• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 19 °C

Bu Norveçliyi devlet misafir etmeli

İsmet ÇİĞİT

Bir IŞİD militanının İstanbul Sultanahmet Meydanında kendisini patlatarak, 10 Alman Turistin ölümüne, 15 turistin yaralanmasına neden olan terör girişimi, bütün dünyada yankı buldu. Hiç kuşkusuz ülkemizdeki herkesi de çok üzdü. 

Paris’te terör bombaları patladığında çok iyi biliyorum; yılbaşını Paris’te geçirmeye hazırlanan pek çok tanıdığım vardı. Hepsi korktular, Paris programlarını iptal ettiler. Son derece doğaldır. İstanbul Sultanahmet’teki bu terör saldırısının ardından da kuşkusuz, Avrupa ülkelerindeki pek çok insan Türkiye’ye planladığı turistik seyahatini iptal etmiştir.

Zaten önümüzdeki yaz döneminde Rus turistleri kaybettik. Bir de Avrupalılar korkup gelmezse, Türkiye’nin cari açığını kapatması için tek seçenek olan turizm gelirlerimiz de azalacak. Turizm sektöründe pek çok kişi işsiz kalacak. Ülke gelir kaybedecek.

Bu nedenle, Sultanahmet saldırısının Türkiye üzerindeki olumsuz etkilerini silecek adımlar atılması gerekiyor. 

Bir adam var. Norveç Vatandaşı.  Adı Jostein Nielsen.. IŞİD militanı kendisini patlatırken, ölen 10 Alman turist gibi Sultanahmet Meydanındaymış. O dehşeti yaşamış, Yaralanmış. İstanbul’da ilk tedavisi yapıldıktan sonra, sedye ile uçağa bindirilip, ülkesine Norveç’e dönmüş. Ancak terör saldırısında yaralanan Norveçli Nielsen, ülkesine dönerken şunları söylemiş:

“- Dünyada bazı deliler var. Bu terör saldırısı yüzünden Türkiye’yi suçlayamayız. Yarım kalan Sultanahmet ve Kapalıçarşı turumu tamamlamak için yeniden Türkiye’ye geleceğim.” 

Norveçli Jostein Nielsen’in bu yaklaşımı çok önemli. Devlet, tedavisi tamamlanıp, tam olarak iyileştikten sonra, bu Norveçli’yi ülkemize davet etmeli. Turizm Bakanlığı ağırlamalı, Sultanahmet’i, Kapalıçarşı’yı, Türkiye’ye gezdirmeli. Ülkemizin turizmi açısından çok güzel bir adım olmaz mı?

*Popüler falcının geliri

İzmir Polisi, bir çalışma yapmış. Kentteki popüler falcıları belirleyip, insanları kuyruğa sokarak büyük paralar kazanan falcıları yakalamış.

Bir saat içinde 10 müşteriye kahve falı, ya da 4 müşteriye tarot falı açan, onlara istedikleri güzel sözleri, parlak geleceği anlatan ve işinde popüler olmuş falcıların günlük kazancının 2.500 TL’ye ulaştığı tespit edilmiş. Vergi yok, sigorta yok, çalışan eleman yok. Ayda 40 bin TL net gelir.. Yapılan tek iş, umutsuz, sıkıntılı olan, falcıların kehanet sözlerinden kendilerine umut arayan insanlara duymak istedikleri güzel sözleri söylemek..

Bu iş, aslında ilimizde de çok yaygın.. İzmit’te ve çevresindeki pek çok yerde kadınların birbirleriyle buluşup koşa koşa gittikleri popüler falcılar ile, “Botoks klinikleri” dolu. Hepsi büyük iş yapıyorlar. Hepsinin kapısında kadınlar kuyruk oluyor, talep edilen parayı nakit olarak ödüyorlar.

Aslında, belediyeler, halk eğitim merkezleri kurs programlarına bu falcılık işini de alabilir. Biraz ağzı iyi laf yapan, biraz gaipten sesler duyabilmiş gibi poz yapabilen kişiler bu toplamda büyük paralar kazanabilir. Hep telefon dolandırıcılarından, halkı kandırıp soyanlardan söz ediyoruz. Bu falcılık işleri aldı başını gidiyor. Kimse pek ses çıkartmıyor.

*Langırt’a özgürlük

Bizim çocukluğumuzda, gençliğimizde çok yaygındı. Benim en çok sevdiğim oyunlardan da biriydi Langırt.. Lise yıllarımda bir masa tenisini çok iyi oynardım, bir de Langırt’ı.. Langırt ikişer kişilik takımların mücadelesidir. Ben genellikle defans bölümünde, kaleci ile önündeki bloğu kontrol eden tarafta olurdum. Çok zevkli ve oynayanı hareket halinde tutan bir oyundur langırt.

1960 ‘lı yıllarda Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesi, bir şikayet üzerine karar çıkartmış. Rulet, kumar makinaları ile birlikte tilt, langırt gibi oyunların da yurt dışından ithalini, kullanılmasını yasaklamış. 

Langırt kumar falan değil. Bir oyun, hatta bir spor. Üstelik günümüzde çok yaygın olan bilgisayar oyunlarından çok daha sağlıklı ve eğlencelidir.  Son günlere kadar yürürlükte olan yasaya göre, langırt oynatanlara 5 yılı kadar hapis cezası bile veriliyormuş. Anayasa Mahkemesi bir başvuruyu değerlendirip, 1960’lı yıllarda Hayrabolu Mahkemesi’nin yasakladığı langırtı özgür bırakmış.

Aslında keşke,  her köşede bilgisayar oyunu oynatan gençleri kendine çeken salonların yerine, langırt ve tilt masalarının bulunduğu tesisler açılsa. Langırt da, tilt de çocuklar ve gençler için bence bilgisayar oyunlarından çok daha keyifli ve eğlendiricidir.

*Turoğlu için üzüldüm

Bir gazeteci olarak bu kentte Ziraat Odası bulunduğunu, Şinasi Turoğlu sayesinde öğrenmiştim. Uzun yıllar İzmit Ziraat Odası’nın Başkanlığını yaptı. Tanığım; üyesi çiftçiler için olağanüstü çalışmıştı. Ne zaman çiftçi bir afetten etkilense, Turoğlu yanında olurdu. Dünya Çiftçiler Günü etkinlikleri ile, bu şehrin aynı zamanda bir Tarım Şehri olduğunu, bu şehirde tarımdan-hayvancılıktan geçinen pek çok aile bulunduğu göstermişti. Ziraat Odası’nın kıt imkanları ile üyelerini ihtisas fuarlarına götürdü. Eğitim verdi. Devletin üreticilere yılın belli dönemlerinde verdiği teşviklerin Ziraat Bankası’ndan düzenli dağıtımı için çabaladı. 

Bu şehirde hemen her kurumda olduğu gibi, Ziraat Odası’nda da iç hesaplaşma vardı. İktidar kavgası vardı. Şinasi Turoğlu’nu çok iyi işler yapmasına rağmen devirdiler. Oysa en verimli çağındaydı. Sonra, hakkında davalar açıldı.

Öyle yolsuzluk, zimmet falan değil.. Ziraat Odası Meclisi eksik katılım nedeniyle toplanamamış, Turoğlu, toplantıyı yapılmış göstermek için bazı kişilerin yerine imza atmış gibi işler.. Resmi evrakta sahtecilik suçlamasıyla Turoğlu hakkında 3 yıl 1 ay hapis cezası verildi. Bu kadar çalışkan, bu kadar iyi işler yapmış bir insanın böyle bir ceza almasına gerçekten çok üzüldüm. Umarım temyizde sonuç değişir

*Türk Futbolu batıyor 

Türkiye’de süper ligin 2 nci yarı heyecanı başladı. Pek çok takım, önümüzdeki sezon ülkemizi Avrupa Kupalarında temsil etmek için çırpınacak.

Ama Türk Futbolu bataklığa saplanmış durumda. Futbol Federasyonu Başkanı Demirören açıkladı. Süper Lig takımlarının toplam borcu 3.9 milyar Dolar’a ulaşmış. Bu korkunç bir rakam. 4 büyük kulübün toplam borcu 956 milyon Dolar. Bu da altından kalkılabilecek rakam değil. Büyük olasılıkla önümüzdeki yıllarda Türk takımları Avrupa Kupalarına alınmayacak. 

Toplam 3.9 milyar Dolar borcu olan kulüplerin bir sezondaki toplam gelirleri  1.9 milyar Dolar.. Borcun kapanması mümkün değil. Her yıl çok büyük faizler ödüyorlar. 

Türk futbolunda sanki bir tek Kocaelispor borçluymuş gibi bir hava yaratılmış, Kocaelispor’un borçları gerekçe gösterilerek takım yok edilmek istenmişti. Şimdi, Türk futbolu batıyor. Belki de 3-5 yıl sonra  bugün Süper Lig’de olan kulüpler borç sarmalı içinde alt liglere düşerken, Kocaelispor ayağa kalkmış, hak ettiği yerlere gelmiş olacaktır.

*Zeki, zarif bir Hanımefendi 

Radiye Sezer Katırcıoğlu.. Öyle sanıyorum ki İzmit’te sokağa çıksam; önüne gelen rastgele 10 kişiye bu ismi söylesem, yarısından fazlası “Tanımıyorum” diyecektir. 

Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli milletvekili. 7 Haziran seçimleri öncesi ilimizde AK Parti’den 100 civarında aday adayı vardı. Bunların içinde ilimiz teşkilatlarında yıllarca görev yapmış kadınlar da bulunuyordu. Bu kentte kimsenin-ya da pek çok kişinin- hiç tanımadığı Radiye Sezer Katırcıoğlu,  açıklanan aday listesinde “Zorlanmadan seçilecek” sıraya konuldu. Katırcıoğlu, 7 Haziran’da seçildi. Ama AK Parti kötü sonuç almıştı. 1 Kasım seçimine gidilirken, aday listesinde değişiklikler bekleniyordu. Ancak Radiye Sezer Katırcıoğlu, yine yerini korudu ve yeniden seçildi.

Ben ki bu kentteki bütün siyasetçilerle tanışıkımdır, Radiye Sezer Katırcıoğlu’nu tanımıyordum. O da hiç ön plana çıkmak, kendisini tanıtmak gibi bir çabanın içinde olmamıştı. Radiye Hanım ile bir kez, 1 Kasım seçimlerinin ardından Büyükşehir Belediyesi’nin bir toplantısı sonrası ayaküstü karşılaşıp, tanışmıştık. 

Geçen gün, gazeteyi ziyarete geldi. Uzun uzun konuştuk. Bende bıraktığı izlenim; “Çok zeki ve zarif bir hanımefendi” olduğu yönündedir. 

Radiye Sezer Katırcıoğlu, 1965 Malatya doğumlu. Babası Ahmet Şükrü Sivaslıoğlu, İzmit Sanat Okulu’nda 34 yıl öğretmenlik yapmış. “Peygamber Şükrü” lakabıyla tanınan efsane bir öğretmenmiş. Katırcıoğlu, 48 yıldan beri Kocaeli’de yaşadığını anlattı.  İzmit Atatürk İlkokulu, Mimar Sinan Ortaokulu, İzmit Kız Meslek Lisesi mezunu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirmiş, yüksek lisans yapmış.

50 küsur yaşında olduğunu hiç göstermeyen Katırcıoğlu’nun iki evladı var. Kızı 1987 doğumlu. Selçuk Üniversitesi’nde Metalurji Mühendisliği’ni bitirmiş. Aynı kurumda şimdi araştırma görevlisi. Nişanlanmış. Büyük olasılıkla mayıs ayında kızının düğününün yapılacağını söyledi.

Oğlu, 22 yaşında. Elektrik Elektronik mühendisi. Halen Almanya’da bulunuyor. Radiye Hanım’ın oğlu da Almanya’da bir Türk kızıyla nişanlanmış. Şimdilik kariyerini Almanya’da geliştirmeyi planlıyormuş.

Kocaeli Milletvekili Katırcıoğlu, TBMM’de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu(KEFEK) üyesi. Bu komisyonda Kocaeli’nin bir başka kadın milletvekili Fatma Hürriyet Kaplan ile birlikte çalışıyormuş. Radiye Hanım, “Fatma benim kızım yaşında. Gayet iyi anlaşıyoruz?” dedi.

“Bu kentte bu kadar iddialı aday adayı varken, siz nereden çıkıp  milletvekili oldunuz?” diye sordum. Güldü, bu soruyla çok karşılaştığını söyledi. Şöyle özetledi:

“-Bu partide Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a koşulsuz inanmış, O’nun için çalışmış biriyim. Ön plana çıkmak gibi bir gayretim hiç olmadı. Ama parti için çok çalıştım. Çok önemli işler yaptım. Belki kamuoyu, hatta buradaki teşkilat beni tanımıyordu. Ama Ankara’da partide beni ve yaptıklarımı çok iyi biliyorlardı. Siyaset kısmet işidir. Mutlaka çok göz önünde olmak gerekmez. İyi işler yaparsanız, yürekten çalışırsanız takdir ediliyorsunuz.”

Aslında ilk seçildiğinde Sibel Gönül ile tanıştığımda da “Bu kadın siyasette kalıcı olur” gibi bir izlenime kapılmış, bunu da yıllar önce yazmıştım. Sibel Gönül nasıl birden bire kayboldu, hala anlayabilmiş değilim. Ancak Radiye Sezer Katırcıoğlu, daha farklı, daha ideolojiye bağlı ve bence gerçekten çok zeki, zarif bir hanımefendi. Kocaeli ve Türkiye siyasetinde çok uzun süre kalabilir.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, gazetemizi ziyaret etti. Ben O’na, “50 küsur yaşında olduğunuzu göstermiyorsunuz” dedim. Radiye Hanım bana, “Pantolon askısı kullananların çok şakacı olduğunu bilirim. Siz de askı kullanıyorsunuz. Şakacı mısınız?” diye sordu. 

*Özcan Ağabey’in “lokum”u

Bizim bazı alışkanlıklarımız, periyodik olarak sürdürdüğümüz uygulamalarımız vardır. Yazmıştım; yılda bir kez, bu gazetenin eski ortakları olarak, Sefa Sirmen’le bir yemekte buluşuruz. Birkaç ay önce yine bu yemek tekrarlanmış,  İzmit Yenişehir Mahallesi’ndeki La Flora Otel’in Lokal isimli restaurantında buluşmuştuk. Bu restaurantın işletmecisi ve Şef’i  yıllar önce Mannesmann Sosyal tesislerini işleten Özcan Ağabey.. Lokal, İzmit’te belki de gerçek anlamda tek Şef lokantası. Mutfak tamamen Özcan Usta’da soruluyor. Sirmen’li yemekten memnun kalmıştım. Bir de her hafta Cuma akşamları, 3 aile buluşup dışarıda yemek yiyoruz. Birkaç restaurant arasında sıkışıp kalmıştık. Genellikle de Balaban’daki Cevizlik Sitesi’nde Dursun Usta’nın mutfağına kendimizi teslim ediyorduk.

Bu hafta farklı, değişik bir yer olsun dediler. Lokal’i önerdim, kabul edildi. Gittik, İçkiler, birkaç meze-mutlaka Arnavut ciğeri- söyledik. Ana yemek soğulunca, “Kendimizi Özcan Usta’ya bırakıyoruz. O ne uygun görüyorsa, onu verin” dedim.

Bir süre sonra Şef, hepimize ikişe parça “Lokum” adını verdikleri  bonfileden servis etti. Özcan Usta’nın lokum’u gerçekten mükemmel. Izgara et seviyorsanız, mutlaka tavsiye ederim. Bu arada benden size tavsiye.. Mutlaka tesisin kendi imalatı olan Hardal’dan isteyin. Çok acı. Ete bu hardalı çok az sürün. Ama hardal neymiş, ızgara bonfile neymiş, anlarsınız.

Bu yazı toplam 478 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37