1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Bu dağınıklığı toparlamak herkes için çok zor olacak
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu dağınıklığı toparlamak herkes için çok zor olacak

A+A-

31 Mart yerel seçimlerine şunun şurasında 4.5 ay kaldı. Sözde siyasi partiler bu seçimler öncesinde adaylarını mümkün olduğu kadar erken açıklayacaklardı. Ekim ayından söz ediyorlardı. Neredeyse Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) resmi takvimi işlemeye başlayacak, partiler hala aday adaylarının başvurusunu kabul ediyorlar. 
Er veya geç, partiler her seçim bölgesinde adaylarını açıklayacak. Bundan kaçış yok. Seçime girmenin başka koşulu yok. İşte adaylar açıklandığında öyle kıyamet kopacak ki, kimse kolay kolay toparlayamayacak. 

SONUCU KÜSKÜNLER BELİRLEYECEK
Bugünden geçmiş seçimlerin oy tablosunu önünüze koyup,  şu partinin bu kadar, bu partinin şu kadar oyu var diye 31 Mart hesabı yapmanın hiçbir mantığı yok.
Ortalık anketten, anketörden geçilmiyor. Bugünden anket yapıp, şurada bu parti bu kadar, şu parti şu kadar oy alır diye ahkam kesmenin de bence hiçbir mantığı yok.
Herşey adaylar açıklandıktan sonra belli olacak. Adaylar açıklandıktan sonra, her partide kavga çıkacak. Her parti de çok önemli küskün, kırgın, hatta içeriden düşman kişiler ortaya çıkacak. 31 Mart seçimlerinin sonuçlarını da işte bu kırgın, küskün, partisinin ipini çekmeye yemin etmiş insanlar belirleyecek. 

EN KARIŞIK AK PARTİ 
Özellikle ilimizde her siyasi partinin içi karışık. Şu sıralar bu kentte işi en zor olan, geceleri uykusuz geçen kişilerin başında eminim AK Parti İl Başkanı Eryarsoy, CHP İl Başkanı Sarıbay, İYİ Parti İl Başkanı Yıldız geliyordur. 
Çok fazla talep var. Kendisini partisinin adaylığına, belediye başkanlığına yakıştıran çok fazla insan var. 
En büyük karışıklık da AK Parti’nin içinde yaşanıyor. Yıllardır bu seçim dönemini bekleyen potansiyel adaylar vardı. Zamanı geldiğinde bu seçim döneminde aday olmak için parti yönetimlerine girmiş insanlar vardı.  
Ama şimdi, aday adaylığı başvuru döneminde AK Parti’de öyle bir karmaşa var ki, kimse içinden çıkamıyor. 
Önce herkes başvursun denildi. Sonra, mevcut belediye başkanlarının yeniden başvurusuna gerek yok denildi. Sonra, teşkilatlarda görevli olan partililer bu görevlerinden istifa edip, aday adayı olmasınlar, yasaktır denildi. Daha sonra, il yönetimlerinde görevli partililer için “Hadi siz başvurabilirsiniz” denildi. 
Şimdi aday adayı olanlar var. Aday adayı olmak isteyip, genel merkezin yasakları nedeniyle başvuru yapamayan pekçok insan var. Bunun yanında şartları aday adayı olmaya uygun olsa da bu karmaşık yapı içinde adını törpületmek istemeyen, kenarda görev bekleyenler var. Çünkü parti genel merkezi diyor ki, “Ben mutlaka başvuru yapanlardan birini değerlendirecek değilim. Yapılan anketlere, kamuoyu görüşlerine bakacağım. Aday adayı olmamış kişileri de aday olarak atayabilirim.” 
Bu nasıl bir mantık, bu nasıl bir uygulamadır anlayan varsa bana da anlatsın. 
Temayüle kimler girecek? Mevcut belediye başkanları hakkında kim karar verecek. 
Bakın, AK Parti’de İzmit adaylığı için en çok adı geçen iki önemli ve değerli şahıstan örnek vereyim. Ali Korkmaz, il yönetim kurulu üyesiydi. 10 Kasım’da başvuru yapacaktı. Ama teşkilat yöneticilerine yasak olduğu için yapamadı. İl yöneticileri için bu yasak kalktı. Ali Korkmaz bugün aday adaylığı başvurusunu yapacak.
Eski Belediye Başkanı Halil Vehbi Yenice.. İzmit’te yeniden aday olmayı çok istiyor. Ama “Madem mevcut belediye başkanları temayüle girmiyor, teşkilat yöneticileri temayüle girmiyor, madem genel merkez başka bir kişiyi de aday olarak açıklayabileceğini belirtiyor, ben de başvuru yapmayacağım” diyor. Haksız mı? Haklı… Aday adayı değil ama değerlendirilmeyi bekliyor, “Ben CHP kalesi İzmit’e AK Parti bayrağını diken ilk kişiyim” diyor. 
Bu tablo içinde 13 belediyenin hepsine ancak birer tane başkan adayı atanacak. Büyükşehir için bile kavga var. Parti içinde Karaosmanoğlu’nu isteyenler ve istemeyenler ikiye ayrılmış. İzmit’te kavga kıyamet. Kartepe öyle, Derince, Körfez öyle. Karamürsel’de Yıldırım’ın durumu askıda. 
Sonunda gün gelecek, adaylar açıklanacak. Parti içindeki kırgınları, küskünleri kim nasıl tutacak? 

CHP DE PERİŞAN DURUMDA 
Ya CHP’nin durumu tam evlere şenlik. Eskiden CHP’de herkes aday adayı olurdu. Şimdi örgüt neredeyse yürüyüş yolunda, Fevziye önünde tezgah açacak, aday adayı toplayacak. Belediye meclisleri için bile yeterli aday adayı yok. 
Yerelde durum buyken, parti genel merkezi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, adeta kendi ayağına sıkıyor. Ne kadar gereksiz kavgalar, ne kadar gereksiz polemikler varsa, hepsi CHP içinde gırla gidiyor. 
31 Mart öncesi CHP içinde de büyük kırgınlıklar olacak. Falanca kişi aday gösterilirse Manavlar, filanca kişi aday gösterilirse Gürcüler, öteki kişi aday gösterilirse Karadenizliler, beriki aday gösterilirse doğu kökenliler örgütlenecek, oy vermeyeceklerini açıklayacaklar. 
Pekçok CHP’li, “Parti başarısız olsun da artık Şu Kılıçdaroğlu gitsin” diye partisine oy vermeyecek. 
İYİ Partinin de sıkıntıları var. MHP’nin, Saadet’in, HDP’nin de var. Hele şu adaylar açıklansın. Ortalık öyle bir bulanacak ki, kimse önünü göremeyecek. 

Şehitlik kutsal da 
bu kadar kolay olmamalı 

Türkiye Cumhuriyeti ülkenin istikbali ve bekası için dış güçlerle önemli bir mücadele döneminden geçiyor. Kabul ediyorum. Terör dört yanımızı sarmış ve savaşmak zorundayız. Yine kabul ediyorum, vatan için verilen bu savaşta elbette şehitlerimiz de olacak. Üstelik şehitlik en kutsal mertebe. Şehitlerin doğrudan cennete gittiğini, Peygamberimizin yanına kul edildiğini de kabul ediyorum. 
Savaşta kahpe kurşunla şehit olunur. Düşman bomba atar, şehit olunur. Bunları bir yere kadar anlayabilirim. Ama yakın geçmişte iki askerimiz Tunceli’de donarak şehit oldu. Geçen gün askerlerimiz Hakkari’de mühimmat patlaması sonucu şehit oldu. 
Bu kadar kolay olmamalı şehitlik. Elbette kutsal. Ama şehit dediğiniz de ana baba evladı. Şehit dediğimiz bir can. Çoluğu, çocuğu, yavuklusu var. 
Bir şeyleri sorgulamamız lazım. Asker nasıl donarak şehit olur. Kışlada mühimmat nasıl patlar. Askeri de, askerimizin komuta kademesinin kalitesini de sorgulamak gerekmiyor mu? 

Helal olsun Koç’a 

“Gözleri aşka gülen,
Taze söğüt dalısın.
Gel bana her gece sen 
Gönlüme dolmalısın” 
“Tatlı gülüş, pek yaraşır
Gözleri ömre bedel.
Ah ne güzel ne güzel 
Seni sevmek, ah ne güzel”

Türk sanat müziğinin bu eşsiz eseri, bu mükemmel güfte, 9-10-11 Kasım günleri Atatürk’ü anma kavramı içinde televizyon ekranlarına çok güzel bir klip olarak geldi. Klibin sonunda Koç grubunun imzası vardı. 
Bu reklam çıktığında hemen ayağa kalkıp, ekrana adeta yapıştım. Gözlerim doldu. 
Profesyonellik, yaratıcılık bu olmalı. Koç grubunu gerçekten kutluyorum. Ölüm yıldönümünde Cumhuriyetimizin kurucusu bundan daha güzel bir kliple anılamazdı. 

DUVAR YAZISI 

Erdoğan ile Trump aylar 
sonra tekrar buluştu. Biz
Papaz’ı verdik, artık onlar da 
FETÖ’yü bize versinler.

Bu yazı toplam 2363 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
5 Yorum