1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Bugün dünya bizi konuşacaktı
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Bugün dünya bizi konuşacaktı

A+A-

Bugün 19 Ağustos 2017…

Pek çok kişinin haberi olmayabilir. Ama bugün Dünya’nın çok önemsediği bir spor etkinliği, 29’uncu Dünya Üniversite Olimpiyatları başlıyor. Dünya Üniversite Olimpiyatları Vietnam’ın başkenti Taipei’de düzenleniyor.

………….

Aslında bugün 29’uncu Dünya Üniversite Olimpiyatları İzmit’te başlayacaktı.

Dünya’nın bütün ülkelerinden binlerce sporcu, sporsever ilimize gelmiş olacaktı. Bütün spor tesisleri tamamlanmış olacaktı. Atletizm, güreş, halter, boks, tenis, karate, judo aklınıza hangi spor dalı geliyorsa, bütün spor dallarının dünyadaki en genç, en önemli isimleri İzmit’te olacaktı.

İzmitli binlerce genç Olimpiyat organizasyonunda görev alacaktı. Olimpiyat meşalesi yanacaktı.

Cumhurbaşkanı açılış törenine gelecekti. “İşte en önemli spor organizasyonunu Türkiye’de İzmit’te düzenliyoruz. Türkiye’ye İstanbul’a 2020 Olimpiyatları’nı çok görenler utansın” diyecekti.

Akşam saatlerinde gururla 29’uncu Üniversite Olimpiyatları’nın açılışına gidecektik. Dünya ülkelerinin sporcu kafileleri sırayla olimpiyat stadına girerken onları alkışlayacaktık.

…………………..

İzmit’in bütün eksikleri bitecekti. Şehir içinde boyasız bina kalmayacak, caddelerle çukur, tümsek, langır lungur öten altyapı kapağı bırakmayacaktık. 30 Ağustos’a kadar olimpiyat oyunları devam ederken, bütün Dünya’nın gözü İzmit’in üzerinde olacaktı. Şehrin her yerinde misafirimiz yabancı sporcuları, ailelerini, sporseverlerini görecektik.

İzmit esnafı bayram edecekti.

İzmit’i bütün dünya tanıyacaktı. Belki ileriye dönük çok önemli bir turizm kenti olma imkanını yakalayacaktık.

Bu kent çok önemli spor tesisleri, sporcu kamp ve antrenman tesisleri kazanacaktı.

………………..

Bütün bunlar hayal değildi. Aslında 2017’de Üniversite Olimpiyatları’nı biz bu şehirde düzenleyelim diye bir talebimiz, iddiamız da yoktu.

2011’deki yerel seçimler öncesinde bu vaadi bizim önümüze koydular. Çok heyecanlandığım için çok net hatırlıyorum. O zamanlar AK Parti’nin ilimizdeki en önemli ismi Bakan Nihat Ergün’dü. Nihat Ergün açıklamıştı: “2017 Üniversite olimpiyatlarına İzmit aday olacak. Olimpiyatı İzmit’e getireceğiz” demişti. O toplantıda ben de vardım, “Sayın Bakan” demiştim, “Ne dediğinizin farkında mısınız?”

“Evet” demişti Nihat Ergün, “2017 yılında Dünya Üniversite Olimpiyatları İzmit’te düzenlenecek”.

……………….

Nitekim İzmit aday oldu. Büyükşehir Belediyesi’nden, Spor Bakanlığı’ndan kalabalık heyetler temaslara başladılar. Çin’e gittiler, Avrupa ülkelerine gittiler.

Çalışmalar yapıldı. Oldu, İzmit’in adaylığı kabul edildi. Hatta 2017 Olimpiyatları’nın organizasyonu İzmit’e verildi. Ama Olimpiyat Komitesi’nin bir şartı vardı: 20 milyon Euro teminat yatırılması isteniyordu.

Devede kulaktı böyle bir iş için 20 milyon Euro. Cumhurbaşkanı duysa, hemen verirdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bile verebilirdi. Ama vermediler. Spor Bakanları kendi şehirlerinin futbol takımlarına örtülü ödeneklerden milyonlar aktardılar. Bizim için devlet 20 milyon Euro teminat yatıramadı. Çok geldi. Bu nedenle 2017 Olimpiyatları Vietnam’a Taipei şehrine verildi.

……………

Sevgili okurlar, biz bugün Olimpiyat şehri olabilirdik. Bu akşam olimpiyat oyunlarının açılış törenini yapabilirdik. İzmit bambaşka bir İzmit olurdu. Avucumuzun içine kadar bu şans gelmişti. Bize çok gördüler. Bizi layık bulmadılar. Verdikleri sözü tutmadılar. Şimdi Taipei’deki olimpiyatları izleyeceğiz.

Bir din adamının verdiği örnek

Geçen gün aksakallı, çok temiz pak giyinmiş, yüzünde derler ya nur olan, seçkin bir kişilik olduğu hemen anlaşılan bir kişi odamın kapısına geldi, “Müsait misiniz? Her gün yazılarınızı okuyorum. Gazeteye bir işim düştü. Sizinle tanışmak istedim” dedi.

Tabii dedim. Tanıştık. 41 yıl Diyanet İşleri Başkanlığı’na hizmet vermiş. Son 9 yılda Kocaeli İl Müftü Yardımcısıymış. Yaş haddinden geçtiğimiz aylarda emekli olmuş. Kocaeli’ye yerleşmiş. Otogar karşısında, Alikahya Yuvam Akarca girişinde bulunan modern Alikahya Akarca Camii’nin Dernek Başkanıymış. Kongre ilanı vermek için gazeteye gelmiş. İlan servisindeki işi bitmiş, yanıma çıkmış.

Bizim “Şehir Babası” Hüseyin Fehmi Özen birer çay getirdi. Sohbet ettik.

“Hocam” dedim. “Türkiye’yi nasıl görüyorsunuz?” Bayram Erdoğan yıllarca Almanya’da, Amerika’da devlet adına Diyanet görevlisi olarak çalışmış, kitaplar yazmış değerli bir Din adamı. Görmüş, geçirmiş. Şunları söyledi:

“Ülkenin geleceği, sadece ülkeyi yönetenlerle ilgili bir şey değil. Toplum olarak ahlaklı, erdemli olmalıyız. Herkes kendi işini en iyi şekilde yapmanın gayreti içinde olmalı” diye genel bir çerçeve çizdi. Sonra bir anektot anlattı:

“Geçmişte ülkenin birinde hükümdar halkın ahlakını test etmek istemiş. Sarayın bahçesine bir havuz yaptırıp, buyruk yayınlamış: Bu ülkenin her vatandaşı bu havuza bir kova süt getirecek. Bu havuz sütle dolacak demiş. Toplum içindeki ahlaksızlardan biri, (Ben süt yerine bir kova su getirip dökerim. Nasıl olsa herkes süt getirecek Benim bir kova suyum arada kaynar, kimse anlamaz) diye düşünmüş. Ertesi gün herkes elinde kovaları ile gelmiş. Havuza boşaltmış. İşlem bitince bir bakmışlar ki, havuz tamamen suyla dolu. Hiç kimse süt getirmemiş. Herkes işin sahtekarlığına kaçıp kovasına su doldurup gelmiş.”

Bayram Erdoğan’ın verdiği örnek beni çok etkiledi.

Sizce bu ülkede ya da bu kentte böyle bir havuz yapsak, “Herkes içine bir kova süt dökecek” desek, havuzun içindeki süt oranı ile su oranı nasıl olurdu?

Bu yazı toplam 2281 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum