• BIST 81.865
  • Altın 148,841
  • Dolar 3,8026
  • Euro 4,0554
  • Kocaeli 8 °C

Bu seçim tadından yenmez

İsmet ÇİĞİT
Artık daha çok inanıyorum ki, 7 Haziran seçimleri Türkiye için tahmin edilenden daha renkli, oy verecek vatandaş açısından çok daha karmaşık duygular içinde geçecektir.
2002 yılı sonundan buyana iktidarda bulunan AKP’nin seçmenin önüne koyduğu çok somut, çok temel bir proje var: “Bizi daha fazla yetki, daha çok milletvekili verin, Anayasa’ya değiştirin Başkanlık sistemine geçelim” diyorlar.  Türkiye’nin, Türkiye’de yaşayan herkesin bütün sıkıntılarının “Başkanlık sistemi”  içinde çok kısa zamanda çözülebileceğini belirtiyorlar.
Bu bir seçim vaadidir. Geleceğin Türkiye’sine yönelik önemli bir projedir. Beğenir veya beğenmez; Başkanlık sisteminin iyi ya da kötü olabileceğini düşünebilirsiniz. 
………
Ana Muhalefet partisi CHP’nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu da önceki gün partisinin seçim beyannamesini açıkladı. CHP belki de ilk kez bir büyük seçim öncesi, halkın önüne çok somut vaatlerle çıkıyor. 
Kılıçdaroğlu, dersine çok iyi çalışmıştı. Seçim vaatlerini açıklarken, iktidara saldırmamaya, “Çatır çatır hesap soracağız” saplantısına girmemeye özen gösterdi. Toplumun her kesimine dokunan, çok somut, tartışılamayacak vaatler ortaya koydu. 
CHP’nin demokrasiyi geliştirmek, mevcut parlamenter sistemin yanlışlarını düzeltmek vaatleri var. İktidar “Başkanlık sistemi” derken, ana muhalefet “Cumhurbaşkanı’nın yetkililerini kısıtlamaktan” söz ediyor. CHP, seçim barajını düşürmeye, siyasi partiler yasasında değişiklikle, bütün seçimlerde bütün adayların ön seçimle vatandaş tarafından belirlenmesini sağlayacak bir düzen kurmaya söz veriyor. Kılıçdaroğlu, kimsenin yaşam biçimine karışılmayacağını,  kimsenin dini inançlarına karışılmayacağını taahhüt ediyor. Polisin, biber gazı kullanmasını yasaklayacaklarını bile söyledi. 
………
CHP’nin ekonomik alandaki vaatleri de toplumun her kesimine dokunuyor. Kılıçdaroğlu,  futbol maçlarını izlemek için stada gelenleri takip etmek amacıyla yaratılan “Pasolig”i kaldırmaktan bile söz etti. Bu denli ayrıntıya gidi. 
AKP’liler, Kılıçdaroğlu’nun ekonomik vaatlerini “Gerçekleşemez” olarak nitelendiriyor. Bence öyle değil. Geçen hafta 3 dönem kuralı nedeniyle yeniden aday olmayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç seçim bölgesindeki veda yemeğinde şunları söyledi:
“-Bu ülkede çok önemli, çok büyük işler yaptık. Ama ne yazık ki israfı önleyemedik. İsrafı önleseydik, bu ülkede vatandaştan vergi almaya bile gerek kalmazdı.” 
Arınç’ın bu sözleri, CHP’nin vaat ettiklerini gerçekleştirebileceğinin de kanıtıdır. 
Kılıçdaroğlu, emeklilere yılda 2 maaş ikramiye vaat ediyor. Türkiye için yük değildir. 
Bütün taşeron işçilerinin kadrolu yapılacağını söylüyor. Kamuda bütün kurumlar taşeron işçisi çalıştırıyor. Aslında hepsinin maaşını, vergisini, sigortasını devlet ödüyor. Bir de üstüne müteahhidin avantasını ekliyor. Taşeron işçilerin kadroya geçirilmesi neden mümkün olmasın?..
Kıllıçdaroğlu, çiftçiye mazotu 1.5 TL’den vereceklerini söyledi. Enerji Bakanı, “Mazotun maliyeti 1.8 TL. Nasıl 1.5 TL’ye verirsin?” diyor. Mazotun maliyeti 1.8 TL’yse, neden bu ülkede mazot 4 TL’den satılıyor?..Kılıçdaroğlu, 70 metrekarelik konutun, evi olmayan yoksul ailelere  aylık 277 TL taksitle satılacağını söylüyor. AKP iktidarının ilk yıllarında bu hükümet de böyle uygulamalar yapmıştı. Asgari ücretin 1500 TL olması sözü, sanki işverenlerin yükünü arttıracak bir vaat gibi duruyor. Ama Kılıçdaroğlu, “Asgari ücretten vergi kalkacak” diyor. İşveren, bütün diğer yüklerden arındırılmış 1500 TL’lik asgari ücrete bayılacaktır. Kredi kartlarının birikmiş faiz borçlarının yüzde 80’inin silineceğini söylüyor. Bankalar o kadar büyük karlar elde ediyorlar ki, Kılıçdaroğlu’nun bu vaadinin de yerine getirilmesini zor görmüyorum.
…………
CHP lideri, 4 yıl içinde Türkiye’de yoksul insan kalmayacağını vaat ediyor. Bütün bu açıklamalar, öyle çalakalem yazılmış vaatler değil. Hesabı kitabı iyi yapılmış, üzerinde çok titiz çalışılmış bir seçim beyannamesi ile CHP vatandaşın karşısına çıkıyor. 
7 Haziran seçimlerine gidilirken, iktidar ile muhalefet arasında çok önemli görüş ayrılığı yaratan bir konu daha var.  Başkanlık sistemi ve 400 milletvekili isteyen AKP, özellikle Cumhurbaşkanı, “Muhalefetin hedefi koalisyon. Bu ülke için koalisyon felaket olur. Türkiye tek parti iktidarı ile kalkınır” diyor. 
Oysa, Cumhuriyet tarihimize baktığımızda Türkiye için asıl büyük sıkıntının süresi çok uzamış tek parti iktidarları olduğunu görüyoruz. 1950 öncesindeki CHP’nin tek parti iktidarı yolsuzluğa bulaşmış, lideri İnönü’yü diktatörleştirmişti. CHP’nin tek parti iktidarı, ömrünün son günlerinde Atatürk’ün de yüreğindeki en büyük sıkıntıydı.
Sonra süresi uzayan Demokrat Parti, Anavatan Partisi iktidarlarını gördük. Şimdilerde unutuldu ama,  DP ve ANAP iktidarları da ilk dönemlerinde çok iyiydi, sonradan bozulmuştu. 
Türkiye’deki koalisyon örnekleri kötü oldu. Büyük krizler koalisyon dönemlerinde yaşandı. Ama bu demokraside koalisyon hükümetleri hep zarar verir mantığını doğru kılmaz. Çok uzayan tek parti iktidarlarından geçiş, genellikle koalisyon hükümetleriyle olabilir.  
7 Haziran’dan sonra Türkiye’nin önünde AKP’li ya da AKP’siz bir koalisyon modelinin çıkması da  çok korkulacak bir sonuç olmasa gerektir. En fazla, bu yılın sonunda ya da gelecek yıl bu zamanlarda bir erken seçim daha yapılır, sıkıntı çözülür. 
…………
Hala ve ısrarla, 7 Haziran seçimlerinden önce, en azından en iddialı gözüken 4 siyasi partinin genel başkanlarının bir televizyon programında halkın önüne topluca çıkmasını  bir vatandaş olarak çok istiyorum. Davutoğlu, Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve Demirtaş’lı bir açık oturum, 
7 Haziran seçimleri öncesi vatandaşı çok aydınlatacaktır ve buna ihtiyaç vardır.. Artık AKP ve CHP’nin seçim sonrası için temel vaatleri ortadadır. HDP, özgürlük ve barış ekseninde, MHP her zamanki milliyetçi çizgisi ve hesap sorma söylemi ile öne çıkacak. 
Bu 7 Haziran seçimi çok renkli olacak. CHP’lilere tavsiyem, vatandaşa gittiklerinde kendi kafalarından haybeye laflar etmesinler. Kılıçdaroğlu’nun vaatlerini ezberlesin, açılımlarını öğrensin, halka sadece bunları anlatsınlar. Kılıçdaroğlu’nun da dediği gibi, Türkiye’de ilk kez bir siyasi parti, bir genel seçime bu kadar hazırlıklı, bu kadar elle tutulur vaatlerle giriyor.
Bu yazı toplam 138 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37