1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Bulut, yaptı yine yapacağını
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Bulut, yaptı yine yapacağını

A+A-

Derince Belediye Başkanı Ali Haydar Bulut, ilginç adamdır.. Katıdır; “Nuh der, Peygamber demez” derler ya o tiplerdendir. Eğilmez, bükülmez. Bir lafı sözü varsa, herkesin yüzüne küt diye söyler..
Bulut, aslında 2 dönem Derince Belediye Başkanlığı yaptı. Ama ilk dönemin ardından partisi tarafından yeniden aday gösterilmedi. 5 yıl, adeta nadasa yattı. İlk 5 yıllık döneminde de Derince sahiline “Harikalar Sahilini”, Derince’nin ortasına kent meydanı, cami ve otoparkı yapmıştı. Zor ve büyük işlerdi. Ama yaptı. Sonra, herkesin önünde diz çöküp boyun eğmediği için partisinde elendi, kenara çekildi. Ama Derince yeniden Bulut’u istedi. 2014’de AK Parti de bir bakıma tükürdüğünü yalamak zorunda kalmış. Bulut’u yeniden aday yapmıştı. AK Parti için çok zor seçimdi. Bulut’un karşısında çok iddialı adaylar vardı. Ama Ali Haydar Bulut yeniden kazandı.
Dün Derince’de, son yıllarda bizim kentimizde yapılmış en güzel eserlerden birinin açılışı vardı. Derince sahilinde Belediye’nin yaptırdığı Yelken Kafe, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde açıldı. Yelken Kafe, Ali Haydar Bulut’un seçim öncesindeki vaatlerinden biri, en önemlisiydi. Hayal gibi bir proje. Yaptı, bitirdi. Bahar ve yaz aylarında bu tesisin dolup taşacağına, pek çok düğünün, cemiyetin burada düzenleneceğine eminim. Derince Sahilinin denizden görünüşü bile değişti. Bu tesisin içinden de İzmit Körfezi’nin görünümü bir başka olacak. 
Ali Haydar Bulut, küçük işlerin değil, büyük işlerin adamı. Akçeli işlerin değil, projelerin, üretimin adamı. Ben çok başarılı buluyorum. Yeni tesis Derince için hayırlı, uğurlu olsun. İşletmeyi de Derince Belediyesi yapacak. Umarım, işletmecilik açısından da başarılı olurlar. Bu konuda biraz Büyükşehir’in Antikkapı şirketinden de ders almalarını tavsiye ederim.

Karşı çıkmanın tek nedeni: Kıskançlık 

Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bugün yapılacak şubat ayı olağan toplantısında 2006’dan beri konuşulan MİA Projesi ile ilgili önemli bir imar planı düzenleme kararı oylanacak. 
Muhalif, münafık kimse inkar etmiyor: İzmit için, şehrin geleceği için MİA Projesi şarttır. Bu projeye bugün karşı çıkışın, “İstemezük” diye bağırmanın tek nedeni, kıskançlıktır. 
Bu kent için hiçbir faydası olmamış, bu kentte en yakın dostları dahil insanları dolandırmış, zaman zaman siyasetin, zaman zaman askerin etekleri altına saklanmış, hep menfaati için koşturmuş, hep yalan söylemiş insanlar, şimdi karşı çıkıyorlar.
Değerli okurlar, İzmit’te büyük yanlışlar yapıldı. İlk çırpıda aklıma gelenleri sayayım: Alemdar Caddesi’ndeki Soydan İşhanı yanlıştır. Dolphin, NCity binaları yanlıştır. Adliye binası yanlıştır. Ekşi İş Merkezi yanlıştır. Özüer tesisleri yanlıştır. 
Bu kent pek çok tarihi binasını, imar rantı yüzünden kaybetmiştir. 
Bu kadar yanlış yapılmış bir yanlış daha yapılsa ne olur demek istemiyorum. Konu Real arazisi. 35 dönümlük bir alan. İzmit şehir merkezindeki pek çok yere yürüme mesafesinde çok değerli bir alan. Bu araziyi kim en iyi şekilde değerlendirmek istemez. Kimin aklı ve gönlü, bu arazi üzerinde sadece iki katlı baraka yapılmasını kabul eder?..
Konuyu Haldız meselesi haline getirdiler. Haldız firması, bu kentte hızlı büyüyen, çok önemli işler yapan bir firma. Özellikle bu gazetenin de sahibi olduktan sonra, bütün gözler onların üzerine çevrildi. Çok haksızlıklarla karşılaştılar. Şimdi yeni ve en büyük haksızlık için üzerlerine gidiliyor. Size bütün samimiyetimle söylüyorum. Sayın Macit Haldız, bugüne kadar bir kere bile bana bu iş hakkında yazı yazmamı ima bile etmedi. Bir İzmitli olarak, hem de bu işe karşı çıkan herkesten çok daha iyi bir İzmitli olarak, Real arazisi için hazırlanan projenin yapılmasını istiyorum. Beraberinde MİA alanında başka bazı düzenlemeler de yapılabilir. İzmit Sanayi Sitesi alanı yeniden proje içine alınabilir. Yeni bazı ulaşım damarları için, raylı sistemin yayılması için kararlar alınabilir. Ama hiç kimsenin “MİA’dan vazgeçilsin”, “Real alanına iki kattan fazla inşaat izni verilmesin” demeye hakkı olmamalıdır. 
Büyükşehir Belediye Meclisi, bugün önemli bir konuyu oylayacak. Umarım kıskançlık krizi içinde bu MİA işinden nasıl menfaatlenirim hesabı yapanların dolmuşuna gelmez, onlardan korkup geri adım atmazlar. Real arazisine bu kentteki herkesin faydalanabileceği, kent esnafının da kazanacağı bir projenin uygulanmasının önünün açılmasını bekliyorum. Aksi olursa, İzmit üzerinde hep rant hesabı yapan, İzmit’e hep kötülük yapan, kıskançlık krizleri içinde bu işe saldıran çevreler kazanmış olacak ki, İzmit kaybedecektir. Bu ülkede ve bu kentte, “Namuslu insanlar, namussuzlar kadar cesur olmaya mecburdur”

İçerideki savaş daha büyük

Bir zamanlar itibarı ayaklar altına alınmak istenen, itilip kakılan, komutanı “Terörist” suçlamasıyla cezaevine konulan Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye topraklarında destan yazıyor. Askerler, kelle koltukta, Türkiye’ye tehdit eden teröristleri temizlemeye çalışıyor. 
Bu iş daha uzun sürecek. Belki Türk askeri ABD askerleri ile de karşı karşıya gelecek. İçeride dik durmamız, içeride hep birlikte ve bu işi siyasete malzeme yapmadan dimdik durmamız lazım. 
Elbette bir yandan da siyaset, diplomasi biran önce hedefine ulaşmış bir barış arayışı içinde olmalı. 
Salı günü, MHP, AK Parti ve CHP Meclis Gruplarında Genel Başkanların konuşmalarını izledim. İçim daraldı. 
Bahçeli’ye baksanız, bütün Suriye’yi işgal etmemizi istiyor. 
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, en küçük bir eleştiriyi kabul etmiyor, “ABD’ye Osmanlı tokadı” vurmaktan, “Bu işi siyasete malzeme yapmamalı” diyen Başbuğ’dan hesap sormaktan bahsediyor.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, iyice bel altına girdi, “Benim oğlum asker(sanki Suriye’de savaşıyor) Senin oğlun askerlik yaptı mı?” diye soruyor. 
Ayıptır, günahtır, rezilliktir. Şehitlerin kemikleri sızlıyor. Bu arada Türkiye’nin içine girdiği sıkıntıları fırsat bilen Yunanistan saldırıyor. 
Bizim içimizdeki savaş, Suriye’deki savaştan çok daha büyük. Siyaset, Türkiye’ye ihanet ediyor. Mikrofon başında, kamera önünde kahramanlık nutukları atmaya kalmak, çok haklı olduğumuz bir konuda bizi sıkıntıya ve itibarsızlığa doğru götürüyor. 

DUVAR YAZISI 

14 Şubat’ı sevgilisine 
hediye almadan atlatanlar
hiç değilse Mehmetçik 
Vakfı’na bağış yapsın

Bu yazı toplam 2323 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
4 Yorum