1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bu Sefer Kriz Teğet Bile Geçmeyecek
Bu Sefer Kriz Teğet Bile Geçmeyecek

Bu Sefer Kriz Teğet Bile Geçmeyecek

Piyasa medyumları yine sahne aldı… Yeni bir küresel ekonomik krizin tüm dünyayı etkisi altına alacağı söyleniyor… Dünya bu ekonomik krizi nasıl bertaraf ederim diye düşünürken, kapı komşumuz yaşadığı b

A+A-

Piyasa medyumları yine sahne aldı… Yeni bir küresel ekonomik krizin tüm dünyayı etkisi altına alacağı söyleniyor… Dünya bu ekonomik krizi nasıl bertaraf ederim diye düşünürken, kapı komşumuz yaşadığı büyük ekonomik bunalımın üstesinden gelmek için Kemal Derviş’i başbakan danışmanı olarak transfer etmişken bizdeki “rahatlık” dostu düşmanı kıskandırıyor… Başbakan açıkladı, “ben teğet geçecek dediğimde bana güldüler.  Şimdi teğet bile geçmeyecek diyorum…”

Teğet geçmek deyimini ekonomi literatürüne kazandıran Başbakan’ın sahip olduğu özgüven hangi dünya liderinde var? Fakat bu işte bir tuhaflık yok mu? “Alın verin ekonomiye can verin” sloganını ne çabuk unuttuk? Daha düne kadar medyatik isimleri simitçi, bakkal, seyyar satıcı kılığında daha fazla tüketimde bulunmamız için bize telkinler verirken görmüyor muyduk ekranlarda? Şimdi ne oldu da, “ayağınızı yorganınıza göre uzatın”, “çok açılmayın”, “harcamalarınıza dikkat edin” teranelerine geri döndük?

İnsan sormadan edemiyor, işsizlik oranında başa güreşen, gelir dağılımındaki adaletsizlikte dünya sıralamasında sondan üçüncü olan, dört çocuktan birinin açlık sınırında olduğu, beş milyondan fazla kadının hâlâ okuma yazma bilmediği, kadın cinayetlerinin % 1400 oranında arttığı bir memlekette bir de kriz teğet geçmeseydi halimiz nice olurdu acaba?!

Bu Uygulama Akademik Hayatı Bitirecek

Yükseköğretim Kurulu, akademik camiayı yakından ilgilendiren önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Buna göre, araştırma görevlileri üniversitelerce değil, merkezi sistemle YÖK tarafından alınacak. Şimdi bu haberi okuyup “oh çok iyi olmuş. Zaten araştırma görevlisi alımında torpil dönüyordu. Bundan sonra skorları yüksek olan hak etsin” denebilir. Ancak alınan bu kararın, akademik adabı ortadan kaldıracağını hatırlatalım.

Nasıl mı?

Bir kere, akademisyen denilen kişi, usta çırak ilişkisiyle yetişen kişi demektir…  Bu yöntem yürürlüğe girdiğinde akademik camiadaki usta çırak ilişkisi tümden ortadan kalkacak, bundan sonra akademia’da herhangi bir gelenekten, akımdan, okuldan söz etmek mümkün olmayacaktır.  Diğer taraftan bir kişinin okul başarı puanı, ALES ve yabancı dil puanlarının yüksek olması o kişinin akademik alanda başarılı olacağı anlamına gelmez. Akademisyenlik bir meslek olduğu kadar bir yaşam şeklidir de…

İşte bu uygulama ile bu yaşam şekli de sona erecek…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.