1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. Bu kent bu yüksek tansiyonu taşıyamaz
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu kent bu yüksek tansiyonu taşıyamaz

A+A-

Taşıyamıyor.

Taşıyamaz.

Elbette iktidar ve muhalifleri arasındaki hafta sonu cami polemiğine kadar uzanan gerilim siyasetinden bahsediyorum.

31 Mart seçimlerinde bu kentte bir değişim oldu. 15 yıl aradan sonra Millet İttifakı sayesinde CHP belediye kazandı.

CHP’li Fatma Kaplan Hürriyet, İzmit’te zorlu bir yarışı rahat denebilecek bir sonuçla kazandı. Ama sadece o değil, Türkiye genelinde Millet İttifakı sayesinde CHP çok önemli Büyükşehir belediyelerini aldı: İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Mersin gibi illerdeki başarı CHP’ye enerji ve seçim arenasında psikolojik bir üstünlük verdi.

 

O ALGININ SONUÇLARI
Bununla ilgili en iyi tahlili geçtiğimiz hafta Sevgili meslektaşım- kardeşim İlker Akşit yaptı.

Bu psikolojik üstünlük ile yıllardır seçim ezikliği yaşayan CHP tabanı, kendi gözünde İstanbul’u kazanan Ekrem İmamoğlu’nu bir anda Cumhurbaşkanı ile aynı seviyeye oturttu.

Aynısını İzmit’te yaşayanlar da Fatma Kaplan Hürriyet için uygun görüyorlar. Onlar da gönüllerinde Hürriyet’i ile Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ı eşitlediler.

İyi de kazın ayağı öyle değil!

Siyaseten sevebilirsiniz ama ne İmamoğlu, Erdoğan’ın dengi, ne de Hürriyet, Büyükakın’ın…

11 ilçe belediye başkanı daha var. Tahir Hoca onlara nasıl davranıyorsa Fatma Hanım’a da öyle davranıyor. Protokol neyse o

Ama CHP’liler ve muhaliflerin gözündeki eşitleme, siyasetin yapılış rengini de belli ediyor.

 

SÜREKLİ ÇATIŞMA ORTAMI YARATILDI

Özgür Kocaeli’nin başına geldikten sonra her iki isim de –sağolsunlar- ziyaretime geldi. Fatma Kaplan Hürriyet’e de Tahir Büyükakın’a da “İzmit’in menfaatleri için birlikte hareket edin” dedim. Her ikisi de olumsuz konuşmadı. Ama her ikisi de temkinliydi.

Belki çevre etkisi yaşanmasa birlikte hareket kültürü de gelişebilirdi. Ama o CHP’lilerin iktidar açlığı durumu engelliyor. Sürekli bir çatışma ortamı yaratıldı. Bakın hiçbir yetkisi olmadığı halde Halkevi meydanı konusunda İzmit Belediyesi, proje hazırladığını söylüyor. Üstelik Büyükşehir’in bu konuda çalışması tam gaz sürerken bunu söylüyorlar.

Geçtim, Yuvacık Barajı, golf arabası, akıllı telefon, kiralık araba saçmalığı daha yeni yaşandı.

 

CHP’DE ŞİMDİDEN KOLTUK REKABETİ BAŞLAMIŞ

Neden böyle oluyor?

Her Perşembe TV 41’de saat 20.00 ile 22.00 arasında Çağdaş Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni değerli ağabeyim Sadun Çetin ile haftayı analiz ediyoruz. Geçtiğimiz Perşembe yaptığımız programda ben bu kentin bu tansiyonu taşımayacağını ama CHP’nin neden bu kadar agresif bir siyaset güttüğünü anlamadığımı İlker’in yazısını örnekleyerek söyleyince Sadun Abi bombayı ortaya bıraktı:

Sevgili Adem, CHP Büyükşehir’i almak adına umutlandı. Ama sadece Fatma Hanım’ın bu konuda beklentisi yok. Onun gibi Haydar Akar ve Tahsin Tarhan da büyükşehir belediye başkan adayı olmak istiyor. Herkes kendini göstermek istiyor.”

Bana bir aydınlanma geldi…

Mesele sadece CHP’nin Ak Parti’ye yüklenmesi değilmiş, mesele aynı zamanda bazı CHP’lilerin “Ben de buradayım” deme yarışıymış…

Anlayacağınız daha seçime dört yıl var ama göz gözü görmüyor. Büyük bir rekabet var. Hem CHP içinde hem de CHP ile Ak parti arasında…

Oysa ilk dört yıl herkes kent menfaatlerini düşünerek hareket edebilirdi. Yapmadılar. 5 bin metre yarışını 100 metre koşar gibi koşma gayretine girdiler. Ama birileri bu koşuyu bitiremez, çatlar.

Bu kent de bu tansiyonu taşıyamaz.

Taşıyamıyor.

Sonra mesele cami polemiği gibi içinden çıkılmaz bir hale geliyor.

 

CAMİYE AYAKKABIYLA GİRDİLER POLEMİĞİ

Ne oldu orada?

Şener İnce, karşı atak yapabilmenin heyecanıyla Hürriyet’in fotoğrafını görünce büyük tepki göstermiş. Haber önce Fikir’de çıkmış. Bizim arkadaşlar bana da attı, o fotoğrafı. Yeşil renkli halı, düzgün saf tutmaya yarayan ve alınların secdeye dediği kırmızı çizgiler… Arkada her camide bulacağınız ayakkabılık. Ve ayaklarda ayakkabılı birçok insan çok şaşırdım. “Ama bir şey var mutlaka. Bu kadar insan buraya bile bile böyle girmiş olamazlar. Bizim toplumumuzda her ne düşünceden olursa olsun insanlar bir camiye böyle girmez” diye düşündüm.

Varmış; evet orası eski bir mescitmiş. Halıları değişmemiş ama şimdi yatakhane ve ardiye olarak kullanılıyormuş.

Kıyamet koptu. Başlarına taş düşse bizden bilecek bazı aklı kıtlar meselenin özünü konuşmak yerine “Özgür Kocaeli bunu neden haber yaptı” demişler ama sonra herkes manşetine, birinci sayfasına taşıdı. İnternet siteleri gün boyunca üçer beşer haber yaptı da günün polemiği olduğu anlaşıldı.

Neyse…

Biz haberi tarafların tüm detaylarıyla verdik.

 

GOLF ARABASI TARTIŞMASI NEYSE CAMİ TARTIŞMASI DA O

CHP kanadı mağdur edildiklerini söylüyor. Büyük gürültü çıkıyor.

İyi de daha geçen hafta golf arabası ile ilgili ulusal basında birinci sayfalara taşıttığınız haberlerin doğru olmadığı ortayı çıkınca söyledikleriniz ortada.

Biliyorsunuz,  Golf sahası olmayan şehre 270 bin liraya golf arabası alındı” iddiası fos çıkmıştı. Çünkü o parayla 18 akülü araç alınmıştı. Bunlar büyük parklarda çöp toplamak ve çimenler üzerinde rahat hareket edebilsin diye alınan araçlardı. Öyle zengin sporu golf yapılsın diye para saçılmış işler değildi. Peki, CHP kanadı bu asılsız iddiayı savunmaya nasıl devam etti:

O zaman ihaleye golf arabası yazmasaydınız.”

İyi de kardeşim bu arabaların adı golf arabası, ne yazacaklardı?

Siz böyle kolaylıcılığı seçerseniz karşınızdakilerin eli de armut toplamıyor. O zaman Ak Partililerin de cami polemiğinde “Orası eski bir mescit, kullanılmıyor olabilir ama siz yine de özen gösterebilirdiniz” deme hakkı doğar. “Gördün halıdaki saf şeritlerini çıkarsaydın ayakkabılarını” derler.

 

BIRAKIN ŞU GERGİNLİĞİ

Dönelim başa…

Hepsi yanlış işler. Bunların hiçbiri yaşanmamalı, bunların hiçbiri söylenmemeliydi.

Herkes yanlış yaptığını kabul etmeliydi. Ama olmuyor, işte.

Dediğim gibi, bu kent bu tansiyonu taşıyamaz, taşıyamıyor.

CHP’liler gelecek umudunuz mu var, iyi işler yapın gösterin Kocaeli halkınaŞu gerilim siyasetinden vaz geçin. Siyaseten elbette önemli isimlerinizi sevebilirsiniz ama kent yönetilirken herkes yerini bilmeli.

Ak Partililer de iddialarını gündeme getirirken meselenin tüm boyutlarını görerek yapmalı.

Bırakın şu gerginliği…

Mesele İzmit ise gelin Cedit’i konuşalım.

Temizliği konuşalım.

Yürüyüş Yolu’nu konuşalım.

İzmit için neler yapılabilir onu konuşalım.

Böyle giderse bu kent zarar görecek, gelin bunu konuşalım.

Bu yazı toplam 2755 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum