1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bu ekonominin neresi çok iyi?
Bu ekonominin neresi çok iyi?

Bu ekonominin neresi çok iyi?

Türkiye, uzun süre çok kötü yönetildi. Dış politikası şahsiyetsiz, ekonomi yönetimi dağınık, beceriksizdi. Özal’lı yıllar ile başlayan vurgunculuk, yolsuzluklar dönemi, 1990’lı yılların sonları ile 200

A+A-

Türkiye, uzun süre çok kötü yönetildi. Dış politikası şahsiyetsiz, ekonomi yönetimi dağınık, beceriksizdi.

Özal’lı yıllar ile başlayan vurgunculuk, yolsuzluklar dönemi, 1990’lı yılların sonları ile 2000’li yılların başlarında Türkiye’yi dibe vurdurdu. Ülkeyi uyumsuz bir koalisyon yönetiyordu ve bu koalisyonun başında dürüstlüğünden kimse şüphe duymasa da artık yetersizliği konusunda herkesin görüş birliğine vardığı bir Başbakan Ecevit vardı.

Türkiye ekonomisi dibe vurdu. Kredisi bitti. Merkez Bankası’nda parası kalmadı. Bankaların içi boşaltıldı. Millet ve devlet soyuldu. Hükümet çaresiz, millet umutsuzdu.

AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’ı Türkiye’nin bu aşarı olumsuz tablosu yarattı. 2002 yılının sonunda girdikleri ilk seçimi bu sayede kazandılar. Türkiye’nin ayağa kalkması için, yeni bir lidere, umuda ihtiyacı vardı. Erdoğan, hem bu aranan yeni lider, hem umut oldu. Yolsuzluklar, hortumlamalar kesildi. Türkiye ekonomisi yavaş yavaş ayağa kalkmaya başladı. Zaten Başbakan ellerinde sihirli değnek olmadığını, bir anda her şeyi düzeltemeyeceklerini, ama 5 yılın sonunda Türkiye ekonomisinde ok önemli gelişmeler yaşanacağını söylüyordu.

AKP, 10 yıla yakın süreden beri iktidarda. Hem de elinde öyle bir iktidar gücü var ki, bu kadar uzun süreyle, bu kadar büyük bir iktidar gücü, daha önce kimsenin eline geçmemişti. Başlangıçta iktidarın zorlukları vardı. Bürokrasiye hakim değillerdi. Kadroları her yere yetecek kadar hazır değildi. Devletin bütün kurumlarına söz geçiremiyor, her istediklerini yapamıyorlardı. Ama üst üste her seçimden biraz daha güçlü halk desteği alarak çıktılar. Bugün, Türkiye’de çok güçlü, her şeye muktedir ve devletin bütün kurumlarına kendi adamlarını yerleştirmiş bir iktidar var. Özel sektör, medya dahil, herkes Başbakan’ın ve iktidarın gücü karşısında boyun eğmiş durumda.

Sürekli olarak Türkiye ekonomisinin ne kadar güçlü olduğundan, Avrupa ve ABD’de büyük kriz yaşanıp, Yunanistan gibi ülkeler batma aşamasına gelmişken, Türkiye’nin nasıl dünyaya örnek olduğunu dinliyor, okuyoruz.

Türkiye ekonomisinin çok güçlü, yıkılmaz hale geldiği; bütün dünyanın bize imrendiği, örnek aldığı yazılıp çiziliyor.

Ancak bugün itibariyle, Türkiye’de vatandaşın evinde kullandığı elektriğin fiyatına yüzde 9. 52 oranında zam yapıldı. İktidar alkışçıları diyor ki, “21 ay sonra elektrik fiyatına ilk kez zam yapıldı. Bu kadar da olacak…”

Yüzde 9. 52’nin ne kadar yüksek bir oran olduğunu, elektrik faturaları gelince anlayacaksınız. Keşke hükümet, 21 ay içinde zaman zaman yüzde 1-2 oranlarında elektriğe zam yapsaydı. 21 ay sonunda yüzde 9. 52’lik zam yapmak, 21 ay boyunca elektrik fiyatına zam yapmamış olmanın  faturası değil mi?..

Ülke ekonomisi çok iyi.. Türkiye uçuyor. Kişi başına gelir 10 bin doları aştı. Dünya bizi kıskanıyor diyoruz..

Dolar 2 TL’ye merdiven dayadı. Euro, 2. 50’nin üzerine çoktan yerleşti.

Geçen ayın başında ekmek fiyatına zam geldi. Türkiye’de gariban çiftçi ürettiği domatesi 1 TL’den, tavukçu yumurtayı 15 Kuruştan, gariban balıkçı sabaha kadar uğraşıp yakaladığı hamsi’yi 6-7 TL’den satıyor da göreceli bir ucuzluk var.

Neredeyse her hafta benzin, mazot fiyatları artıyor. Bugünden itibaren, elektrik yüzde 9. 52 zamlı. En geç önümüzdeki aybaşından itibaren doğalgaz fiyatına da en az bu civarda zam yapılacaktır.

İyi de ekonomisi güçlenen, coşan, kalkınan ülkemizde, emeklinin geliri ne kadar arttı?.. Emekli, geride kalan 10 yıla yakın zaman içinde yüzde 10 blok zammı hiç gördü mü?.. Asgari ücretten kesilen vergi indirildi mi?.. Akaryakıttaki, temel kullanım ürünlerindeki  vergiler indirildi mi?..

“Ekonomik müthiş iyi. Dünya bizi kıskanıyor. Dünyanın en iyi ekonomisiyiz” diye bas bas bağıracağız, elektrik fiyatına bir kalemde yüzde 9. 52 zam yapacağız..

Kabul ediyorum. Türkiye ekonomisinin iyiliğinden yararlanan kesimler de var. Bankalarda milyon TL üzerinde hesabı bulunan Türk vatandaşlarının sayısı hızla artıyor. Caddelerde sokaklarda son model jeep’lerle dolaşanların, güneydeki marinalara süper lüks yatlarını yanaştıranların, altlarına özel jet çekenlerin sayısı da hızla artıyor.

Ama kim bunlar?.. Devletle, ya da iktidar partisine ait belediyelerle iş yapanlar.

Emekli; memur, işçi, esnaf, çiftçi büyük sıkıntılar içinde, televizyonlarda izliyor, gazetelerde okuyor, “Türkiye ekonomisi süper” diye moral buluyor. Ama insanların cebindeki para aynı,  elektriğe yüzde 9. 52 zam geliyor. Rusya insafa gelmez, doğal gazın fiyatını indirmezse, önümüzdeki günlerde bir de gaz zammını görecek. Benzin, mazot zaten aldı başını gitti.

“Ne yapalım, Dolar yükseldi” diyorlar. Yükseltmeyin.. Dolar TL karşısında tarihin en yüksek değerine ulaştı. Bizim ekonomimiz gerçekten çok iyiyse, paramızın değeri neden böyle düşüyor..

Tutturduk, “babayiğit bulalım, yerli otomobil yaptıralım” diye.. Önce, halkın gelirini yükseltelim. Herkes borç batağı içinde. Bir de temel tüketim maddelerine sürekli zam geliyor. Ne yapacak bu millet?.. Bu elektrik zammından sonra, Sedaş’ın yeni “Elektrik kesme elemanları” istihdam etmesi lazım. Gelecek yıl, pek çok ailenin evinin elektriği, borç nedeniyle kesilebilir.

Sonra biz masal dinliyoruz. Türkiye ekonomisi çok iyi. Bak Yunanistan battı, biz dimdik ayaktayız. Batan Yunanistan bile elektrik fiyatına bu kadar zam yapmadı.

SAĞLIK MÜDÜRÜ’NDEN AÇIKLAMA

Dün bu sütunlarda iki okurumun şikayetini aktarmıştım. Bir emekli okurumun, doğuştan kalp damarında sıkıntı olan torunu ile yaşadıklarını da yazmış, ilimizde yeterli sayıda “Yenidoğan yoğun bakım” kuvözü bulunmadığını, nakil için kuvözlü ambulans olmadığını belirtmiştim. Sabah erkenden Sağlık Müdürü Dr. Hasan Aydınlık aradı. Sağlık Müdürü Aydınlık’ın sözlerine güvenirim. İşini çok iyi yapan bir bürokrat olduğunu biliyorum. Sayın Müdür, “İlimizde 100’den fazla yeni doğan çocuk yoğun bakım ünitesi var. Bu konuda sıkıntı yok. Söz konusu bebek ameliyat gerektiği için nakledilmiştir” dedi. Aydınlık, Büyükşehir Belediyesi’nin kuvözlü ambulansının olmamasının da normal olduğunu söyledi, “Bu tür ambulans için özel uzman da gerekir. Kuvözlü ambulans bizim elimizde yeteri kadar var” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.