1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Bu şehirde teleferik olsaydı
Bu şehirde teleferik olsaydı

Bu şehirde teleferik olsaydı

Belli ki, Dünya coğrafyasının her yerinde mevsimler değişiyor.

A+A-

Kışlar daha soğuk, daha kar yağışlı; yazlar daha sıcak, daha kurak geçiyor. Bahar dönemlerinde kimi bölgelere daha önce hiç yağmadığı kadar yağmur yağabiliyor.

Bizim şehrimiz ulaşım ve trafik açısından zor bir konumda. Üstelik son yıllarda da uzun yıllardır görülmediği kadar fazla kar,  yağmurla karşı karşıya kalıyoruz.

Hiç unutmuyorum. 2009 yerel seçimlerine gidiliyordu. Dönemin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Münir Karaloğlu, bir gün beni şehir turuna davet etti. Tam bir günümü Karaloğlu’na ayırmıştım.. O sıralar henüz D-100 karayolu üzerindeki Seka Tüneli inşaatı bitmemiş. Üstelik Seka Tüneli’nin inşaatı, şimdiki tramvay yolu inşaatından daha fazla bu şehrin başına dert olmuştu. Zamanında bitirilememiş, çok sarkmıştı.

Karaloğlu beni, henüz inşaat halinde olan Seka Tüneli’nin içine soktu. Oradan, şimdi adı Nuh Çimento İlkokulu olan, eski Seka İlkokulu’nun bahçesine geçtik. Karaloğlu, okul bahçesinden bana İzmit’in sırtlarını; Bağçeşme ‘yi, Orhan Camii, Su deposu bölgelerini gösterdi.

“-Teleferik ayağı, bu bahçede olacak. Buradan teleferik İzmit sırtlarına gidecek” diye anlattı. Sonra arabasına bindik. Cedit-Erenler Bölgesi’nde şimdiki Kent Konut sitelerinin inşaatı devam ediyordu. Karaloğlu, “Buralara ulaşım teleferikle olacak. Daha sonra teleferik Umuttepe’ye kadar gidecek” diye anlatmıştı.

Yıl 2009’du. Şimdi 2017’deyiz. Teleferik konusunda hiçbir şey yapmadık. Oysa bu Teleferik projesi yapılsa, inşaatı da, maliyeti de tramvay işinden çok daha kolay olurdu.

Şimdi her taraf kar buz. Tamam. Şehir içinde doğu-batı yönünde fazla bir sıkıntı yok. Üst taraflar için de Büyükşehir ekipleri, AFAD ekipleri insan üstü bir çaba gösteriyorlar. Ama şartlar zor. İnsanlar inemiyor, çıkamıyor. Ah bir teleferik yapmış olsaydık. Bu sıkıntıların hiç birini yaşamazdık.

Tabii, 2009’da gündeme gelen bu teleferik işinden önce de, “Monoray” projesi gündemdeydi. Bana Avustralya’da yaşayan İzmitli bir okurum, yaz tatilinde memlekete geldiğinde anlatmıştı. Projelerini, fotoğraflarını göstermiştim. Bakan Karaosmanoğlu’nun aklı yatmıştı. Monoray sistemini incelemek için Büyükşehir yönetiminin o dönemlerdeki üst düzey yöneticileri Japonya’ya, Avustralya’ya, Uzakdoğu ülkelerine gittiler. Monoray projesi de bizim şehrimizde ulaşım sorununa çözüm olabilirdi. Hem mevcut caddeler, sokaklar, yollar ulaşıma açık kalır, toplu taşıma da yukarıdan devam ederdi.

Hani bu kentte hep konuşuyoruz ya; “Metro yapmalıyız. Yer altından ulaşım yapmalıyız” diyoruz ya. O çok ama çok zor ve pahalı bir iş. Bu kentte, havadan toplu taşımayı düşünmeliyiz. Birkaç hatta teleferikle “Kuzey-Güney” ulaşımı sorununu, birkaç hat monoray ile “Doğu-batı” ulaşım sorununu çözeriz. Bunların inşaatı da inanın tramvay inşaatı kadar zor, çileli ve pahalı olmazdı.

Kartepe’ye turist nasıl çıkacak?

Havalar böyle olunca, bizim Kartepe’nin itibarı da artıyor. Aslında bu kış sezonu için tüketim bölgesine (İstanbul) en yakın, üstelik en fazla kârlı, en güzel kış tatil bölgesi bizim Kartepe’dir. Her açıdan Erzurum’dan, Kayseri’den, Bursa’dan daha caziptir.

Dün bütün yerel gazetelerde aynı haber vardı. Zirvesinde 2.5 metre kalınlığında kar bulunan Kartepe’de hedefin bir sezonda 400 bin turist olduğu belirtiliyordu.

İyi de bu havalarda turist Kartepe’ye nasıl gelsin. Maşukiye’den zirveye 17 kilometrelik bir yol var. Açık tutmak için ekipler büyük çaba harcıyor. Ama bu yol riskli. Ne kadar çalışırsanız çalışın, kötü hava koşullarında kapanmasını engelleyemezsiniz.

Kartepe’ye bir yatırımcı bulduk, tesis yaptırdık. Ama Dünya’da bir örneği daha yok ki, bir dağın zirvesine kış turizm merkezini kurun, ama oraya ulaşım için teleferik yapmayın.

Son zamanlarda Kartepe Belediye Başkanı Üzülmez bu teleferik işiyle ilgileniyor. Bir proje var. Teleferik, Sapanca Gölü kıyısından kalkacak, Derbent sırtlarına gidecek. Göl üzerinden nefis, panoramik bir  geçiş. Sonra Derbent’ten zirveye çıkacak. Proje var da, işte bu sezon da geçti, gitti. Gelecek kışa yetişir mi, hiç sanmıyorum. Kartepe zirvesine teleferikle ulaşım sağlanamazsa, oraya turist beklemek de hayaldir. Kartepe’ye teleferik yapılırsa, kış aylarında İzmit ve Kartepe ilçesinin beldeleri de ihya olur.

KUZUYAYLA’YA YENİ TESİS LAZIM

Söz Kartepe’den açılmışken çok geciken bir konuyu daha hatırlatalım. Zirvede Green Park Oteli’nin bulunduğu bölge, bizim Kartepe’nin yegâne kayak ve konaklama alanı değildir. Biraz aşağıda bir de Kuzuyayla’mız var. Aslında Turizm Bakanlığı, Kuzuyayla için de konaklama ve kayak tesisleri projesini onaylamıştı. Kuzuyayla, dağın zirvesinde geniş bir düzlük. Doğal kayak pistleri dolu.

Buraya ikinci bir tesis yapılsa, Green Park’ın tekeli kırılsa, bir de zirveye ulaşım için teleferik olsa, görün bakın Kartepe nasıl uçuyor.

Bizim şehrimiz için teleferik konusu bu kadar önemli ve gerekliyken, bunca yıldır da bu konuyu konuştuğumuz halde, hiçbir ciddi adım atılmamış olması gerçekten çok düşündürücü ve üzücüdür.

“Kış lastiği” büyük bir buluş

Birkaç yıl önce, ticari araçlar için Aralık- Nisan döneminde “Kış lastiği” zorunluluğu getirilince,  özellikle toplu taşıma sisteminde çalışan araç sahipleri çok mırın-kırın etmişti. Kamyonlar, otobüsler, minibüsler, taksiler, hepsi  “Kış lastiği” takma zorunluluğunun, kendilerine önemli bir ek masraf getireceğini düşünüyordu.

Gerçekten de önemli bir masraf. Otomobiller için bile yeni 4 tane kış lastiği almak, nereden baksanız 1000 TL. Ancak, sektör hemen çeşitli düzenlemeler yaptı. Kış lastikleri uzun vadeler, küçük taksitlerle satılıyor. Ayrıca lastikçiler  “Lastik bankası” kurdular. Kış lastikleri araçlara takılıyor, sökülen yaz lastikleri lastik otelinde kış uykusuna bırakılıyor. Kış sezonu bitince, bu kez kış lastikleri çıkartılıp, yerine yaz lastikleri takılıyor.

Kış lastiği ile yaz lastiği arasındaki olağanüstü farklılığı, bu mevsimde çok iyi anlıyorsunuz. Kış lastiği, karlı-buzlu yollarda çok iyi tutuş sağlıyor. Kaymıyor. Ama bu lastiklerin sürtünme gücü yüksek olduğu için, yazın kuru havalarda kullanılması da doğru değil. Yazın yaz lastiği, kışın kış lastiği çok önemli.

Bu iş, hayat-memat meselesi. Bütün araç sahiplerinin hiç mırın kırın etmeden, gerekirse başka masrafları kısarak bu mevsimde araçlarına kış lastiği takması lazım. Hatta kışlar böyle uzun ve sert geçecekse, bu zorunluluğun ticari araçlar dışında trafiğe çıkan bütün araçlar için de genişletilmesi lazım. Kış lastiği konusundaki zorunluluğu getirenleri kutluyorum. Bu konu, araçlarda emniyet kemeri zorunluluğundan bile daha hayati bir önlemdir diye düşünüyorum.

Bu haber toplam 2027 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum