1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bu kazalar içlerini sızlatıyor mu?
Bu kazalar içlerini sızlatıyor mu?

Bu kazalar içlerini sızlatıyor mu?

Kabul ediyorum; 10 yıl önceki D-130 ile bugünkü D-130 arasında çok büyük fark var. Bahsettiğim yol bugün de 10 yıl önceki gibi olsa günün her saati trafik tıkanık olurdu. 30 kilometrelik yol 5-6

A+A-

Kabul ediyorum; 10 yıl önceki D-130 ile bugünkü D-130 arasında çok büyük fark var. Bahsettiğim yol bugün de 10 yıl önceki gibi olsa günün her saati trafik tıkanık olurdu. 30 kilometrelik yol 5-6 saatte ancak geçilirdi.

AKP'nin sekiz yıllık iktidarı ile ilgili olarak en çok övündüğü konu duble yollar. Karadeniz'de, İç Anadolu'da, Güney ve Doğu Anadolu'da çok daha düşük trafik yoğunluğu olan bölgelerde, duble yolları kısa sürede planlayıp tamamladılar.

Bu tablo içersinde D-130 Karayolunun Kocaeli sınırları içindeki bölümününde hâlâ eksiklerin, sorunların yaşanıyor olmasını iktidarın önemli bir ayıbı ve ilimize yapılan hakaret olarak değerlendiriyorum.

Son zamanlarda D-130 karayolunda, özellikle de Konca rampasında yine ölümlü kazalar meydana geliyor. Yerel gazetelerde hemen hemen aynı başlıklarla yolun bitmemiş olmasına vurgu yapılarak bu haberler duyuruluyor.

D-130'da topu topu 20 kilometrelik bölüm (Değirmendere-Karamürsel arası) yıllardır inşaat hâlinde, Konca rampasında askeriye çok uzun süre önce kamulaştırmaya izin verdi, tel örgülerini geri çekti. Ama müteahhit buradaki işi bir türlü bitiremedi.

D-130'da meydana gelen bütün kazalardan, ölümlerden yolun hâlini, eksiklerini sorumlu tutmak elbette haksızlık olur. Hızlı araç kullananlar, yorgun hâlde direksiyon başına geçenler, acemi sürücüler de kazaya neden oluyorlar.

Ama ben merak ediyorum. İktidar partisinin Kocaeli milletvekilleri, bu bir türlü bitmeyen D-130 karayolunun Kocaeli sınırları içindeki bölümünde, özellikle Konca rampasında meydana gelen ölümlü trafik kazalarını okudukça ne düşünüyorlar?.. Vicdanları biraz olsun sızlıyor, kendilerinin de bunda payı bulunduğunu düşünüyorlar mı?

Takım elbisenizi şimdiden alın

Bu yaz Türkiye'nin 81 vilayetinden toplam 550 milletvekili seçilecek. Her siyasi parti, her seçim bölgesinde, o seçim bölgesinin çıkartacağı sayıda aday belirleyecek.

Siyasete giren, seçim heyecanı yaşayan insanlarda kimi zaman mantık kaybolur. En cılız partinin listesinde aday gösterilenler bile seçimler yaklaşırken “Milletvekili oldum” havasına girerler. Adayların yakın çevresi, vatandaş gaz verir. Havaya sokar.

Bu bağlamda Türkiye'de binlerce milletvekili adayı olacak. Hele hele partiler aday listelerini açıklamadan önce, on binlerce aday adayı olacak.

Milletvekili seçilmek üzere meydana çıkanlar, kendilerine görünüm açısından bu sıfatın yakışması için takım elbise giymeye özen gösterirler. Erkek adaylar için takım elbise-kravatlı kıyafet “Bakın ben adayım ve milletvekili olmaya hazırım” havası demektir.

Bu durumu dikkate alan Türkiye'deki konfeksiyon sektörü, takım elbise üretimine ağırlık vermiş. Normalde Türkiye takım elbise tüketiminde çok üst düzeyde değildir. Memurlar haricinde günlük yaşamında takım elbise giyen çok azdır. Dolaplarda düğün veya nikahta kullanılmak üzere bir takım elbise bulundurulur. İhtiyaç duyulduğunda bu takım torbasından çıkartılıp giyilir. Bu nedenle nüfusumuza oranlı ölçüde takım elbise satışı yapılmaz.

Ancak seçim döneminde adaylar ve adayların yanında koşturmayı görev belleyenler sayesinde bu sektörde büyük talep patlaması bekleniyor. Sarar, Kığılı, Süvari, Damat gibi Türkiye'de erkek giyiminin önde gelen markaları her bedene uygun takım elbise üretip, stok yapmaya başlamışlar. Seçimler nedeniyle hazır giyim sektöründe satışların yüzde 50'ye varan oranda artması bekleniyormuş. Doğal olarak talep arttıkça, fiyatlar da yükselecek.

Önümüzdeki 3-4 ay içinde herhangi bir nedenle takım elbiseye ihtiyaç duyacaksanız, fiyatlar yükselmeden önce gidip üzerinize uyan bir takım elbiseyi, uygun fiyatla satın almanızı tavsiye ederim.

Ambulansa refakatçi binmesi yasak

Sağlık Bakanlığı önemli bir karar almış. Bundan böyle hasta nakledilen ambulanslara hasta yakınları refakatçi olarak alınmayacakmış.

Tabii istisnalar var. Emzikli bebek ya da kuvez içinde yenidoğan bebek naklinde hasta yakını bir kişi ambulansa binebilecek. Ama diğer durumlarda hasta ambulansta sadece görevliler ile birlikte olacak.

Bu karar yıllar içinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle alınmış. Ambulansa binen hasta yakınlarının görevlilerin işlerini aksattığı, panik yaparak sorun yarattığı gözlemlenmiş.

Yeni uygulama ile ambulansların da, ambulanslardaki hastanın da güvenliği artacak. Fakat uygulamada zorluklar yaşanabilir. Bazı vakalarda kimi hastaların yakınları ambulansa binmek için çok diretebilir, ısrar edebilirler. Ancak bu yasak uygulanmalı ve biran önce yerleşmeli. Hasta veya yaralı yakınları, ambulansın gittiği sağlık kurumuna arkadan başka bir vasıta ile ulaşmalı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.