1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bu sese kulak verin
Bu sese kulak verin

Bu sese kulak verin

Türkiye’de yargının yürütmenin kuşatması altında olduğunu haykıran seslerden birisi de eski Yargıtay başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk lütfen bu eski Yargıtay başkanının çarpıcı tespitlerine kula

A+A-

Türkiye’de yargının yürütmenin kuşatması altında olduğunu haykıran seslerden birisi de eski Yargıtay başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk lütfen bu eski Yargıtay başkanının çarpıcı tespitlerine kulak verin.

Hacettepe Üniversitesinde düzenlenen “Cumhuriyetimizin 87.yılında Anayasa ve dış politika tartışmaları “konulu bilimsel toplantıda konuşan  Eski Yargıtay başkanı ve Bilkent  Üniversitesi Hukuk fakültesi öğretim üyesi  Selçuk, Anayasa bilincinin topluma kazandırılması gerektiğini belirterek,

Özellikle Anayasa hukukçularının bu konuyla ilgilenmelerini istedi, Anayasa değişikliğinin oylandığı 12 Eylül 2010 da yapılan referandumda  vatandaşların neye oy verdiğini bilmeden sandığa gittiğini belirten eski Yargıtay Başkanı Selçuk, “kimse kendini aldatmasın bilmediğimiz şeyleri oylarsak bilmediğimiz sonuçlara katlanmak zorunda  kalırız”

Toplumun ivedilikle yeni bir anayasa yapılması konusunda toplumun bütün kesimlerinin temsil edildiği bir organın kurultayın anayasa yapması gerekliliğini açıklayan Selçuk yüzde 1i geçen bütün siyasi partiler o kurulda söz sahibi olmalı,

Sendikalar sivil toplum örgütleri devletin örgütleri yargı hepsi söz sahibi olmalı, konuşmasında 1999 yılında başkanlığı döneminde adli yargı açılışında söylediği sözleri anımsatan Selçuk       “Yargı 1982 anayasasından beri  yürütmenin kuşatması altındadır  bugünde aynı söylemini  sürekli sık sık gündeme getirdiğini belirterek”  o zaman söylediğimizde alkışladılar şimdi ise kızıyorlar.”

Bakın değerli okurlar bugün  devletin en yetkin ve etkin kurumlarında yıllardır hizmet etmiş deneyimli hukukçuların serzenişlerine lütfen  dikkatlice  kulak verin.

Eğer bugün bazı şeylere aman canım sende bunlar konuşuyorlar, ülkemizde demokrasi var kuralları ile işliyor diye adam sendecilik yaparsak yarınlarda toplum olarak ağlamanın sızlamanın feryat etmenin bir anlamı kalmaz.

Bugün eğer Cumhuriyetimizin temel dinamikleri sistemin tartışmasız güvencesi olan kurumlarında zamanında görev yapmış değerli hukukçuları bazı şeylerde sıkıntıları yüksek perdeden dillendiriyorlarsa  toplumun duyarlı kesimleri de bu seslere kulak vermelidir.

Zor bir süreç yaşanıyor ülkemizde siyasetin içinde bazı tartışmalar olur, ama temel dinamikleri sarsıcı yürütmenin toplumsal barışı zorlayan bazı uygulamaları da kendi  kendine yorumlamasına da seyirci kalmak herhalde her şeyin kabullenmenin bir sonucu olmalı.

Üstünü örtemezsiniz

Muhalefet zaman zaman iktidarın yerel yönetimleri hakkında yaptığı yolsuzlukları kamuoyu ile paylaşma yoluna gidiyor. Bunlardan en çarpıcı olanları medyanın gündeminde günlerce tartışılsa da medyadaki sansür ve baskı sonucu yeterince vatandaşın dikkatini çekmiyor. Çekse yürütmeyi kontrol altında tutan iktidarın uygulamaları da gözden kaçmıyor.

Nereye kadar gidecek  Kayseri Büyükşehir belediyesinde olan olayları yeterince tartışmadan sadece bir kişi ile ilgili yapılan işlemin bu yolsuzluk iddiasında günah keçisi gibi ortaya atılması da hiç inandırıcı gelmiyor.

CHP nin eski genel başkanı Deniz Baykal da bu konuda partisinin yetersizliğini ortaya koyarak “Arkadaşlar konuyu yeterince kamu oyuna anlatamadılar diyerek bu iddianın aslında çok derin ilişkiler ağı içersinde olduğuna dikkat çekmek istedi.

Baykal’ın bu serzenişi de medyada birkaç satırlık haber olarak geçiştirildi. Eğer bugün iktidar partisi CHP ile ilgili bu tür yolsuzluk olayını ellerine geçirseler gök kubbeyi yıkarlardı ama ne yazık ki ellerindeki gücü istedikleri gibi yönlendirmesini biliyorlar.

Bugün yapılan yolsuzluklarda iktidar kendi içindeki çürük yumurtaları bünyesinden atmak zorunda topluma güven vermek açısından bazı olayları görmezden gelmek hala ana muhalefeti geçmişte olmuş bazıları yargıda aklanmış olaylarla suçlamak yerine kendi içindeki  yolsuzluk iddialarına neşteri vurarak kamu vicdanını rahatlatmasından başka seçenek kalmıyor. RTE bunu mutlaka yapmalı, partisindeki tek adam tek lider profili bunu gerektiriyor. Yapmazsa kendi imajını ters yüz eden bir konuma düşer. Örtmeyin etrafa pis koku yayan yolsuzluk iddialarının üzerini örtmeyin ki inananlar helal olsun desinler sizlere.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.