1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Bu varillerin de sahibi çıkmaz
Bu varillerin de sahibi çıkmaz

Bu varillerin de sahibi çıkmaz

Artık ilimiz için bu tür haberler şaşırtıcı gelmiyor. Kocaeli sınırları içinde sık sık gizli saklı bölgelerde doğaya hiçbir önlem alınmadan terk edilmiş kimyasal atıklar bulunuyor. Üretimlerinin

A+A-

Artık ilimiz için bu tür haberler şaşırtıcı gelmiyor. Kocaeli sınırları içinde sık sık gizli saklı bölgelerde doğaya hiçbir önlem alınmadan terk edilmiş kimyasal atıklar bulunuyor.

Üretimlerinin ardından çok zehirli atıklarla baş başa kalan kimi sanayiciler, bunların bertarafı için ortaya çıkan maliyeti yüksek buluyor. Atıklarını gidip gözden uzak bir bölgeye bırakıyorlar ya da bu sanayicilerden para karşılığı atıkları alan lisanslı bertaraf şirketleri, işin kolayına kaçıyor, atıkları yok etmek yerine, kolay yoldan bir yerlere bırakıyorlar.

Bugüne kadar böyle pek çok olaya rastlandı. Hiç birinde suçluların bulunduğu ve cezalandırıldığı konusunda resmi bir açıklama yapılmadı. Son olarak geçen hafta sonu İzmit'in doğusunda Gedikli Köyü bölgesindeki ormanlık alanda çok miktarda zehirli atığın variller içinde bırakıldığı ortaya çıktı.

Yine aynı şey olacaktır. Yetkililer “Konunun üzerine ciddiyetle gideceklerini, atıkların analizinin yapılacağını, sorumlularının mutlaka bulunup, cezalandırılacağını” söyleyeceklerdir.

Ama görürsünüz bu vaatler yine palavra çıkar. Çünkü büyük olasılıkla, kimyasal atık dolu varilleri götürüp Gedikli Köyü bölgesine bırakanlar hatırlıdır, güçlüdür. Ne o atıkları üreten sanayi kuruluşu, ne de bu atıkları toplayan bertaraf şirketi bulunamaz. Nasıl olsa kamuoyu da birkaç ay içinde bu olayı unutur.

Daha önceki vakaların hepsi böyle oldu. Gedikli Köyü yakınlarına bırakılan variller dolusu kimyasal atık da unutulur, gider.

Karacan yeniden Genel Başkan

Türkiye'nin en güçlü sendikalarından biri hâline gelen Disk'e bağlı Lastik-İş Sendikası'nın 26 ncı olağan genel kurulu İstanbul'da tamamlandı. Genel Başkan Abdullah Karacan, kongreye katılan 276 delegenin tamamının oyu ile aynı göreve yeniden seçildi. Karacan'ın hazırladığı liste, hiç itiraz olmadan kabul edilip, onaylandı.

Abdullah Karacan önemli bir işçi lideri. Oyunu kurallarına göre oynayan, üyeleri ile çok yakın teması hiç kesmeyen bir başkan. İlimizdeki uluslararası sermayeye ait lastik fabrikalarında üyeleri adına çatır çatır pazarlıklar yaptığı da biliniyor. Karacan, oy birliği ile seçildiği bu dönemde daha da güçlü olacaktır.

Lastik-İş Sendikası'nın önündeki ilk toplu sözleşme Kolsan işyeriyle ilgili. Bu toplu sözleşmeye büyük lastik fabrikalarınınki kadar önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Genel Başkan Karacan özellikle ilgilenmeli. Kolsan işyerindeki toplu sözleşme pazarlığında da cesur ve kararlı hareket edilmeli.

Kolsan'daki üyelerin hakları sonuna kadar savunulmalı…

Çin malı gitarla ölüm

16 yaşındaki Aykut Eren Ayan, sınıfını iyi derece ile geçmiş. Aykut, müziğe meraklı, klasik gitar çalan bir genç. Sınıf geçme hediyesi olarak babası bir elektro gitar alıp, vermiş.

Aykut heyecanlı. İçi içine sığmıyor. Ayan ailesi, Babalar Günü nedeniyle, hafta sonunda dedelerine, İzmit'e bağlı Mecidiyeköy'e geliyor.

İstanbul İkitelli Anadolu Lisesi öğrencisi, evin tek çocuğu olan Aykut, Cumartesi gecesi, Mecidiyeköyde dedesine yeni gitarı ile bir gösteri yapmak istiyor. Dün bütün yerel ve ulusal gazetelerde acı haberin ayrıntıları vardı. Aykut, babasının karne hediyesi olan yeni elektrogitarını fişe takıp, eline alıyor. Ama gitar elektrik kaçağı yapıyor. 16 yaşındaki başarılı öğrenci, elektrik çarpması sonucu ölüyor.

Aile için ne büyük bir acı. Böylesine pırıl pırıl bir gencin kaybı, aynı zamanda ülkemiz için de önemli bir kayıp.

Çin malı ucuz bir elektrogitar, pırıl pırıl bir gencin ölüm silahı oluyor.

Türkiye'nin bu tür konularda daha dikkatli ve hassas olması lazım. Özellikle Çin'den ithal edilen bu tür aletlerin çok iyi denetleniyor olması lazım. Şimdi adaletin en azından bu gitarın ithalatçısını bulması, bu gitarı standartlara uymuyor olmasına rağmen Türkiye'ye sokan yetkilileri bulması gerekmez mi?

Çinli imalatçı, böylesi ölümcül bir gitarı, acaba bir Avrupa ülkesine satabilir miydi?.. Ya da diyelim ki, gözden kaçtı, bir Avrupa ülkesine böyle bir gitar girdi de, böyle bir olay yaşandı. O Avrupa ülkesi, o gitarın üreticisini gidip Çin'de bile bulmaz mıydı?..

Türk devleti ve yargısı Aykut Eren Ayan'ın, ailesi önünde feci şekilde ölümünün peşini bırakmamalıdır. En azından bundan böyle, başka Aykut'lar ölmesin diye, ipin ucu en sonuna kadar çekilip, bulunmalıdır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.