1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Bu millet bölünmez, bu devlet yıkılmaz 
Bu millet bölünmez, bu devlet yıkılmaz 

Bu millet bölünmez, bu devlet yıkılmaz 

Pazar günü doğal olarak  gazetemizin kıdemli ve değerli  elemanı Hüseyin Fehmi Özen’in şehit oğlu Abdül Samet Özen’in cenaze töreni için Kandıra’nın Süllü köyündeydik..

A+A-

Şehit acısı, ilk kez bu kadar yakınımıza düşmüştü. Çok cenaze törenine katıldım. Çok tanınan, çok sevilen insanların cenaze törenlerinde bulundum. Ben pazar günü Kandıra’nın Süllü köyündeki gibi bir cenaze törenine, böylesi bir kalabalığa hiç tanık olmamıştım. 

Biz İzmit’ten erken çıktık.. Kandıra yolu kenarları karla kaplı. Hava çok soğuk, yolda yer yer buz var. Süllü köyüne gitmek için  Kandıra merkeze kadar gitmeniz lazım. Merkeze girmeden, kavşağı geçince sağa sapıyorsunuz. Köye birkaç giriş varmış. Askerler girişlerden birini kapatmış. Bu yolu cenaze sonrası çıkış için ayırmışlar. Yani, Süllü köyüne pazar günü bir yoldan sadece giriş, bir yoldan da sadece çıkış veriliyor. 

Saat 11.30 gibi Süllü köyüne ulaştık.  Öğlen namazına daha 1.5 saat var. Ama Süllü köyü girişinden itibaren trafik tıkanmış. Boş bulduğumuz bir yere arabayı çektik. İnsanlar yukarıya doğru yürüyor. Belli ki camiye doğru gidiyorlar. Takıldık peşlerine.. Çamurlu, karlı yoldan bir hayli yürüdük. Üstelik bir Aşağı Süllü, bir Yukarı Süllü varmış. Bizim Fehmi’nin memleketi Süllü köyü. Şehit oğlu Abdülsamet burayı çok sever, sık sık gelirmiş. Yetkililer “Cenaze nereden kalkacak?” diye sorunca Fehmi “Kandıra’nın Süllü köyünden” demiş. 

Ben yolda birkaç yerde soğuk taşların üzerinde oturup dinlenerek, rampa tırmanırken oğlum Can’ın koluna girerek-artık iyice yaşlanmışım- Yukarı Süllü Camii’nin avlusuna ulaştım. 

Kandıra Belediyesi temizlik ekipleri, çevreye, taşlar üzerine keçeler, muşambalar yayıyor. Cami avlusuna varınca, yaşlılar için kenarlara sandalyeler koymuşlar. Birini boş buldum, oturdum.. Cenaze için gelen herkes benim önümden geçiyor.. Vali, Bakan, Büyükşehir Başkanı geldi. Askerler düzeni sağlıyor. Pırıl pırıl giysileri ile Askeri Bando geldi. AK Parti heyeti, CHP heyeti, MHP heyeti gruplar halinde geldiler. Milletvekillerinin herhalde hepsi oradaydı. 
Ama hepsinden önemlisi. Herhalde bütün Kandıra, Kandıra’nın çevredeki bütün köylerinin insanları gelmişlerdi. Kadınlar kendilerini tutamıyor, ağlıyordu. Türk Bayrağı’nı vücuduna sarmış, omuzuna atmış yaşlı insanlar.. Türk Bayrağı’nı eline almış gururla sallayan genç insanlar. Ezan vaktine kadar sürekli dualar okundu. Ezan vaktine yarım saat kala artık Yukarı Süllü Camii’nin önündeki çok geniş alanda bir kişinin gireceği yer kalmamıştı. 

Ne bir tek slogan atıldı. Ne en küçük bir taşkınlık. Dua etti insanlar sürekli. Herkesin gözleri buğuluydu. Açıkça fark ediyorsunuz ki, herkesin yüreği kanıyordu.

Bizim Fehmi çok mütevazı,  çok sıradan bir insandır. Oğlu Şehit Abdül Samet de öyle. Yıllar önce kopmuşlar Süllü’den. Şehit, İzmit’te doğmuş. Ama ata toprağından hiç vazgeçmemiş.. Pazar günü cenazede 10 bin, belki daha fazla insan vardı. Buz gibi havada. Karla kaplı yollarda insanlar ellerinde bayrak, yüreklerinde şehit acısı ile Yukarı Süllü Camii’ne koştular..

Orada,  meydanın kenarında bir tahta iskemlenin üzerinde oturmuş, ayak parmaklarım donmasın diye ayaklarımı sürekli yere vururken düşündüm. 

Bu milleti bölmeye, kardeşe kardeşe kırdırmaya kimsenin gücü yetmez. 

Bu devlet, bu vatan kesinlikle bölünmez. Çok farklı bir toplumuz biz.. Kimse bu toplumu saf köylü sanmasın. Ne versek onu yer, sesi çıkmaz diye düşünmesin. Akıllı ve onurlu insanlar.. Çıkın şehir merkezlerinden köylere. Gidin bakın İzmit’in merkezine 62 kilometre uzaklıktaki Süllü’ye.. Vatanına milletine bağlı, saygılı, şehidine karşı tutkun, tutkulu.. Ama her daim vakur, her daim barıştan, kardeşlikten yana insanlar..

Şehit Abdül Samet’in cenazesinde çok etkilendim. Cenaze namazı kılındı, şehit toprağa verildi. Cenazeye gelen protokol, kendilerine ayrılan yoldan hiç takılmadan çıkıp, gittiler. Geri kalan on binlerce insan, saatlerce bekledik. Çünkü trafik tamamen kilitlenmişti. Süllü Köyü içinde arabalar tıkanmıştı. Ayaklarım dondu. Belki hastalanacağım. Saat 15.30 gibi Süllü’den biraz da uyanıklık yapıp çıktık. Bu tabloyu gördüğüm, yaşadığım için, ülkem adına, ülkemin geleceği adına içimde çok büyük bir umut ışığı yanmıştı.

Benim ülkemin insanları, vatansever.. Benim ülkemin insanları devletine saygılı, herkese karşı kardeşlik duyguları ile dolu. Üstelik kimse onlara “Saf köylü” gözüyle bakmasın. Süllü’de çok insanla konuştum. Nelerin olup bittiğini, şehirlerde yaşayıp, sadece çıkarını düşünen insanlardan çok daha iyi değerlendiriyorlar.  Artık eminim. Bu ülkede bugünlerde yaşadığımız acı olaylardan daha kötüsü olmaz. Rejim nasıl olacak, lider kim, Başkan kim olacak. Bunlar emin olun teferruat. Bu millet var ya bu millet. Bu millet yıkılmaz. Kimse yıkamaz. 

Prof.Güneş’in Kandıra’daki havası 
Dünkü yazımda da söz etmiştim.. Bizim gazetenin 25 yıllık çay ocağı sorumlusu, Şehit Babası Hüseyin Fehmi Özen’in il protokolündeki en önemli dostlarından biri Kocaeli eski Milletvekili Prof.Dr.Hurşit Güneş’ti. Güneş yıllar önce ilk kez gazeteye geldiğinde, kendisine kahve getiren Fehmi’ye “Sen nerelisin. Böyle kahve yapmayı nereden öğrendin?” diye sormuş, Fehmi’nin Kandıralı olduğunu duyunca, “Hemşerim” diye boynuna sarılmıştı. Sonraki pekçok ziyarette,  Şehit Babası Fehmi ile Hurşit Güneş’in Süllü’den ortak tanıdıkları da çıkmıştı. Prof.Güneş ne zaman gazeteye gelse, “Hemşerim” diye önce Fehmi’ye sarılırdı.

Cumartesi günü Kayseri’de elim olay yaşandı, Fehmi’nin oğlu Abdül Samet şehit düştü. Ben Hurşit Hoca’yı aramadım.  Adamsa, memleketle ilgileniyorsa, O öğrenip, arar diye düşündüm. Cumartesi gecesi aradı Hurşit Güneş.. Telefonda sesi sanki ağlar gibi geliyordu. “İsmet benim hemşerimin oğlu şehit olmuş. Az önce Fehmi’yi de aradım, başsağlığı diledim. Çok üzgünüm” dedi. Cenazenin Süllü Köyü’nden kalkacağını söyledim.

Pazar günü Yukarı Süllü’de cenaze namazı bitti. O izdiham yaşanan cami avlusundan çıktık. 1-2 km. aşağıdaki Aşağı Süllü’deki caminin avlusunda sigara molası vermiş oturuyordum. Hurşit Hoca yukarıdan aşağıya iniyordu. Hurşit Güneş boyu-posu ile fark edilmeyecek adam değildir. Ama İzmit’te birkaç kez dolaşmıştım. Selam veren insan sayısı bile çok azdı. Güneş, Aşağı Süllü Camii bahçesinde beni görünce geldi. Ama doğru dürüst el bile sıkışamadık. O’nu gören bütün Kandıralılar yanına koşuyor, elini sıkıp, sarılıyordu. Şaşırdım, “Hocam İzmit’te hiç bu kadar havan yok. Sen Kandıra’dan çıkma” dedim.  “Buralar böyledir “ dedi. “İnsanlar dosttur. İnsanlar candır. Bizi de tanır, severler..” 
Eğer Türkiye’de dar bölge sistemine geçilse, Kandıra bir seçim bölgesi olsa, Hurşit Hoca o seçim bölgesinde bağımsız adaylığını koysa, yine uzak ara kazanır. Süllü’de bunu gördüm. Hurşit Hoca yanımızdan uzaklaştıktan sonra, O’nunla sohbet eden bir yaşlı Kandıra köylüsüne “Nasıl bilirsiniz” diye sordum.  “Güneş’ler bizim buraların sembolüdür. Hurşit Bey iyi insandır. Dost insandır. Bize baba yadigarıdır. Kendisini çok severiz” dedi. 

Bizim stadımıza da yerel isim yakışır 

Pazar günü Trabzon’un yeni stadının açılışını, ülkem adına gururla izledim. Trabzon’un Akçaabat yönünde deniz üzerinde doldurulan alanda yapılan stadını Cumhurbaşkanı Erdoğan hizmete açtı. Önümüzdeki pazartesi günü bu statta Trabzonspor-Fenerbahçe maçı oynanacak. 

Stat gerçekten görkemli. Trabzon gibi çok önemli bir futbol kentine yakışacak. Umarım, Bordo Mavili Karadeniz fırtınası, bu yeni stat ile birlikte yeniden esmeye başlayacak. Stada Trabzon’un ve Türkiye’nin efsane futbol adamı Şenol Güneş’in adı verildi. Bu da çok doğru bir karar olmuş. Şenol Güneş’in şahsında, Trabzonspor’a hizmet etmiş bütün futbolcular onurlandırıldı.

Bizim yeni stadımız da bitti bitecek. Aslında ağustos sonunda biteceği açıklanmıştı. Bizim şehrimizde her devlet işi biraz gecikir. Ama olsun. Alikahya’daki stadımız mart-nisan gibi bitmiş olacak. Henüz adı hiç konuşulmuyor. Ama sosyal medyada da bazı girişimler başlamış. Bizim stadımıza da yerel isim bulunmalı. Örneğin Müjdat Afşin ismi yakışır. Ya da Avni Kalkavan adı olabilir. Kocaeli de bir futbol kentidir. Yeşil-Siyahlı formadan da pek çok önemli isim gelip geçmiştir. Onlardan birinin adını yeni stadımıza verirsek,  gelmiş geçmiş bütün Kocaelisporluları onurlandırmış oluruz. Bu konuda büyük bir anket de yapılabilir. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum