1. YAZARLAR

  2. Sevcan TAMER

  3. BU İNSANLAR GERÇEKTEN ÇÖP KAMYONLARI…
Sevcan TAMER

Sevcan TAMER

Yazarın Tüm Yazıları >

BU İNSANLAR GERÇEKTEN ÇÖP KAMYONLARI…

A+A-

     İzmit  hepimizin  hayatında  ne  denli  önem  taşır  sormaya  bile  gerek  görmüyorum..Çünkü  İzmit’i  fazlasıyla  çok  sevdiğinizi  biliyorum.. Buna  rağmen  ve  sıkı  bir  İzmitli  olarak  sitemlerle,  kırgınlıklarla, keş kelerle  dopdolu  olduğumu  da  söylemesem  olmaz  diye  düşünüyorum.. Aslında  çok  uzun  yıllara  dayanan  kırgınlıklarımı  son  dönemlerde  yüreğime  basarak,  ruhumdaki   İzmit’i  kendi  hallerine  bırakmayı  kabullenmiş   bulunuyorum..İzmit  tarihinin  sararmış  sayfalarında  yok  olup  giden  onlarca  İzmit  çınarının  ah  ederek,  gözleri  dolu  dolu  anlattıkları  İzmit  düşüncelerini  televizyonumda  ve  dolayısıyla   binlerce  insanın  huzurunda   dinlemek  ve   dinletmek   en  ağır  yüküm  oldu  anlaşılan.. Her  nedense  tüm  bu  anlatılanlardan  ve  anlatan  kişilerin  bu  il  için  var  oluşlarının  öneminden  sonra,   o  günlerde  yaşanan   kahredici  duyarsızlığı,  adamsendeciliği   galiba  af  edemedim..  Asla  o  yüzleri,  sözleri  ve  sitemleri  atamadım  ve  silemedim  beynimden.. Vefasızlıklarsa   o,  bir  daha  geri  gelmeleri  mümkün  olmayan  eşsiz  değerlere   gösterilen  duyarsızlıklar   sonucu   oluşan  yanlışları  bir  türlü   beyinlere  kazıyamadığım,   ya da  bir  türlü  anlatamadığım   kişisel  küskünlüğüm.. Ama,  biliyorum,  hem  kaybettiğimiz  eski  İzmitli  büyüklerimizin  ne  demek  istediklerini  ve  dolayısıyla  beni  bir  gün  mutlaka   anlayacaklardır..
Gel  gelelim  bu  canım  şehirde  yaşıyoruz.. Bu  canım  şehri  seviyoruz.. Biliyoruz ki  bu  dünyada da  ahrette de  tek  mekanımız  İZMİT..  Şunu da  gayet  iyi  biliyoruz ki,  İzmit  zor  şehir.. Küçük  bir dev.. Sade  bir  vatandaşın  gözüyle,  yapılaşması  sorun,  sokakları  sorun,   yolları  sorun,  trafiği  sorun  ve  insanı  çileden  çıkartan  araç  park  meselesi  sorun.. Haaa   bu  yazdıklarımla  kimseyi  suçluyor  değilim.. Sitem  ettiğim  ve  kabahatli  bulduğum  öz  eleştirimdir.. Suçlu  biziz.. Malımıza  sahip çıkmayı   önemsemeyi   ve  adaletli  davranışlar  sergilemeyi   bir  türlü  öğrenememişiz..  Hakkaniyetle  konuşmak  gerekirse  Belediye  başkanları  ve   diğer  çalışanları  ellerinden  geleni  yapıyorlar..                  İzmit’i  geliştirmek,  süslemek  için  devamlı  arayış  içindeler..Bakınız,  İzmit   tarihi  adına  hayata  geçmek  aşamasında  olan  namı değer “ Tarih  Koridoru “  ve  bu  bağlamda  inanılmaz bir  şekilde  aslına   dönen   tarih  abidesi  Akçakoca  Mahallesi  ve  Kapanca  Sokak.. Ne  kadar  güzel  oldu.. Buram  buram  tarih  kokuyor  ve  bize  eski  İzmit  kültürünü  yaşatıyor..  Ama  dediğinizi  duyar gibiyim.. Maalesef ki  yetmiyor.. Daha  çokkk  işimiz  var.. Hem de  çokk  işimiz  var.. Şimdi  gelelim  madalyonun  diğer  yüzüne.. Evet,  bu  arada  tüm   güzelliklere   ihanet  eden,  hem  yöneticilerin   hem de   vatandaşların  baş  belası  olan,  öyle  fütursuz  insanlar  var ki  aramızda,  zor  yaşamımıza   zorluk  katmak  için  ellerinden  geleni  yapıyorlar.. Bizi  kahrediyorlar.. İçimizi  karartıyorlar.. İnsana  hayatı  zehir  ediyorlar.. Duyarsızlıklarıyla,  pislikleriyle,  adamsendecilikleriyle  kapkaranlık,  çözümsüz  birer   çukurlar  adeta..
Ben  bunlara  koyacak  ad  bulamıyorum.. Öyle  kötü ki  yaptıkları,  başkasının  ne  canına  ne de  malına  en  ufak  bir  saygıları  yok.. Çöplerini  atıyorlar,  tükürüyorlar,  kamuya  mal  olan  güzelliklere  zarar  veriyorlar  ve  altlarındaki  sözde   kıymetli   araçlarını  nereye  olursa   gelişigüzel  bırakıp  def  olup  gidiyorlar.. Bu  pervasız  araba  park  edişleri  olayın  vahametinin  bir  işareti  değimlidir  dostlar..  Arabalarını  park  ettikleri  yer   engelli  araçlar  için  ayrılmış  park  yeri  olabilir, kapınızın  girişi  olabilir,  özel  otoparkınızın  girişi  olabilir,  kaldırımınız  veya  yol  ağzı  olabilir.. Ve  bu  saygısızlıkları  sonucu   o  kıymetli  arabalar  insanların  gözünde   daracık  mahalle  sokaklarımızı  kilitleyerek  geçişe  engel  birer   teneke  yığını  olabiliyor.. Tıpkı  yıllardır  bizim  yaşadığımız  gibi..                            Bu  durumu  defalarca  anlattık.. Yetkililere  söyledik.. Yaşanan  olayları  örnek  verdik..  Ambulans  giremiyor,  itfaiye   giremiyor,  çöp  arabası  giremiyor,  insanlar  bu  olumsuzluklardan  dolayı  perişan  oluyor   dedik..   Olmadı.. Dahası  mahalle  sakinleriyle  bu  saygısızların  arasında  sık  sık  kavgalarda  çıkıyor  dedik.. Sonu  kötü  olacak  diye  korkuyoruz  dedik,  nafile.. Belki  sadece  İzmit  değil, ülkenin  pek  çok  yerinde  olay  böyle.. İyide,  oturup  kaderimize mi  yanalım.. Evimizin  yanmasına  seyirci mi  kalalım..Hastamızı  sırtlayarak mı  hastaneye  taşıyalım.. Haa  ne  yapalım,  söyleyin.. Bu  insanlığa  sığar mı.? Burada  bir  yanlışlık  var,  var da  çözüm  bulunamıyor.. Ne  yazık ki,  bu  vicdansızlara  caydırıcı  bir  çözüm  yokkkk..
  Dün  bir  arkadaşla  bu  çözümsüz   genel  sorun  hakkında  dertleşiyorduk..  Bana  çok  enteresan  bir  şey  söyledi  “ Sevcancığım bu  duyarsız,  sorumsuz   insanlara    Çöp   Kamyonu   deniyormuş                         biliyor musun”  dedi.. Hayır,  dedim.. Pis  ve  ruhsuz  oldukları  malumda  detayı  bilmediğimi  söyledim.. Bunun  üzerine   arkadaşım   yaşanmış  bir  olay  olduğunu  söylediği  hikayeyi  anlattı..
* Bir  kadın  havaalanına   gitmek  için   taksiye  binmiş.. Şoför  sağ  şeritten  giderken  siyah  lüks  bir  araba  park  ettiği  yerden  aniden  fırlayıvermiş..Şoför   arabaya  çarpmamak  için  sertçe  frene  basmış..Taksi  kaymış  ve  şoförün  mahareti  ile  siyah  araca  çarpmamış..Suçlu  olmasına  rağmen  siyah  arabanın  camından  başını  çıkartan  araç  sahibi  bağırmaya  ve  küfretmeye  başlamış..Taksi  şoförüyse  gayet  sakin,  ve  kibar  ona  gülümsemiş.. Hatta  içten  bir  şekilde  el  sallamış.. Kadın  bir  yandan  yaşadıklarının  korkusuyla  birlikte,  şoförün  tavrına  şaşırarak  bakakalmış..” Neden   böyle  davrandınız..Adam  neredeyse  arabanızı  mahvederek  ikimizi de  hastanelik  edecekti..Taksi  şoförü  gülümseyerek  “ Off  off  hanımefendi  Çöp  Kamyonu  Kanunu”  dedi..                                                   Kadın  “Çöp  Kamyonu  Kanunu mu.. O da  nedir” diye  sordu.. Taksici  “ Evet  efendim.. Pek  çok  insan  çöp  kamyonu  gibidir..Kızgınlığı, öfkeyi,  ahlaksızlığı    ve  adamsendeciliği  biriktirirler..Ancak  doldukça  bu  çöpleri  bırakacak  yere  ihtiyaç  duyarlar..Bu  bazen  ben,  bazen  siz,  bazen  çevreniz  olabilir..Siz  onlara  sadece  gülümseyin..  Onların  çöpünü  alıp  evinize,  sokağınıza  veya  çevrenize  dağıtmayın..Evet  sadece  gülümseyin”..  Galiba  bizlerde  böyle  yapıyoruz  sevgili  okurlar.. Ancak  nereye  ve  ne  zamana  kadar,  bilemem…     
 

Bu yazı toplam 937 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum