1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Bu terör ortamı böyle mi gidecek?
Bu terör ortamı böyle mi gidecek?

Bu terör ortamı böyle mi gidecek?

Türkiye, terörle başı belada olan ülkelerden biri.  Konu yeni değil. Terörün başlamış ve büyümüş olmasından da hiç kimse, bugünkü iktidarı, AKP’yi sorumlu tutamaz. Ancak gelinen nokta çok kaygı vericid

A+A-

Türkiye, terörle başı belada olan ülkelerden biri.  Konu yeni değil. Terörün başlamış ve büyümüş olmasından da hiç kimse, bugünkü iktidarı, AKP’yi sorumlu tutamaz.

Ancak gelinen nokta çok kaygı vericidir. Terör bölgesinde güvenlik güçlerine pusu kurulması, güvenlik görevlilerinin şehit edilmesi, terörün olağan sonuçlarıdır. O bölgede, halkın en azından bir kısmının da teröre destek verdiği bilindiğine göre, teröristlere karşı hukuk sınırları içinde kalmakla da yükümlü olan güvenlik güçlerinin çok fazla seçeneği bulunmayabilir.

Ancak Türkiye’nin başkentinde, Ankara’nın göbeğinde, Başbakanlığa, bakanlık binalarına çok yakın mesafede terör örgütü bomba patlatabiliyorsa, işte buruda kesinlikle bir zaaf var demektir.

Salı günü Başkent Ankara’nın göbeğinde, Çankaya ilçesi Kumrular Caddesi’nde saat 11. 00 sıralarında bombalı araba patlatıldı. Bu olayda 3 kişinin ya da 30 kişinin hayatını kaybetmesi önemli değil.

Terör örgütü, ülkenin başkentinin göbeğine bombalı arabayı nasıl getiriyor?.. Bu olay, terör bölgesinde askerlerin ya da polislerin pusuya düşürülmesinden çok farklıdır. Allah korusun, Türkiye’nin büyük şehirlerinde böylesi 2-3 terör olayı daha yaşasak, Türkiye çok sarsılır. Türkiye’de çok ciddi olaylar yaşanabilir.

Ankara’daki patlamanın ardından televizyon haberlerini dikkatle izledim. Polisin, güvenlik güçlerinin, hatta itfaiyenin, böylesi bir olay karşısında hazırlıklı ve uzman olmadığı izlenimine kapıldım. Çok dağınık, çok bilinçsiz çalışma vardı.

İçişleri Bakanını çok yetersiz gördüm. Ne dediğini bile bilmeyen bir yönetici durumundaydı.

Şimdi devlet, bombayı patlatan teröristi arıyor. Eşgali belirlenmiş. Yakalanması an meselesiymiş. Bundan sonra yakalansa ne olur?.. Olayın sıcaklığı içinde polis, bölgeden geçen bir kadını yaka paça tutup, gözaltına aldı. Bütün bunlar, devletin ne kadar hazırlıksız, ne kadar acemi olduğunu gösteriyordu.

Bomba patladıktan sonra faili bulmak, iş değil. Önemli olan, gerekli istihbarat çalışmalarını yapmak, bombayı ülkenin Başkentinin göbeğinde patlamadan bulabilmektir.

Devlet, PKK lideri ile, PKK’nın önde gelen isimleri ile buluşuyor, konuşuyor. Bütün yetki, bütün ipler, iktidarın elinde.

Terör olaylarında hep askeri suçladılar, Zaaflardan bahsettiler. Artık Silahlı Kuvvetler de tamamen iktidarın istediği gibidir. Büyükşehirlerde terör eylemi olduğunda Ergenekon Çetesi’nin işidir dediler. Ergenekon Çetesi üyesi olmakla suçlanan herkes içeride.

İstihbarat, güvenlik, diploması, hangi alanı sorarsanız, tamamen iktidarın kadroları ile doldurulmuştur.

Ama büyük bir zafiyet var.

Türkiye artık günde ortalama 8-10 kişiyi terör saldırılarında kaybediyor.

Terör bölgesinde pusular kuruluyor. Kadınlar, polis okulu öğrencileri taranıyor, öldürülüyor. Öğretmenler öldürülüyor. Polisler halı sahada maç yaparken saldırıya uğruyorlar.

Cumhurbaşkanımız Almanya’da, Başbakanımız bir Arabistan’da, bir Amerika’da. Oradan millete başsağlığı diliyor, “Şehitlerin kanı yerde kalmayacak” cümlesini tekrarlayıp duruyorlar.

AKP iktidarı, ülke ekonomisini iyi bir yere getirdi. Sağlık hizmetlerinde büyük başarı sağladılar. Ulaşım,  işsizlik gibi konularda önemli başarılar elde edildi.

Bütün gazetelerde, televizyonlarda “Türkiye uçuyor. Türkiye büyüyor” haberleri var.

Ama terör örgütü, ülkenin başkentinde, Başbakanlık binasına 500 metre mesafede bomba patlatıyor.

Türkiye’nin meselesi, Mısır’ın, Tunus, Libya’nın yeni hükümetlerini kurmak mı?..

Türkiye’nin meselesi Suriye’de Esad’ı devirmek mi?..

Türkiye’nin meselesi, Filistin’in tanınmasını sağlamak mı?

Türkiye’nin meselesi, Kıbrıslı Rumları, İsrail’i  kıç üstü oturtup, terbiye etmek mi?..

Başbakanımız, Dünya liderliğine soyundu, Mısır’da, Libya’da o ülkelerin halkları tarafından alkışlanıyor. Artık ABD Başkanı Obama’nın karşısında oturduğunda, O’na tepeden bakıyor.

New York sokaklarında dolaşırken Senegalli kadınlar bile, “Erdoğan seni seviyoruz” diye bağırıyorlar.

İyi hoş da, kıçı pislikli terör örgütü, bu ülkede hergün ortalama 8-10 kişinin canını alıyor. Artık eylemler sivil, masum insanlara yöneldi.

Artık Başkent’in göbeğinde bombalar patlıyor.

Üstelik bu iktidar “Biz konuşmuyoruz, devlet konuşuyor” dese de, açıkça terör örgütü ile istediği zaman temas da kurabiliyor.

Ama İmralı’da, ama Oslo’da oturup konuşuyor, pazarlık yapabiliyorlar.

Önleyin artık şu kanı..

Her gün televizyonlarda şehit cenazeleri izliyoruz. Artık, bu terör belasına kurban giden masum sivil insanların cenazelerine ağlıyoruz.

Varsın, Rumlar birkaç ay Akdeniz’de gaz arasın; varsın Esad, birkaç ay daha Suriye’nin başında kalsın; varsın İsrail birkaç ay daha özür dilemesin.

Ama terör bitsin. İster, oturup uzlaşma ile, anlaşma ile bitsin.

İster, onların anladıkları dilden, savaş yöntemiyle bitsin.

Ankara’da, İstanbul’da, Antalya’da İzmit’te yeni bombalar patlarsa, bu küstah, şımartılmış terör örgütü devlet ve milletle alay eder gibi ülkenin her yerini kana bulamaya devam ederse, bu ülkenin birlik ve beraberliğini koruyamayız.

Ülkede ekonomi kalmaz. Başbakan’ın karizması da kalmaz.

Bana öyle geliyor ki, hükümet terör konusunda aciz.

İçişleri Bakanı, istihbarat yönetimi, emniyet yönetimi bu büyük belanın altından kalkabilecek yeterlilikte değil.

Askeri zaten bitirdiler. Ordu’yu yönetecek komutan bırakmadılar.

Türkiye’nin birinci meselesi terördür. Artık bu can kayıplarına Türk insanının yüreği dayanabilir durumda değildir. Sayın Başbakan dünyayı dizayn etmeyi bırakıp, biran önce bu konuda gerekenleri yapmak zorundadır.

Bu haber toplam 1026 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.