Gül tepenin malum mahalleleri ve aynı kaderi paylaşan diğerlerindeki insan manzaralarına.. Tek kelimeyle felaket.. Onlara oy istemeye giderken ağızlarından bal damlayan tüm siyasi partilerin seçimlerden sonrada onları aramalarını, dertlerini paylaşmalarını isterdim.. İlkelliğin son noktasına dayanmış yaşamlarına beklentisiz ve karşılıksız el uzatmalarını beklerdim.. Dahası, o insancıkların korkmadan konuşmalarını ve kaderlerine razı olmuş yapıya bürünerek, çok uzun yıllar aynı sefalete maruz bırakılmamalarını isterdim.. O mahallede ve çevresinde yaşayan gençleri ucuz av düşüncesiyle ele geçirmiş uyuşturucu simsarlarının, güçlü birilerinin onlara sahip çıkmalarından korkmalarını ve can almadan peşlerini bırakmalarını ne kadar çok isterdim.. Sonra büyük ve zor bir savaşı göze alarak bu ilde dernek kurma cesaretini gösteren, başta Hüseyin Akbulut ve arkadaşlarına katkı sağlanmasını bekler, bu ilin gençlerinin ve o mahallenin insanlarının huzura kavuşması için her türlü destek olunmasını isterdim.. Ve son olarak, İstatistiki bilgilere göre, bu ilde beş gençten birisinin kötü alışkanlığın eline düştüğü gerçeğini duyarak uyanmamanın mümkün olmadığını görmek için neler vermezdim.. Hadi bir düşünün sevgili dostlar.. Ben böyle olsun isterdim.. Ya siz.. İstediklerim çok veya zor şey mi yani.?
Bu yazı toplam 324 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37