• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Kocaeli 6 °C

Bu tabloyu ne kadar çok özlemişiz.!!!

Sevcan TAMER
Günlerden  beri  dünyada  konuşulan  bir  numaralı  konu  Fransa’nın  uğradığı  terör  olayı.. Yazımı  yazmak  için  oturduğum  akşam   aklımdaki,   ülkemde çığ  gibi  büyüyerek   insanları  acıya  boğan “Uyuşturucu”  gerçeğini  yazmaktı..
   Ancak,  karşımda  açık  duran  televizyonumda da,  önümde  açtığım  bilgisayarımın    ekranında da,  boy  boy  Fransa  ve  terör  vardı.. Fransa’da  yaşanan  acı  ve  canların  yitirildiği  kanlı  olayın  diğer  Avrupa  ülkelerindeki   yansıması.. Hatta  ilk  defa  oluyormuşçasına,  dünyanın  yaşadığı  şok  ve  panik.. Aaaaa,  dedim.. Birden  gözümün  önüne  yıllarca  yaşadığımız   ve  onlarca  toplu  ölümlerle  sonuçlanan  kanlı  terör  olayları  geldi.. Neden  acaba  o  günlerde dış  ülkelerden  basit  bir  kınama  mesajı  dışında,  hiç bir  katkı  hareketi  veya  tepkisi  gelmedi.?  Biz  o  kadar  yalnız mıyız.? Tabi ki  terörün  haklı  hiç  bir  yanı  olamaz.. Dini,  rengi,  milleti  hiç  olmaz.. Ama  oluyor  işte.. Evet,  ne  yazık ki,  terörün  hedefindeki  ilk  ülkelerden  biri de  Türkiye.. Bu  görüntüler,  ardından  kınama  mesajlarının  furyası  ve   kınama  yürüyüşüne  katılımların  yoğun  bir  yarışa  dönmesi,  niyeti  çok  mükemmel  olan  bu harekete  küskün  bakmama  neden  oldu  sanırım.. Doğrusunu  söylemem  gerekirse  bir  burukluk  hissettim  içimde.. Ve  “ Uyuşturucu ve  Madde  bağımlılığı”  konusunu  haftaya  bırakarak  duygularımı  paylaşmak  istedim  sizlerle..
   Bizim  ülkemiz  bu  acıyı  çok  uzun  yıllardır  çekti  ve  daha la  çekiyor.. Yüzlerce  çocuk,  genç,  yaşlı  insan  katledildi.. PKK  denen  bir  illet,   vatanımıza  sahip   çıkmaya,  Türk  ve  Kürt  topluluklarını  birbirine  düşürerek  nemalanmaya  çalıştı.. Aynı  topraklara  sahip,  aynı  bayrağın  altında  toplanarak  and  içmiş  bu  insanları   düşman  ederek,  terörü  mubah  kıldı.
Zaman  içinde,  bu   kanlı  teröristlerin  silahlanmasında  ve  güçlenmesinde  kimlerin   katkısı  olduğunu  sağır  sultan  duydu,  öğrendi.. Böylelikle  başta,  doğu  illerimiz  olmak  üzere  ülkenin  bir  çok  bölgesinden  kanlı  terör  haberleri  almamız  bir  yaşam  biçimi  haline  dönüştü.. Onlarca  vatan  evladı  davul  zurnayla  yollandığı  askerlik  denen  kutsal  ocaktan,  tabutlar  içinde  döndüler.. Anaların  göz  yaşları  sel  olup  akarken  ve  teröre  lanet  yağdırırken,  kimler  yanımızdaydı  bilemedim.. Kimler  ülkemize  gelip  samimi  bir  suratla  “yanınızdayız”  dediler  göremedim.. Kimin  kim  olduğunu,  nerde  durduğunduysa  asla  çözemedim.. Peki, sizler  çözdünüz mü.?  Sormadan  edemedim..
Dış  ülkelerin  bizim  ülkemize,  İslam  dinine  ve  Müslümanlara  bakış  açısı  malum.. Bilhassa  Avrupa  ülkelerinin  yaklaşımını,  tarihin  derinliklerine  indikçe  çok  daha  net  görebiliyoruz.. Bu  durum  bizler  için  ne  sürpriz,  ne de  endişe.. Her  şey  gün  ışığı  gibi  meydanda..
Tamam da  bizler,  İslam  ülkeleri,  Müslüman  toplulukları,  birbirimize  nasıl  bakıyoruz.? Dertlerimizle  dertleniyor,  sorunlarıyla  yoğruluyor,  düşmanlarıyla  aralarını  bulmak  için  gerekeni  yapıyor muyuz.? Yoksa “ Düşmanımın  düşmanı  benim  dostumdur”  mu  deniyor.. Terörün  dini, mezhebi, milleti  olmadığını  ve  asla  kabul  edilemeyeceğini  defalarca  söyledik.. Ancak  bu  gün  karşımızdaki  manzara  bizim  yalnız  kalabileceğimizin  göstergesi  gibi  geliyor  bana.. Hükümet  arayı  ısıtmaya,  yaşanan  terör  olayının  İslam’a  ve  Müslümanlara  bağlanmaması  gerektiğini  her  fırsatta  dünyaya  anlatıyor.. Doğrusu da  bu  değil mi.? Karşımızda  izlediğimiz  tablo  Avrupa  ülkelerinin,  yani  tabiri  caizse   çoğunlukla “Haçlı” zihniyetinin  yüreklerinde ki  ateşi değil mi.?.. Aradan  binlerce  yüzyıl  geçse de,  bu  içlerini  yakan  ateşin  sönmesi,  mümkün  değil  demek ki.. Sonra  anlamsız  demokrasi  yaklaşımının,  layt  düşünce  tarzının,  hoş  görü  denen  muhteşem olgunun da  bir  seviyesi  olmalı.. Sizin  dünyaya  bakışınız  çok  değişik  olabilir.. Ancakkk.. İslam  Dini gibi  çok  büyük  bir  dinin  Peygamberine  hakaret  içeren  karikatürler  yapamazsın.. Eğer  bunu  yaparsan  sonucunun  neler  getireceğini  bilmelisin.. Ki,  İslam  dini  içerisinde  katı  kurallara  sahip  ve  bu  hareketlere,  “af edilmesi  mümkün  olmayan  yanlış”  gözüyle  bakan  guruplar  olduğunu  bilmediğinize  inanmıyorum.. İşte  sonuç.. Akan  masum  insanların   kanları,  Pazar  günü  Paris’teki  yapılan  gövde  gösterisi  ve  bir  haftadır  dünya  haberi  olmayı  başarmak..
   Şimdi,  Paris’teki  Charlie Hebdo  dergisinde  bu  gaflete  düşenlere  sormazlar mı,  “Amacınıza Ulaştınız mı”?  diye.. Ama  ne  gezer.. Bak  göreceksiniz  haçlı  zihniyeti  o  dergiyi  bir  numara  yapmak  için  tüm  gücüyle  çalışacaktır..
   Evet,  teröre  bir  kez  daha  lanet  ederken,  toplumların,  ne  mizahta,  ne  edebiyatta,  ne  de  sanatta,  çizmeyi  aşmamaları  gerektiğini  hatırlatmak  isterim..                                
Bu yazı toplam 404 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37