1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bu kentte yaya terörü var!
Bu kentte yaya terörü var!

Bu kentte yaya terörü var!

SS 5 Nolu Şehiriçi Minibüs ve Otobüsçüler Kooperatifi Başkanı Mustafa Kurt bu hafta VIP Röportajları’na konuk oldu. Kurt, yılan hikayesine dönen birleşme konusundan trafik sorununa kadar

A+A-

SS 5 Nolu Şehiriçi Minibüs ve Otobüsçüler Kooperatifi Başkanı Mustafa Kurt bu hafta VIP Röportajları’na konuk oldu. Kurt, yılan hikayesine dönen birleşme konusundan trafik sorununa kadar birçok konuda soruda sorularımızı yanıtladı. Özeleştirisini verdi, samimi yanıtlarla içini döktü.

5 ve 13 Nolu kooperatifler arasındaki birleşme ne durumda?

Birleşme 40 yıllık bir sorunumuz. İki ana, büyük kooperatif 5 ve 13 nolu kooperatif ve yavru kooperatifler bu birleşmenin içine giriyoruz. Yavru kooperatifler; 60 Nolu Gültepe, 124 nolu Umuttepe kooperatif. Bu zamana kadar iki ana kooperatif büyük bir rekabet süreci yaşamıştır. Bu o kadar büyük ve yıpratıcı bir rekabet süreci oldu ki; insanlar kendi ticari hayatlarını bile riske attı. Bu büyük rekabetten dolayı Derince’de 101 numaralı kooperatif, dolmuş taksiler gibi yapılar ortaya çıktı. Bu bizim rekabetimizden dolayı ortaya çıkanlar, ranta ortak oldu. Ama artık Türkiye genelinde olduğu gibi ilimizde de Belediye ulaşıma elini koydu. Belediye bir taraftan da bu işi yapacağım diyor. Belediye geçtiğimiz günlerde 50 tane doğalgazlı otobüs aldı. Yine bizimle rekabete

başladı.

En fazla rekabet büyükşehir ile…

En büyük rakibiniz Büyükşehir Belediyesi mi?

En büyük rekabeti belediye ile yapıyoruz. Biz şu anda 13 nolu ile uykudan uyanır gibi uyandık. Belediye 50 otobüsle ekmeğimize ortak oldu. Belediye de bu işten zarar ediyor. 7 trilyon zararları var. Belçika ve Hollanda’da Belediyeler, yerel yönetimler yüzde 25 katkı veriyor. Bugün Kocaeli’de bu bize destek olarak gelse çok farklı olur. Kalite de artar. Hizmet de güzelleşir. Fiyatlar da ucuzlar. Bu da düşünebilir. Tekrardan birleşmeye dönecek olursak 5 ve 13 nolu kooperatiflerin birleşmesi yüzde 80 oranında tamamlandı. Bu birleşmeyle artık para ortadan kalkacak, kartlı biniş sistemi devreye girecek. Fazla yolcu almak, duraklarda fazla beklemek gibi şeyler tarihe karışacak.

Minibüsçüye faydaları

Kooperatiflerin birleşmesinin şoförlere ve araç sahiplerine ne faydası olacak, anlatır mısınız?

İki kooperatif arasında büyük bir rekabet olduğu için kar zarar hesabı yapmadan bütün arabaları çalıştırıyoruz. Kalkış ve varış noktaları boyunca yarış devam ediyor. Çenesuyu’dan Yahyakaptan’a bir kovalamaca oluyor. Bu ortadan kalkacak. Fazladan mazot alınmayacak. Arabalar yıpranmayacak. Şoför maliyeti azalacak. Bugün bir şoförün bize maliyeti bin 500, 2 bin lirayı bulacak. Arabaların periyodik bakımları düzenli olarak yapılacak. Yedek parça maliyeti azalacak. Arabalar eskisi gibi sürekli, hor kullanılmayacağı için bakım maliyetleri azalacak.

Vatandaşa faydaları

Bu birleşmenin vatandaşa bir faydası olacak mı?

Vatandaş hiçbir şoförümüzden memnun değil. Fazla beklemeden, yarış yapılmasından, çok fazla korna basılmasından şikayetçi. Artık bu sistemle bu şikayetlerde azalma olacak. Artık durakta fazla beklemeler olmayacak, yarış sona erecek. Parayla biniş kalkınca insanlar Kent Kart ile binince onlar da rahat edecek biz de. Kent Kart’lardan tahsilat yapacak. Esnafımız belirli aralıklarla gidip parasını bankamatiklerden alacak. Biz bu birleşmenin bir an önce olmasını istiyoruz. Belediye de bunu istiyor.

Belediye 50 otobüsü alınca uyandık!

Büyükşehir’in elli tane doğalgazlı otobüs alması, 40 yıldan beri devam eden birleşme sorununu sizin açınızdan hızlandırdı değil mi?

Belediye bu elli tane otobüsü almasaydı, birleşir miydik bilmiyorum. Bu otobüslerden sonra bizim işlerimizde çok büyük bir azalma oldu. 120 tane belediye otobüsü var. Bunlardan sekseni bizim güzergahlarda çalışıyor. Gebze’nin nüfusu İzmit’in nüfusundan biraz fazla ama Gebze’de bu kadar belediye otobüsü yok. Potansiyel en çok bizim hatta olduğu için en çok otobüs bizim hatta. Körü körüne zarar ediyorum. İlla bu işi yapacağım demek de mantıklı değil. Biz zaten 18 ayrı grupta kart sahibini bedava olarak taşıyoruz.

Bin beş yüz kişi bizden ekmek yiyor

Bu sektörde kaç kişi ekmek yiyor?

Pireli fabrikasının yaratmadığı iş hacmini biz yaratıyoruz. Derince ve İzmit arası kooperatiflerden bin beş yüz kişi ekmek yiyor. Hizmeti vermeden parayı peşin alıyoruz. Lokantaya gidiyorsun; bir garson etrafında pervane olur. Onu getirir, bunu getirir. Uğraşır didinir. Sana hizmet eder. Yemeğini yersin, tatlın gelir, üzerine çay içersin. Sonra paranı ödersin. Ama biz vatandaş daha mindere oturmadan, koltuğuna yerleşmeden parasını alıyoruz. Bu anlamda belki de tek sektörüz. Hizmeti vermeden parası veren müşteri haklıdır. Müşteri velinimetimizdir. Ankara’daki federasyon ve konfederasyon başkanlarının lobi çalışması yapması. Esnafı koruması lazım. Orada yan gelmişler yatıyorlar. Her üye adına aidat ödüyoruz. Bizi temsil etme konusunda sıfırlar.

Metro değil ama metrobüs olabilir

Başkan’ın VIP Röportajları’nda metro bu kent trafiğini bozar açıklamasına siz biraz bozulmuşsunuz diye duyduk.

Metro, İstanbul’da olmalı. Ama İzmit’e daha çok erken. Bu arada metroya bana zarar gelecek, maddi olarak kaybım olacak diye karşı değilim. Metroyu zaten nereye yapacaklar? Merkez Bankası’ndan ordan bir kazık çaksan o kazık zaten kayboluyor. Metrobüs demiş Başkan. Biz metrobüs olabilir diyoruz. Hatta bunu da bizi versinler. Hafif raylı sistem de olabilir.

Zam hakkımız

Yakın zamanda minibüs ücretlerine bir zam yapılması gündemde mi?

Türkiye’de en ucuz yolcuyu biz taşıyoruz.  28 aydır zam almıyoruz. Kent Kart’a geçtik. 1. 30 TL’lik tarifeyi 1. 20 TL’ye düşürdüler. Bu birleşmenin ardından hak ettiğimizi alacağız, bir zam alacağız diye düşünüyorum. En son zam aldığımızda akaryakıtın litre fiyatı 1. 72 TL’ydi. Şimdi 3 TL’yi geçti. Stopaj arttı, vergi arttı. Yedek parça maliyetleri arttı. Arabaların bakım masrafları arttı. Sigortasız şoför çalıştırılmıyor artık. Şoförlerin maliyetleri arttı. 28 aydan beri her şeyin maliyeti arttı. Ama biz aynı fiyata yolcu taşımaya devam ettik. Sıkıntılarımız var ama birleşmenin ardından bu sorunlarımızın çözüleceğini düşünüyorum.

Paralı binişin ne zaman kalkması planlanıyor?

Yılbaşı itibariyle paralı binişin tamamen kalkması hedefleniyor. Derince ve İzmit’teki kooperatifler bireysel olarak bunun imzalarını atıyor. En geç şubat ayında paralı binişin kalkmasını istiyoruz.

İlimizde minibüs hatları ne kadardan alıcı buluyor. Çok fahiş fiyatlar söz konusu mu?

Çok acil bir durum olmadığında hattını satan yok. Alıcı ve satıcı arasında bir şey. Kooperatif olarak bu konuda bir ortalama fiyat söylememiz de doğru olmaz.

Önüne gelen şoför olamıyor

Zor bir iş yapıyorsunuz. Sizin bulunduğunuz hatlarda kazalar azaldı mı?

Biz çok zor, rizikosu bol bir iş yapıyoruz. Allah’ın verdiği canı taşıyoruz. Eskiden bu kadar trafik yoktu. Bu kadar yaya yoktu. Sabahın beşinde kalkıyor. Gece yarısına kadar hizmet veriyoruz. Her türlü insan biniyor. Yaşlısı, genci biniyor. Bizi eleştirenler bunları görmemeliler. Kazalar azaldı. Büyükşehir artık herkese eğitim veriyor. Sonrasında teste tabi tutuyor. Bu şoförler sertifikayı alabilirse arabalarda çalışabiliyor. Araç sahibi de şoför de sertifikayı almadan bir şey yapamıyor. Önüne gelenin şoför olması dönemi kapandı. Arabalar da yenilendi. En düşük arabamız 2006 model.

Ne 15 bin TL’si, ancak 2 bin kazanabiliyoruz

Minibüs ayda ne kadar kazanıyor. 10 bin, 15 bin TL’yi buluyor mu aylık kazancınız?

Yok canım ne 10 bin TL’si. Böyle rakamlar kesinlikle yok. Bırakın bu rakamları bunların değil yarısını, çeyreğini bile kazanamıyoruz. 2005 yılında kazandığımız parayı bugün kazanamıyoruz. O zamanlar ortalama ayda 2 bin TL ile 2 bin 500 TL kazanıyorduk. Bugün de baktığınız zaman aynı parayı kazanıyoruz. Uzaktan davulun sesi hoş geliyor. Bir arabanın ortalama gideri 2 bin 500 TL’dir. Şoför çalıştırmayan biraz daha fazla kazanır. Maksimum kazananın geliri 3 bin 500, 4 bin TL’yi bulur. Yok nerede bu paralar. Şoför de bin, bin 500 TL kazanıyor. Bizim amacımız hizmet üretmek. Bunu yaparken eve ekmek götürmek istiyoruz. Biz şu anda eve ekmek götürme derdindeyiz.

Geri geri yanaşmaya çalışan acemi bütün trafiği tıkıyor

İzmit’teki trafik sıkışıklığında sizin suçunuz ne?

Trafik konusunda hep bizi suçluyorlar. Hikmet Erenkaya zamanında Heykel’den giriyor, Demiryolu’nun üstünü kullanıyorduk. Sonra Hikmet Erenkaya geldi, bu sistemi değiştirdi. Kuryapı’dan girdik, Alemdar’dan Çocuk Parkı’na çıktık. Şu anda biz Demiryolu’nun altını hiç kullanmıyoruz. Trafik bakın ne durumda. Trafik felç olmuş durumda. Bunda özel araç sayısının fazlalığı etken. Şimdi bakıyorum aynı adam, özel arabasıyla kenti dört dönüyor. Sürekli aynı güzergahlarda dolaşıyor. Kent merkezinde trafiğin en yoğun olduğu yerlerde tur atıyor.

Yayaların yolları gelişi güzel kullanması ve hiçbir trafik kuralını umursamaması, yaya geçitlerini kullanmadan her önüne gelen yerden yolun ortasına atlaması trafiği tıkadığı gibi sizi de sıkıntıya sokuyor değil mi?

Bu kentte yaya terörü var. Örneğin İzmit’in en işlek caddesi Alemdar’dan karşıya postanenin önünden geçen var. Birkaç adım sonrasından geçen var. Arabayı durdurup önüne atlayan var. Her yerden geçen var. 10 saniye adam trafiği durdursa trafik kullanıyor. Yayada trafik bilinci, trafik kuralı yok. Bana diyorsa kırmızıda geçmeyeceksin diye yayaya da diyeceksin geçme. Ama bizim yayamız da ne yaya geçidi kullanma bilinci var, ne de trafik kuralı bilinci.

Kent genelinde uygulanan paralı otopark sisteminden minibüs esnafı rahatsız mı?

Çok rahatsızız. Bu sistem hemen kaldırılmalı. Acemi bir adam ya da bayan geri geriye yanaşacağım diye trafiği en az bir dakika trafiği durduruyor. Bu caddelerde park olmamalı. Bizim bir önerimiz var. Örneğin bayram günlerinde 3 gün şehre özel bir araç sokulmasın. Üç gün kimse şehir içine araba park etmesin. Bakalım ne olacak? Bir toplu taşımayı özendirelim. Bir de bunu deneyelim diyoruz.

Öğrenciyi balık istifi götürmek istemiyoruz

Umuttepe’de öğrenciler balık istifi taşınmaya devam edecek mi?

En büyük sıkıntımız Umuttepe. Burada mesafe uzun. Çenesuyu’ndan Umuttepe’ye 24 kilometre. Bu güzergahta öğrenci çok azdır. Sivil çok azdır. Burada mesafe uzun olduğundan, öğrencilerin yoğunluğunda bir artış olduğundan buradaki yoğunluk azaltılamadı. Öğrenci yoğunluğu bir anda artıyor. Hangi saatin yoğun olduğu bilinmiyor. Öğrenci biz balık istifi gidiyoruz diye şikayet ediyor. Biz de istemiyoruz. 2 dakikada 1, 1 dakikada 1 araba koyuyoruz. Buna rağmen yoğunluğun önüne geçemiyoruz. Birleşmenin ardından biraz daha düzen gelmesini bekliyoruz.

Siftah yapmayan adama kart gösterip geçince sıkıntı oluyor

Bu röportajda 18 kart sahibini bedava taşıyoruz dediniz. Bu kart sahiplerinin otobüsleri ücretsiz olarak kullanmasında bir sorun yaşanmıyor değil mi?

Bu insanların otobüse binmesinde bir sorun yaşanmıyor. Onlara verilmiş bir haktır bu hakkı kullanıyorlar. Hiçbir şoförümüz de kanunen bu hakka sahip kart sahiplerine binmesin, taşımayacağım diyemez.

Sıkıntı oluyor mu?

Sıkıntı olmuyor desek yalan olur. Şunu söylemek istiyorum; Şoför sabahın beşinde çıkıyor. Daha siftah yapmamış. Biri geliyor kartını gösterip geçiyor. Bedava oturuyor. İki adım gidiyorsun bir kişi daha biniyor. O da kart gösterip geçiyor. Para vermeden oturuyor. Böyle şeyler olunca insanın canı sıkılmıyor dersek doğru olmaz. Şehidimizi, gazimizi, özürlümüzü elbette taşıyacağız ama Mehmet Emin Karamehmet’in Turkcell faturasını taşıyan postacıyı bedava taşımak zorumuza gidiyor.  486 araba var. Bin tane şoför var. Bunlara ekmek veriyoruz. Bunun tamircisi, yıkamacısı, benzincisi var, bir sürü yan sektörü var.

Mustafa kurt kimdir?

İzmit’ten Sopalı’ya kadar çok geniş bir minibüs kooperatifinin, bu kentin en büyük minibüs kooperatifi olan SS 5 Nolu Şehiriçi Minibüs ve Otobüsçüler Kooperatifi’nin 5 yıldır Başkanı. 29. 10. 1967 Trabzon doğumlu. Evli 3 çocuk babası. Mimar Sinan Lisesi mezunu.

Röportaj: İlker AKŞİT

[email protected]

Bu haber toplam 1954 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.