1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Bu sezon 2-3 tanesini yukarı çıkartmalıyız
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu sezon 2-3 tanesini yukarı çıkartmalıyız

A+A-
1990’lı yıllarda bu şehrin, İstanbul’un büyüklerine kafa tutan, Türkiye’yi Avrupa Kupalarında temsil eden futbol takımı vardı. Basketbol erkekler ve kadınlar liglerinin zirvesinde mücadele eden, voleybolda erkekler ve kadınlarda yine Süper Ligde mücadele eden takımlarımız vardı. Futbol takımına Fenerbahçe, G.Saray, Beşiktaş, Sporting Lizbon, Lokomotif Moskova gelirdi. Her hafta stat, salon dolardı.
AKP iktidar oldu, bunların hiç biri kalmadı. Bu arada Türkiye’nin Uşak gibi şehirleri, Bandırma gibi ilçeleri bile sporda yürüdü. Bizimkiler yağlı pehlivan güreşi diye tutturdular. Ama eskiden Kırkpınar’da bütün boyları biz kazanırdık, o da bitti.
Şimdi bu sezon ilimizi futbolda temsil eden takımlarda bir kıpırdanma var. Bugün bir özet geçmek ve kenti bu konuda biraz dürtmek istiyorum. Bu sezon futbolda 2-3 takımımızı bir üst liglere taşıyabiliriz. Kentin bu konuda biraz heyecan yakalaması lazım.

KOCAELİSPOR: Aşkımız, sevdamız. Ellerinden geleni yaptılar, kulübü öldürdüler ama içimizdeki bu aşkı söndüremediler. Kocaelispor geçen sezon büyük fırsatı kaçırdı. Futbolda ulusal liglerin en alt kümesinde; Bölgesel Amatör Lig(BAL)’deyiz. Yeşil-Siyahlı takım, halen BAL 12 nci grupta, liderden 1 maç eksik 2 nci sırada. BAL’da statü bu yıl zor. Normal sezonda grubu birinci bitirmek lazım. Daha sonra 12 grup birincisinden 9’u 3 ncü Lige yükselecek. Geçen yıl olmadı, bu yıl olmalı. Kocaelispor bugün zorlu Edirne deplasmanında artık yenilmeye tahammülümüz kalmadı. Puanla dönmeliyiz.

BİRLİKSPOR: Hiç sevmedim, sevemedim. İlimizin futbolda en üst ligdeki temsilcisi. Tamamen siyasi girişimlerle, Kocaelispor’u bitirmek için kuruldu. Bulunduğu ligde (2 nci Lig Kırmızı Grup), en yüksek bütçeli, en sosyete, en pahalı takım. Lige kötü başladı. Sonra toparlandı. Birlikspor PTT 1 nci Lige çıksın, bütün kalbimle tutarım. Halen grubunda 4 ncü sırada. Bu grupta Ankaragücü, Manisaspor gibi güçlü takımlar var. Sezonu şampiyon bitirmesi zor. Ama Play-Off’ta bitirirse yine büyük heyecan olur. Birlikspor bu yıl PTT 1 nci Lige, gelecek yıl Süper Lige çıkarsa,  elbette tutacağız. Bugün İstanbul’da Karagümrük ile oynuyor.
DERİNCESPOR: Yıllardır kendi yağıyla kavruluyor. Arkasında Belediye desteği yok. 3 ncü Lig 2 nci Grupta. Halen 6 ncı sırada, Play-Off hattı içinde. Grubunda Sakaryaspor’un üstünde. İyi takım. Her rakiple boy ölçüşebiliyor. Kocaelispor taraftarının ve Derince halkının sahip çıkması halinde, 2 nci Lige yükselebilir. Ben Derincespor’u çok takdir ediyorum. Bugün sahasında Sancaktepe’yi ağırlayacak. Kazanırsa zirve yarışına ortak olacak.
GÖLCÜKSPOR: Belediye Başkanı Ellibeş destekliyor. Gölcükspor içine siyaset sokulmayan, bütün Gölcük’ü kucaklayan bir kulüp. Bu sezon çok kötü başladılar. Antrenör değişikliğinin ardından alt sıralardan kurtuldular. Üst üste kazandılar ve yarışın içine girdiler. 3 ncü Lig 3 ncü Grupta 8 nci pozisyonda. Play-Off’a kalabilir. Bugün Erzincan deplasmanında işi zor ama puanla dönebilir. Bütün Gölcük sahip çıkmalı.

DARICA G.B.: Kentimizin alt liglerdeki en eski takımı. Yıllar önce Güvenç Kurtar’ın teknik direktörlük mesleğine başladığı kulüp. Her sezon iyi kadro kurdu, iddialı oldu ama, üst liglere çıkamadı. Bu sezon Gölcüksporla aynı grupta. Halen puan cetvelinde Gölcük’ün bir altında. Bugün Kastamonu deplasmanında. İtelenirse Darıca da önemli işler yapabilir.
İZMİT BELEDİYESPOR: Bu futbol değil. Kadınlar basketbol. Nevzat Doğan en alt ligden de olsa, bir kadın basketbol takımını işe başlattı. İlk iki maçlarını kazandılar. Bugün Sakarya Üniversitesi gelecekti, onlar ligden çekilmiş. İzmit Belediyesi kadın basketbol takımı, bu yıl BAL’dan 2 nci Lige çıkabilir. Şimdilik bütçesi küçük ama Doğan ve ekibi, Süper Lig konusunda iddialı. Kentin sahip çıkıp desteklemesi lazım.
Özür dilerim, bu hafta gezi yazısı yok
Ekim ayındaki tatil dönüşünde içimde biriken hırs, kafamda yerleşen konu bolluğu ile aşka gelip,  her gün yazdığım yazıları uzatıp, koca bir sayfanın yükünü sırtlandım. Zorlanmıyorum desem, ayıp olur. Ama altından kalkmaya çalışıyorum. Konsepti bu yeni şekle getirirken, her hafta pazar günü bu sütunlarda gezip gördüklerim, yiyip içtiklerim hakkında yazılar yazmayı planlamıştım. Bu türden yazılarımın çok takipçisi var.
İki hafta önce Bursa’da BAOB diye bir yer yazdım, kaç kişi telefonla arayıp ayrıntılı bilgi sordu, gideceğini söyledi. Pekçok okurumun Kıbrıs seyahatlerine giderken benim yazılarımdan yola çıktığını bilirim. Özellikle Sayın Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ile CHP İl Başkanı Sayın Cengiz Sarıbay, her görüşmemizde  “Şu gezi yazılarını ihmal etme. Gidip gördüğün yerleri yaz. Çok iyi oluyor” diye gaz verirler. 
Bu hafta böyle bir yazı yok. Çünkü, bu geçen hafta burnumu çıkartamadım. Ali Gündoğdu tatildeydi. Çarşamba günü bile bir yere gidemedim. Bu yüzden,  bu pazar pekçok okurumun beklediği türden gezi yazısı yok. Özür diliyorum. Umarım önümüzdeki haftalarda gezip görmeye fırsat bulur da izlenimlerimi sizlerle paylaşırım.
Hayat böyle bir şey
Geçen cuma günü, işin aslında en hareketli olduğu öğen saatlerinde elimizdeki bütün işleri bıraktık. Metin Karan ile birlikte M.Alipaşa Camii’ne, sevgili kardeşimiz Zafer Çakıroğlu’nun babası Kazım Çakıroğlu’nun cenazesine gittik. Çok kalabalıktı.  Kazım Çakıroğlu’nun ağabeyi Faik Çakıroğlu’na, oğlu Zafer’e başsağlığı diledim, Kazım Ağabey için son görevimizi yaptık.
Akşam gazetede iş bitti. Eve gittim, iş kıyafetlerini çıkartıp, düğünden düğüne giydiğim ceket ve kravatı kuşanarak eşimle birlikte Antikkapı’ya, İlker Akşit ile Sedef Hallaç’ın düğününe gittik. Öğlen cenaze, akşam düğün.. Hayat böyle bir şey. Sedef’le İlker’in düğünü de çok nezih, çok güzeldi.  Sedef’i bizim gazetede kısa dönem staj yaptığı dönemde tanımış, çok sevmiştim. Gelin olarak da çok güzel görünüyordu. İlker’e, “Bu güzel kıza iyi bak, üzme” diye tavsiyede bulundum. 
Hayat böyle bir şey.. Öğlen cenazeye, akşam düğüne gitmek zorunda kalabiliyorsunuz. Sağlık olsun da her yere yetişelim.
Aferin Küçükkaya 
CHP’de ilçe kongreleri gelecek hafta sonu başlayacak. Parti içinde ciddi güç mücadelesi, ciddi düşmanlıklar var. Kongrelerde sıkıntılar yaşanmasından kaygı duyuyorum.
Kuşkusuz en büyük çekişme, 29 Kasım Pazar günü İzmit ilçe kongresinde yaşanacak. Mevcut Başkan Mehmet Ümit Küçükkaya ile muhalefetin adayı Hakan Tanta kongrede yarışacak. Kongrenin sonucu, Küçükkaya ve Tanta’dan çok, onların arkasında bulunan, CHP’de kendilerine gelecek arayan isimleri ilgilendiriyor. Geçen perşembe günü akşamı, Hakan Tanta, CHP İzmit ilçe binası önünde adaylığını açıkladı. Diş Hekimi Hakan Tanta, centilmen, güler yüzlü, herkesi kucaklayabilen türden önemli bir adamdır. Adaylığını ilan ettiği toplantıya eşi ve kızını yanına alıp gelmesi de güzel olmuş. 
Ama daha önemlisi, Mehmet Ümit Küçükkaya’nın, rakibi Tanta’nın adaylığını açıkladığı toplantıya gelmesi oldu. Parti binasında Küçükkaya, rakibini çiçekle karşılıyor. Bina önünde toplananları birlikte selamlıyorlar,  “Biz rakip değil parti kardeşiyiz” mesajı veriyorlar. Küçükkaya’nın bu toplantıya katılmak, Tanta’yı karşılamak gibi bir zorunluluğu yoktu. Ama iyi bir şey yaptı. CHP’nin ihtiyaç duyduğu bir şey. Küçükkaya’nin kişiliğinde de bu samimi centilmenlik var. Hani arkasındaki bazı kişilere çok gıcık olmasam, o kişilerin CHP’ye zarar verdiğini bilmesem, kongrede Küçükkaya’yı destekleyebilirdim. 
Hey gidi Antik Pub
Kentimizin sosyolojik yapı açısından tartışılması gereken  temel soru şudur:
“AKP yerel iktidarı mı bu şehrin yerel dokusunu, kültürünü değişirdi?. Yoksa, bu kentin genel dokusu buydu da  bu nedenle mi AKP yerel iktidara bir yerleşti, bir daha  sarsılmadı?”
Kabul ediyorum; tıpkı “Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar?” türünde bir sorudur. Bu şehirde doğmuş, bu şehri bebekliğinden itibaren yaşamış biri olarak bizim şehrimizin özellikle İzmit’in  2004 yılından buyana yaşadığı akıl almaz değişimin çok yakın tanığıyım.. 
Eskiden de bu şehir, alkoliklerin, sokakta nara atanların, kadınlara kızlara sarkanların şehri değildi. Tam tersine, daha batılı türde, daha kaliteli yaşanan bir şehirdi. Bu kadar trafik magandası yoktu. Bu kadar cinayet, sarkıntılık yoktu. Geceleri şehrin her yerinde insanlar daha güven içindeydi. Hepsinden önemlisi, bu kentte bu kadar uyuşturucu müptelası yoktu. 
O zamanlar öyle her adım attığınız yer de meyhane falan değildi.  Arkadaş vardı, Camlıköşk vardı. Ne bileyim, Adalı İbrahim, Şehir Lokantası falan vardı. 
2004’de AKP yerel iktidara geldi. Adım adım, İzmit’teki bütün alkollü tesisler kapandı. Bunların çoğu,  ortama uymak adına kendiliğinden alkolsüzleşti. Şimdi bu şehirde alkollü içki ile birlikte yemek yenilebilen, müziğin ritmine uyulabilen tesisler sahildeki Kumkapı Balık Lokantaları ile Barlar Sokağı bölgesine sıkışıp kaldı.
………
Bir Antik Pub vardı. Sefa Sirmen döneminde, sahildeki o alanda böyle bir tesisin yapılmasında benim de payım vardı. Fikrini vermiştim. Özellikle bahar, yaz günlerinde denizle arasındaki çimenlik alana büyük minderlerin atıldığı, gençlerin, yetişkinlerin, yaşlıların gelip huzur içinde yemek yediği, eğlendiği; isteyenin çayını kahvesini, isteyenin birasını, şarabını içebildiği kentin en nezih tesislerinden biri olarak işletildi. Çok sık olmamakla birlikte ünlü sanatçılar da gelip, sahne alırdı. Alkollü içki verildiği için bir tek gün nahoş bir olay yaşamadı. Ben de eşimle birlikte sık sık Antik Pub’a gidenlerden biriydim. Özellikle Çökertme Kebabı(kızarmış kibrit patates, üzerine sarımsaklı yoğurt, tereyağı, en üstüne de bonfile parçaları)  bu şehirde en güzel yapan tesisti. Bira öyle tek marka değildi. İstediğiniz markanın birasını, size özel soğutulmuş bira bardağı ile verirlerdi. Şarabın her bütçeye uygunu vardı. 
AKP, Seka Parkı tamamen alkolden arındırılmış bölge yaptı. Saygı duyarım. Ama bizim eski mekanlarımızı yok etmek.. Buna ne kadar hakkı olabilirdi. Bizim eski Antik Pub, yarından itibaren Beyaz Yalı Kafe olarak işletmeye açılıyor. Alkol yok. Beyaz Yalı’nın işletmesini ihaleyle üstlenen AKP yöneticisi Mehmet İpşiroğlu’na saygı duyarım. Düzgün adamdır. Son yıllarda oğlu ile birlikte bu kafe işine gömüldüler. Eski Antik Pub için önemli masraf yaptılar, büyük kirayı göze aldılar.
Eminim bu kentin değişen kültür yapısı, yaşam tarzı anlayışı içinde alkolsüz Beyaz Yalı Kafe, eski alkollü Antik Pub’dan daha fazla iş yapacak, daha yüksek kar edecektir. Allah işlerini rast getirsin..
Ama biz ne olacağız. Bu kentte hale, yüzde 50’ye yakın oranda insan, AKP’liler gibi yaşamıyor. Onlarla birlikte yaşamak konusunda hiçbir sıkıntımız da yok. Ama bütün içkili mekanları kafe yapalım, Barlar Sokağı’nı yıkıp atalım da nereye kadar?.. 
Bu şehirde biz de varız. Biz ne olacağız.. Bu soruma yanıt istiyorum. Acaba günün birinde yerel yönetimlerde AKP yıkıldıktan sonra ne olacak. Yazın bir kenara, O zaman bu kentteki bütün alkolsüz kafeler içkili restauranta dönüştürülürse, görürsünüz yine önce ben bağıracağım, “Bu yaptığınız mahalle baskısıdır. Yaşam tarzına müdahaledir. Buna hakkınız yok” diye kavga edeceğim.
Aman dikkat
Meteoroloji’nin tahminlerine göre, bölgemizde bugün Lodos kuvvetli esecek. Lodos’un kuvvetli esmesi, ciddi hayati tehlike nedeni de olabiliyor. Kömür sobalarının, doğalgaz kombilerinin bacaları temiz ve kurallara uygun değilse, lodos zehirli gazı iç mekanlara geri gönderiyor. Kuvvetli lodoslu havaların ardından baca gazı nedeniyle evinde uyurken ölmüş pekçok insanın haberini yazmıştım. Bizim bölgemizde özellikle karşı sahiller,  Başiskele, Gölcük bölgesi için Lodos havalar tehlikelidir. Zaten sıcaklık bugün 25 dereceyi görecek. Sobanızı, kombinizi kullanmayın. Boşu boşuna tehlikeye girmeyin.
DUVAR YAZISI 
Dolar, Euro, Altın düştü,
AKP tek başına iktidar oldu
Belki fırıncılar aldıkları 
zam kararını uygulamaktan vaz geçer.
Bu yazı toplam 467 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.