1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Bu kent bizim, mücadeleye devam etmek zorundayız
Bu kent bizim, mücadeleye devam etmek zorundayız

Bu kent bizim, mücadeleye devam etmek zorundayız

Bazen, kent adına gerçekten çok büyük karamsarlığa gömülüyorum. İzmit’i çok dolu dolu yaşamış bir insanım. Çocukluğum, gençliğim. 

A+A-

70’lerin, 80’lerin, 90’ların İzmit’i.. Bence dünyanın en güzel, en medeni, en hoşgörülü, en demokrat şehri. Herkesin kendi inancında, örf ve adetlerine göre dilediği gibi yaşayabildiği, ama kimsenin kimseyi rahatsız etmediği  hoşgörü şehri.. O İzmit’i bugünkü kuşaklara, bugün bu şehirde yaşayanlara anlatmak çok zor, hatta imkansız.. Anlatmaya kalksanız bir çoğu anlayamaz. Bir kısmı da anlamak, inanmak istemez.. 
Bu şehrin ortasından tren geçerdi. Günde yaklaşık 60-70 kez çançanlar kapanırdı. En maganda İzmitli’nin yaptığı en büyük ayıp, demiryolu güzergahındaki beton bariyerlerin üzerinden atlayıp, karşıya geçmekti. 
Kimse gelişigüzel silah sıkmazdı bu şehirde. 
Kimse düğün konvoyları ile yolları kapatmaz, gürültü yapmazdı. 
Sokağa tüküren insan göremezdiniz.
Elinde cep telefonu ile sokakta bağıra bağıra yürüyen, telefonla kavga eden insanlar yoktu. 
Bütçesi oranında şık giyinirdi İzmitli. Temiz giyinirdi. 
Sokaklarda bu kadar çok dilenci, Suriyeli falan yoktu. 
Karasinek, sivrisinek vardı da,  bu kadar sokak köpeği yoktu. 
Doğalgazlı dev belediye otobüsleri de yoktu. Burunsuz Thames minibüsler bize yeterdi ve o küçücük minibüslerde bir de muavin olmasına rağmen, herkes oturacak yer bulabilirdi. 
Selam verirdik sokakta birbirimize. Yürüyüş Yolu yoktu belki ama, sokakta karşılaştığımızda birbirimize “Günaydın” derdik, “İyi akşamlar” derdik.
………………..
Şimdiki gibi AVM’lerimiz yoktu.  Pantolonu Küçükörs’ten, ayakkabıyı Moralı’dan, donu çorabı Çapraz’dan alırdık. 
Cebimizde kredi kartı, elimizde telefon yoktu. Ama mutluyduk. 
Fuarımız vardı. Yaz aylarında hepimiz fuar alanına koşardık. En ünlü sanatçılar, en renkli kumpanyalar fuara gelirdi. 
En elit tiyatrolar gelirdi İzmit’e. Bileti satışa çıktığı gün biterdi. 
Bir düğüne, bir cemiyete gittiğinizde sadece birbirleriyle kafa tokuşturan erkeklerle karşılaşmazdınız. Herkes davetli olduğu yere, eşiyle gelirdi. Sap gelmek, ayıp sayılırdı. 
Kocaelispor vardı..  Nasaş vardı, AEG Eti vardı. 
Fenerbahçe, Efes Pilsen, Büyükdere Boronkay İzmit’e gelirdi. 
Kağıtspor, Brisaspor vardı. İzmitli genç kızlar, basketbolda Türkiye şampiyonu olabilmek için birbirleri ile yarışırlardı. Salon her maçta dolardı da, kimse kızların bacaklarını seyretmek için gitmezdi. Herkes basketbol izlerdi.
………………..
Çok güzeldi, gerçekten çok farklıydı İzmit.. Siyaset saygındı, siyasetçi saygıdeğer. 
Gazeteci muteberdi, işadamı saygın ve yardımsever..
Maşukiyeli Ahmet, Tıs tıs Şemi, Deli Zekeriya, Limoncu Kemal, Dandy bile bu kentin 1 nci sınıf insanlarıydı. Hiç birimizin diğerinden farkı ya da üstünlüğü söz konusu olmazdı. 
…………..
Geçen hafta KYÖD lokalinin düğün salonu, terasının kebapçı lokantası olması ile ilgili bir yazı yazdım, “Artık bize pılıyı pırtıyı toplayıp düşer” demiştim. Bu yazıyı, sonra sakinleşince bir daha okudum.. Kendime kızdım.. 
Neyi bırakıp gidiyoruz, kime bırakıp gideceğiz.. 
Karşılaştığım pekçok dost, pekçok okur, “Nerede eski ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesi, nerede eski İsmet Çiğit” diye sitem ediyorlar. Hak veriyorum. Mevcut koşullarda en iyisini yapmak için çaba harcadığımızdan lütfen emin olunuz. 
İzmit adına, İzmit için, İzmitli için elimizden gelen mücadeleyi vermeye son nefese kadar devam edeceğiz.. 
Eski İzmit’i elbette giderek daha çok özleyeceğiz. Elbette eski İzmit’i bir daha hiç yaşayamayacağız. Ama bu şehir bizim. Belki yüzde 20’yiz, belki en fazla yüzde 40’ız. Ama bu şehirde biz de varız. Biz de yaşıyoruz ve bu şehrin gerçek sahipleri bizleriz. 
Öyle zoru görünce bırakıp, kaçmak yok. Siz bana ve benim gibilere destek verin.. Biz de sizden aldığımız güçle bu kent için, kendi yaşam biçimimiz, kendi örf ve adetlerimiz için mücadeleyi cesaretle sürdürmeye devam edelim. 
…………….
Değerli okurlar.. Geçen hafta; bu gazeteye önemli katkıları olan değerli arkadaşım, gerçek İzmitli Bekir Yıldız bir rahatsızlık geçirdi. Salı günü Bekir’le beraberdik. Pazar günleri 2 nci sayfada yayınlanan  “Yıldızlı Geceler” haberlerini getirmişti. “Abi kolumda bir uyuşma var. Çok iyi hissetmiyorum” dedi. “Hemen doktora, hastaneye git. Gerekiyorsa anjiyo yaptır” dedim. O gece hastalanmış Bekir. Kalp krizi teşhisi ile tedavi altına alındı. Muhtemelen bu hafta ameliyat olacak. Sizlerin huzurunda arkadaşım, kardeşim Bekir Yıldız’a acil şifalar diliyorum. Elinde fotoğraf makinası ile yine İzmit gecelerinde koşturacağı günleri bekliyorum. 
Saygılar, sevgiler. Bayramda bir yere gitmeyin. Herkes gidecek. Biz bu güzel İzmit’te şöyle 5-6 gün biz bize kalalım. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.