1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. Büyük felaket usul usul geliyor
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Büyük felaket usul usul geliyor

A+A-

Bu satırları iki büyük deprem yaşamış, üçüncüsünü yaşamaktan da acayip tırsan biri olarak yazıyorum. Halının altına süpürdüğümüz her sorun misliyle karşımıza çıkıyor, ağır tahribat bırakıyor sonra onunla yüzleşiyoruz.

Deprem bunlardan biri…

Korkuyoruz, hatırlamak istemiyoruz.

O her seferinde kendini bize acı biçimde hatırlatıyor. Elazığ’da meydana gelen merkez üssü Sivrice ilçesi olan 6.8 büyüklüğündeki deprem 39 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine yüzlerce vatandaşın yaralanmasına ve evsiz kalmasına neden oldu.

***

Ali Gündoğdu Biz bu acıyı çok iyi biliriz” demiş yazısında…

Öyle iyi biliyoruz. Öyle olduğu için de bu kent seferber oldu ve depremin etkilediği Elazığ ve Malatya’ya yardıma koştu.

Deprem sonrası Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ın talimatıyla Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Aydınlık başta olmak üzere 19 kişilik ekip, depremin merkezi Sivrice ve köylerine lojistik destek sağlamak, ihtiyaçları yerinde tespit etmek amacıyla yola çıktı. İzmit Belediyesi de ekip gönderdi.

Dayanışma iyidir.

12 Kasım depremini Bolu’da yaşadım, saat 18.57’de deprem oldu. Bir parkta arkadaşlarımla soğukta battaniyelere sarılmış biçimde oturuyoruz. Daha depremin üzerinden 2 buçuk saat geçmiş. Panelvan bir araç durdu, Ankara plaka. Orta yaşlı bir adam indi, bagaj kapağını açtı. Ekmek dolu. Biraz da battaniye getirmiş. “İhtiyacı olan lütfen alsın” dedi. Ekmekleri parkta bekleyen ailelere dağıttık birlikte. Adamcağız depremi duyar duymaz ilk fırından alabildiği kadar ekmeği almış evindeki battaniyeleri de arabaya koymuş, Ankara’dan Bolu’ya gelmiş.

***

Diğer yandan depremle yaşamayı öğrenmeliyiz.

Ve ötesinde depreme hazırlıklı olmalıyız.

Geçtiğimiz eylül ayında deprem bölgemizde de kendisini hatırlatmıştı.

Onun hemen öncesinde 6. Uluslararası Deprem Sempozyumunda konuşan Tahir Hoca,  “Bardağın boş tarafına bakalım” diyerek acı gerçeği anlatmıştı:

“Afet planı var ama bu planının afet gerçekleştiğinde ne kadar etkili olacağını bilmiyoruz. 2 milyonluk şehirde 35 bin kişiye eğitim verilmiş. Artık hayata dokunan çözümler bulmalıyız” demişti. Ve hemen ertesi gün deprem kendini hatırlatıvermişti.

Deprem, Saat 13.59’da Marmara Ereğli yakınlarında denizin içinde 7 kilometre derinlikte gerçekleşmişti, büyüklüğü ise 5.8’di…

İyi sallanmıştık.

***

CHP Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Grup Başkanvekili Engin Taşdemir kentimizde depreme bağlı sorunları gündeme getirmiş.

“Kocaeli'nde bulunan ağır hasarlı binalar hala korku yaratıyor. Kocaeli'de depremde ağır hasar alan 30 bina hala ayakta ve içerisinde insanları yaşıyor. Kocaeli yapı stoğunun ise yaklaşık yüzde 50'si hala depreme dayanıksız. 1999 Depremi'nde yaklaşık 4 bin bina orta hasar almıştı. Bu 4 bin binanın 2 bin tanesi güçlendirildi ama geriye kalan 2 bin bina hala güçlendirme yapılmadan insanların kullanımına devam ediyor. Kocaeli AFAD’ın verilerine göre ise Kocaeli’deki net orta hasarlı bina sayısı bin 500… Deprem bölgemiz ve ülkemizin gerçeği. Kocaeli’de hala AFAD’ın resmi rakamlarına göre orta hasarlı bin 500 adet bina var. Bu binalarda binlerce yurttaşımız yaşıyor. Dün bir kez daha gördük ki depremin şakası yok. O zaman neden bu çalışmaları hala neden erteliyoruz? Biz CHP Grubu olarak Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yapılacak bütün çalışmalara destek vermeye hazırız. Büyükşehir belediyemiz hasarlı binaların tespiti ve yıkımı için elini taşın altına koymalı ve TMMOB ile ortak bir komisyon kurarak acilen çalışmaya başlamalıdır.”

Elbette böyle olmalı. Deprem politik malzeme yapılacak bir konu değil.

***

Gelelim sadede 17 Ağustos Depremini unutmayalım…

Depremleri unutmayalım.

Çünkü İstanbul depremi kaçınılmaz bir felaket olarak kapımızda duruyor. Evet, öncelikli olarak İstanbul ölçekli ele alınmalı. Ama bizi de İstanbul gibi çok etkileyecek bir depremden bahsediyoruz.

İki deprem yaşamış biri olarak söylüyorum, depreme hiç hazır değiliz. Çok işimiz var.

Depreme dair yapılacak çok iş var. Kentsel dönüşüm başta olmak üzere deprem gerçeğine dair yapılması gereken çok iş var.

Bina stokunun elden geçirilmesi ve kentsel dönüşüm…

Kaçış yolları…

Toplanma alanları…

Gerekli barınma malzemeleri…

Ve herkese deprem eğitimleri…

Nasıl olur bilmiyorum ama depremin bu ülkenin, bu şehrin bir gerçeği olduğu bilinciyle; önemseyerek ve tedbir alarak yaşamımıza devam etmeliyiz.

Büyük felaket usul usul geliyor.

Bu yazı toplam 1710 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
3 Yorum