• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli -3 °C

Bu Vali, iyi Vali … Yargılanmaları şart… Tuana’nın gözyaşları

İsmet ÇİĞİT
Pazartesi günü akşamı, gazetede işimi bitirdim. Her zamanki gibi doğruca eve gittim. Zamlı Rakı’dan, bardağıma bir duble koydum, ince dilim keçi peynirini kestim. Televizyonun önünde mütevazı yemek öncesi masamı kurdum.
Bir huyum vardır, belki gazeteciliğe yakışmıyor.  Ama taviz vermeden uyguluyorum. Gazetede işim bitim, eve girdiğimde, cep telefonunu kapatırım. Daha saat 17.00 sıraları. Evin  telefonu çaldı. Oğlum açtı, “Evet burada” derken, yüzü biraz tuhaflaşmıştı, telefonu bana uzattı; “Vali arıyormuş” dedi.. 
Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ile, bir kez, gazeteye yaptığı nazik ziyaret nedeniyle karşılaştık, konuştuk. Kendisine gerçekten çok içim ısınmıştı. Göreve başladığından buyana yaptığı çalışmaları da işimiz gereği takip ediyoruz. Bence çok çalışkan, çok başarılı ve işini yürekten yapan biri. 
Vali, telefonda önce “İyi yıllar” diledi.  Sonra sitem etti: “Ben gazeteye geldim. Sen hala bir kahve içmeye gelmedin.” “İnşallah ilk fırsatta Sayın Valim” falan diye geçiştirdim. 
Henüz İzmit’te kar başlamamıştı. Sayın Vali, “Az sonra bir basın toplantısı yapacağım. Öncesinde bütün yetkilileri, özellikle Sedaş yetkililerini topladım. Yoğun kar yağışına yönelik her türlü tedbiri almalarını, hazırlıklı olmalarını istedim” diye anlattı. Güzeloğlu, yılbaşı gecesinden itibaren ilimizin bazı bölgelerinde yaşanan elektrik kesintilerinin kabul edilemez olduğunu, Sedaş yetkililerini bu konuda münasip lisanla uyardığını anlattı, “Senin bu konuda yazdığın yazıları çok beğendim. Çok iyi oldu. Gerektiğinde bu şekilde yapmaya devam et” dedi. 
Vali Güzeloğlu ile birkaç konuyu daha konuştuk. Bir kez daha hissettim ve inandım.  Güzeloğlu, bu kent için bir şans.. Çok zeki bir yönetici. Tatlı dilli, olaylara pozitif bakan, ama gerektiğinde tavır koyabilen biri. Geldiği günden beri, kendisiyle görüşmek isteyen herkesi kabul etti. Boş kaldığı her fırsatta da Karamürsel’den Kandıra’ya ili dolaşıyor. Bölgeyi, insanları tanıyor. Telefonu kapatmadan önce Güzeloğlu’na, “Sayın Valim, biz şanslıyız, çünkü sizin gibi bir Valimiz oldu. Ama siz şanssızsınız, her açıdan tel tel dökülen bir ilde çok ağır bir yük altına girdiniz” dedim. Güldü. 
Güzeloğlu, son dönemlerde bu kente gelen en iyi, gerçek anlamda çalışkan ve hümanist validir. Sahip çıkmalıyız diye düşünüyorum.

4 ESKİ BAKAN YARGILANMALI 
Önceki akşam, Türkiye nefesini tuttu, yolsuzlukla suçlanan 4 eski Bakan hakkında Meclis Soruşturma Komisyonunun vereceği kararı bekledi. Komisyon, 9 AKP’li, 4 CHP’li, 1 MHP’li milletvekilinden oluşuyordu.  Aslında bir sürpriz, yani  Zafer Çağlayan, Erdoğan Bayraktar, Egemen Bağış, Muammer Güler ile ilgili “Yüce divanda yargılansın” kararı beklemek çok safça bir iyimserlikti. Karar, beklendiği gibi çıktı. Komisyonun 9 AKP’li üyesi “Yargılanmasınlar”, 5 muhalefet üyesi “Yargılansınlar” dedi. Yolsuzlukla suçlanan, bu nedenle Bakanlık görevlerinden alınan 4 eski Bakan, böylelikle bir engeli daha aşmış oldu. 
Süreç henüz bitmedi. 4 Eski Bakan hakkında TBMM’de de gizli oylama yapılacak. Vicdan sahibi AKP’li milletvekillerinin bu oylamada, suçlanan Bakanların Yüce Divan’da yargılanması yönünde oy vermesini, ben de safça bir iyimserlikle umut ediyorum. 
Bu konuda vicdanlar yaralıdır. Suçlanan 4 eski Bakanın televizyon ekranlarından yansıyan yüzlerine bakınca bile sanki bir güvensizlik, “Bunlar suçludur” izlenimi alınıyor. Aslında kendileri, “Biz Yüce Divan önünde yargılanmak, aklanmak istiyoruz” demeliydiler. 
AKP iktidarı bir “Darbe yapmak isteyen Paralel Yapı” öcüsü ilan etti. Her şeyi bunlarla izah ediyorlar. Yüce Divan denilen Anayasa Mahkemesi. 17 üyesi var.  Bunların sadece 4’ü geçmişte, Turgut Özal ve Ahmet Necdet Sezer tarafından atanmış isimler. 13 Anayasa Mahkemesi üyesi Abdullah Gül tarafından atanmış. AKP’liler, “Bu mahkeme paralel yapının emrinde. Güvenmeyiz” diyor. Demokrasilerde en önemli kurum Anayasa Mahkemesi. Oraya güvenmezsek, devlete nasıl güveniriz. AKP’liler aslında Abdullah Gül’ü de ağır biçimde itham ediyorlar. Yolsuzlukla suçlanan 4 eski Bakan bağımsız yargı önünde hesap vermeden, bu ülkede kimsenin vicdanı rahat etmeyecektir. Başbakan Davutoğlu’nun, en azından bu 
4 ismi haziranda milletvekili bile yapmayacağına inanıyorum. 

TUANA’NIN GÖZYAŞLARI 
Pazartesi günü akşamı,  televizyonların haberlerini izlerken, içim dağlandı. Gözümden sicim gibi yaşlar döküldü. Hemen bütün kanalların haberlerinde aynı görüntüler vardı. Antalya Belediyesi’nde yılbaşı itibariyle bir taşeron firma değişmiş. Yeni firma, mevcut işçilerden 200’ünü işten çıkartmış. Murat Araz, yeni yıla işten kovulmuş, işsiz giren garibanlardan biri. Belediye önünde toplanıp, hak arıyor 200 işçi. Murat Araz, kucağında 5 yaşındaki kızı Tuana ile birlikte gelmiş eyleme. Ağlıyor işten atılan zavallı adam. Kucağındaki küçük sevimli kızı, babasının gözyaşlarını silmeye çalışıyor. Ona sürekli gülümseyerek, ağlamasını durdurmak istiyor. 
Ne büyük acıların ülkesi bu ülke. İnsanlara nasıl köle muamelesi yapılıyor. Bir yıl değişti ya. Şimdi bütün belediyelerde, kamu kurumlarında taşeronlar değişecek. Böyle işten atmalar çok olacak. Kölelik düzeninde yandaş müteahhitler kazanacak. İşsiz kalan garipler ağlayacak. Tuana gibi küçük çocukların içi dağlanacak. Bu düzeni kimse değiştiremedi. Korkarım, daha çok uzun yıllar da kimseler değiştiremeyecek.
Bu yazı toplam 556 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37