• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli 22 °C

Bu pazartesi diyete başlıyor muyuz?

Sevcan TAMER
Geçen  hafta  televizyon  programımın  konukları   Kocaeli  Üniversitesi   Beden eğitimi  ve  Spor  Yüksek  Okulu   öğrencisi  pırıl  pırıl   üç gençti.. Onlarla  önce  okullarını,  derslerini   ve   öğrencilik   durumlarını  konuştuk.. Sonra  sıra  esas  konuya,  yani   “spor” a  geldi.. Tazecik  bilgilerini  bizlerle  öyle  güzel   ve   akıcı  bir  dille  paylaştılar ki,  bayıldım.. Zaten  kendileri   büyük  ve  modern  bir  salonda   spor   hocalığı da  yapıyorlar..(CENTER  GYM  CLUB)  Yani  hem  okuyorlar  hem de  kendi  dallarında  çalışıyorlar.. Hamza  Kulaksız,  Merve   Aydoğdu  ve  Merve   Sayın   bu  işin  her  konusuna  gayet  iyi  hakimler  besbelli.. En  nihayet   söz  kilolara  geldi..Fitnessin,  Dansın ( zumba),  Aerobik   ve  diğer  spor  aktivitelerinin  yapılış  nedeninin  çoğunlukla   kilo  vermek  ve  vücut  geliştirmek  için  yapıldığı  konusunda   hem  fikir  olduk.. Evet,  şu  baş  belası  ve  umumiyetle  kadınların  korkulu  rüyası   şişmanlık.. Bu  konu  çok  geniş  ve  çelişkilerle  dolu  bir   bilmece  gibi  ortada  duruyordu  ne  çare.. İşte   o  zaman,  insanların  korkulu  rüya   görmeyi  isteyip  istemediği  çıktı  ortaya..
Neyse,   iki  saat  bu  konuları  konuştuk.. Eğer   seyircilerimiz  bu   verimli  sohbeti   ciddiye  alarak  dinledilerse,  sağlıklı  yaşamak   adına  pek  çok   önemli   mesaj da   eklemişlerdir   dağarcıklarına..
Evet   arkadaşlar,  artık  bu  konuda  birazda  biz  bize   sohbet  edelim,  ne  dersiniz.?Biliyorsunuz  yaza  doğru  gidiyoruz.. Yani  diyet  sezonu da  açıldı..Hanımlar  çeşit  çeşit  diyet  tariflerinibirbirlerine  sunmaya da  başladılar  bile..Çünkü  hiç  bir  kadın  “şişman”  kelimesini  duymayı  asla  istemez..Kilo  almaksa  en  büyük  kahırlarıdır.. “ Bu  sefer  mutlaka  kilo  vereceğim”   düşüncesini  kendisine  hedef  belirlediğini  sanır..Çevresindeki  herkesi  kilolarına  takık  görür.. Mutlu  olan  ve  kendisiyle  barışık  görünen   kadınlarımız  yok mu.? Var  tabi ki..Ama  çoğunluğu  üzgün,  biliyorum.. Tüm  bu  üzüntüler  ve  manevi  yıkımlar   içinde  öyle  bir  şey  var ki,  anlaşılır  gibi  değil  doğrusu.. Adeta  çelişkiler  yumağı.. İsterseniz   kilolu  olup da  yakınan  bir  çok  insanın   çelişkilerine  gelin  bir  göz  atalım.. İlk  hedefimiz, yine  kadınlar  malumunuz…
Her  Pazartesi  diyete  başlayacağım  diye  kalkarlar,  ama  haftaya  Pazartesiye  kalır   her  nedense..
Hanımların  toplaştığı  günlerde  çaylarını,  kahvelerini  şekersiz  isterler  ve  “ Ayy  canım  şekersiz  içiyorum  kilo  almamak  için”  derler,  ancak  mamaları,  pasta  börek  ayırt  etmeden  bir  güzel  mideye  indirirler.. Misafirlik   gezmelerinde  birisi  yedi  çeşit  yaptıysa,  diğeri  sekiz  çeşit  yapmak  gibi  bir  bakış  açısıyla  yarışırlar  adeta.. Ve  o  mamalar  yenmezse  hakaret  addedip,  üzülürler..  Birbirlerine  bol  yağlı   börekler,  hamur  tatlıları  tarifleri  vermeyi  severler.. Hatta  en  kısa  sürede  aldıkları  tarifleri de  yapıp,   bir  güzel  yemeyi  ihmal  etmezler.. Sohbet  arasında  rejimde  olduklarını da  sık  sık  tekrar  ederler..En  arzuladıkları  şey,  bir  tanıdıkla  karşılaştıklarında  “Aaaa ne  kadar  zayıflamışsın  şekerim”  sözcüğünü  duymak.. Hani  kazara  bu  sözü  duydular  diyelim.. İşte  o  zaman   tüm  olumsuz  ve  çelişkili  davranışlarını  unutup,  kendisini  kandırırcasına “  Evet,  zayıfladım.. Daha  pes  etmedim.. Rejim  yapıyorum da..”  derler.. Ya  arkadaşlar.. “ Aman  canımm..  Manken mi  olacaksın.? Bir  tanecikte  şu  börekten  ye..Aaaa  bak  bu  tatlıdan da  yemedin  ama.. Darılırım  Valla  yemezsen..”  gibi  sözlerle   diyeti   bozdurmada   en   büyük  tehlikedir.. Daha  bitmediii..
   Açık  büfesi  olan  bir  tesise toplu   yemeğe  gidildiğinde,   koca  tabakların  içini  bir  görseniz  korkarsınız..Veya  “ Bu  tabaktakileri  siz  mi  yiyeceksiniz”  diye  sormak  gelir  içinizden..
Yiyeceklerin  çoğu  hamur  işi  ve  hamur  tatlısı.. Yerler de  yerler.. Ancak  yine de  tabaktakiler  tüketilemez.. Aman  yanlış  anlaşılmasın,  tabi ki  yesinler.. Afiyet,  bal,  şeker  olsun.. Parasını  vermişler  tıkır  tıkır.. Tamam da,  daha  ertesi  gün   şişmanlıktan  yakınacaklar  biliyorum.. Ayaklarının,  dizlerinin,  bellerinin  çok  ağrıdığını  ve  bunun  başlıca  nedeninin  kilo  olduğunu   dün  koca  tabağı  dolduran  onlar  değilmişçesine  itiraf  edecekler.. İnsan  bu  çelişki  karşısında  biraz  bozuluyor  desem  yalan  olmaz  doğrusu.. Neyse,  haydi  bu  Pazartesi.. Var mısınız  rejime  başlamaya..Kısa da  olsa  yürüyüşler  yapmaya.. Günlerde  dolmuşa  gelerek  börek,  tatlı  yemeyi  abartmamaya.. Açık  büfeli  gezilerde   tabağımıza  yiyebileceğimiz  kadar  almaya,  sebzeye  ağırlık  vermeye  ve  meyve  yemeyi  ihmal  etmemeye.. Bakalım  o  zaman  kendinizi  nasıl  hissedeceksiniz..
Kendinize  bakış  açınız  nasıl  değişecek,  öz  güveniniz  size  nasıl  yansıyacak.. Çok  zor mu  yani.?Gelin  azıcıkta  böyle  bir  yaşam  biçimi  uygulayın  kendinize.. Ne  kaybedersiniz ki..
Dilerim  mutlu  olursunuz  ve  kaybettikleriniz  sadece  kilolarınız  olur..
Bu yazı toplam 231 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37