1. YAZARLAR

  2. Ali GÜNDOĞDU

  3. Bugün, Osman Hamdi Bey’in ölüm yıldönümü
Ali GÜNDOĞDU

Ali GÜNDOĞDU

Yazarın Tüm Yazıları >

Bugün, Osman Hamdi Bey’in ölüm yıldönümü

A+A-

Ünlü Türk müzecisi, ressam, arkeolog Osman Hamdi Bey’in ölümünün bugün 109’uncu yıldönümü.

Gebze Eskihisar’daki Osman Hamdi Bey Köşkü’nü fotoğraflarından tanıyor olabilirsiniz. Ama Osman Hamdi Bey’in kim olduğunu öğrenmek için bu köşk müzeyi mutlaka görmelisiniz. Peki, kimdir Osman Hamdi Bey?

Osman Hamdi, (doğum 1842 İstanbul - ölüm 24 Şubat 1910 İstanbul) Türk müzeciliğinin kurucusu kabul edilen arkeolog ve müzeci. Güzel Sanatlar Akademisi Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi'nin ve İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin kurucusu. Ressam.

İlkokul öğrenimini Beşiktaş'taki bir okulda yapan Osman Hamdi, 1856 yılında Maarif-i Adliye okuluna başladı. 1860 yılında hukuk öğrenimi için Paris'e gönderildi. Bu öğrenimi yanında, aralarında ünlü oryantalist ressam Jean-Leon Gerome'un da bulunduğu devrin ünlü ressamlarının atölyelerinde çalışarak iyi bir resim eğitimi gördü. 1869 yılında ülkesine döndüğünde Bağdat İli Yabancı İşler Müdürlüğü görevini genç yaşında üstlendi. 1871'de İstanbul'a dönünce Saray Protokol Müdür Yardımcılığına getirildi.

Devletin üst kademelerinde çeşitli görevler yaptı. 11 Eylül 1881 tarihinde İmparatorluk Müzesi (Müze-i Hümayun) Müdürlüğüne atandı. Bu göreviyle kendi yaşamında olduğu gibi, Türk müzeciliğinde de yepyeni ve verimli bir dönem açılmış oldu. 1883'de Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisini (Güzel Sanatlar Okulu) kurarak bu okulun müdürlüğünü de üstlendi.

1884 yılında eski eserlerin yurt dışına çıkarılmalarını yasaklayan ve o gün için Türk müzeciliği ve eski eserlerin korunması bakımından büyük bir adım olan Asar-ı Atîka Nizamnamesi'ni çıkararak uygulamaya koydu.

Nemrut Dağı, Muğla'nın Yatağan ilçesinin Turgut beldesi yakınındaki Lagina Tapınağı ve Lübnan'daki Sayda (Sidon) antik kentinde kazılar yaptı. Sayda kazısında bulduğu ve arkeoloji dünyasının başyapıtları kabul edilen, aralarında İskender Lahti'nin de bulunduğu lahitler ve diğer eserlerin sergilenmesi için, büyük bir ileri görüşlülükle ilk Türk müze binası olan bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin 1881 yılında temelin attı ve 1891'de hizmete açtı.

Osman Hamdi Bey'in 1884'de Gebze'ye 5 km. mesafedeki Eskihisar köyünde yaptırdığı, resimhane, kayıkhane ve müştemilatı ile donatılmış köşk ise, 1982 yılında müze binası, müştemilatı ve arsası Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce kamulaştırılmak suretiyle, bugün Osman Hamdi Bey Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Osman Hamdi Bey 24 Şubat 1910 tarihinde İstanbul Kuruçeşme'deki yalısında hayata gözlerini kapadı.

Cemal Reşit Rey'in annesinin amcası olan Osman Hamdi Bey, Osmanlı ve batı kültürleriyle eğitilerek yetişmiş bir teknik ve siyaset adamı olan Sadrazam İbrahim Edhem Paşa'nın en büyük oğludur.

osman-hamdi-bey-001.jpg

OSMAN HAMDİ BEY- Osman Hamdi, Türk müzeciliğinin kurucusu kabul edilen arkeolog ve müzeci. Güzel Sanatlar Akademisi Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi'nin ve İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin kurucusu. Ressam.

osman-hamdi-bey-muzesi.jpg

OSMAN HAMDİ BEY KÖŞKÜ- Osman Hamdi Bey'in Gebze Eskihisar köyünde yaptırdığı, resimhane, kayıkhane ve müştemilatı ile donatılmış köşk, 1982 yılında müze binası, müştemilatı ve arsası Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nce kamulaştırılmak suretiyle, bugün Osman Hamdi Bey Müzesi olarak hizmet veriyor.

istanbul-arkeoloji-muzesi.jpg

İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZESİ- Osman Hamdi Bey’in en büyük eserlerinden İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni mutlaka görmelisiniz. Özellikle Asur Kralı Salamansaar’ın 3 metrelik heykeli, beni çok etkilemişti.

fuar-carki-001.jpg

Fuar çarkını kim hatırlar?

Bir sanayi kenti olan Kocaeli’nin sanayi fuarının simgesi de elbette bir sanayi çarkıydı. Fuarın girişinde yükseliyordu. E-5 karayolundan gelip geçenler o çarka baktıkça, bir sanayi kentinden gelip geçtiklerini belleklerine kazıyordu. Yıllarca Tekel tarafından üretilen Fuar sigaralarında hep bu amblem kullanılmıştır. Cemal Turgay fotoğrafı…

arnavut-abbas.jpg

Arnavut Abbas

İzmit caddelerinde onu yazın beyaz, kışın siyah takım elbisesiyle görürdük. Kırmızı kravatı ve ceketinin üst cebinde aynı renk mendili, elinde asasıyla, gıcır gıcır siyah topuklu ayakkabılarıyla herkesin dikkatini çekerdi.

Abbas Uysalol, namı diğer Arnavut Abbas…

O’ndan çok define hikayeleri dinlemiştim.

Saygı ve rahmetle anıyorum…

Fotoğraf, Hüseyin Erol’dan(Biz İzmit’iz).

Bu yazı toplam 2102 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum