1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Büyük İskender ve Vasiyeti
Büyük İskender ve Vasiyeti

Büyük İskender ve Vasiyeti

Birkaç gün önce Makedonya ile Yunanistan, Makedonya’ya dikilecek 20 metre boyunda Büyük İskender heykeli için birbirlerine girdiler… Buradaki sıkıntı ise, Makedonyalıların Büyük İskender’in

A+A-

Birkaç gün önce Makedonya ile Yunanistan, Makedonya’ya dikilecek 20 metre boyunda Büyük İskender heykeli için birbirlerine girdiler… Buradaki sıkıntı ise, Makedonyalıların Büyük İskender’in kendilerine ait olduğunu iddia etmelerine karşın, Yunanlıların da İskender’e sahip çıkmalarıydı. Kısacası İskender kolay kolay paylaşılamıyordu..

Çünkü 2400 önce yaşamış olan Makedonya Kralı Büyük İskender, dünyaya gelmiş en güçlü ve önemli kişi olarak kabul edilmekte ve 20 yaşında general olarak başlayan siyasi serüveni, 33 yaşında Makedonya’dan, Hindistan yarımadasının tamamının alınmasına kadar sürmüştü.

Düşünün ki, Makedonya’dan Hindistan’a kadar uzayan ve 10 milyon kilometrekareden büyük toprakları genç bir adam, tek başına ve inançlı ordusu ile ele geçirmişti. Üstelik yürüyerek ve at sırtında giderek… İskender’in bu toprakları, yeryüzünde gelmiş geçmiş en büyük siyasi devlet toprağı olarak tarih kayıtlarında görünmektedir.

Günümüz teknolojik olanaklarıyla oralara lüks ciplerle gitmek bile yürek ister, cesaret ister...

İskender’in büyüklüğü yalnızca askeri başarı ve devlet adamlığının büyüklüğü ile de sınırlı değildir.

Büyük İskender, aynı zamanda büyük bir filozof ve hayatın sırlarını çözmüş bilge bir kişiydi.

Büyük İskender’in vasiyeti, onun bu yönünü de açıkça ortaya koymaktadır.

Büyük İskender bir gün vezirlerini toplamış ve onlara:

Ben öldüğümde cenaze merasimimi söylediğim gibi yapın, diye emir vermiş ve eklemiş:

“Ülkemin dört bir yanından tebaamdan olan insanları çağırın..

Cenazemin önünden askerlerim yürüsünler, silahlarıyla…

Cenazemin sağından alimler yürüsünler, kitaplarıyla…

Cenazemin solundan zenginler yürüsünler, mallarıyla…

Cenazemin arkasından ise fakirler ve garipler yürüsünler gözyaşı ve dualarıyla…

Sağ elime bir altın küre verin, sol elimi ise boş bırakın taa ki mezara dek…” demiş…

Vezirler Büyük İskender’in bu sözleri karşısında şaşırmışlar. “Bunu bilse bilse Büyük İskender’in hocası Diogenes (Diyojen) bilebilir” diye düşünmüşler ve Diyojen’e, İskender’in ne demek istediğini sormaya karar vermişler...

Vezirleri dinleyen Diyojen şunları söylemiş:

“-İskender’in ne kadar büyük olduğunu bir kez daha anladım.”

Ve ilave etmiş:

Diyojen’e göre, İskender şunları anlatmak istemiş:

Cenazenin önünden yürüyen askerler ölümüme silahlarıyla dahi engel olamadılar,

Cenazenin sağından yürüyen alimler ölümüme kitaplarıyla dahi engel olamadılar,

Cenazenin solundan yürüyen zenginler ölümüme mallarıyla dahi engel olamadılar ve

Cenazenin arkasından yürüyen fakirler ve garipler ölümüme gözyaşı ve dualarıyla dahi engel olamadılar...

Sağ elindeki altın küre ise İskender’in, bu dünyada sahip olabileceği her şeye sahip olduğunu,

sol elinin boş olması ise bu dünyadan ELİ BOŞ geldim, ELİ BOŞ gidiyorum, demek istediğini gösterir…

Günümüz düşüncesinde ve İslam Dini’nde de “Kefenin cebi yoktur” ve “Öbür dünyaya bir delikli kuruş dahi götürülemez” şeklinde oluşan düşüncelerin, Büyük İskender felsefesi ile örtüştüğünü görüyoruz..

Demek ki akıl ve erdem, çağlar ve geçen binlerce yıla aldırmadan aynı noktada buluşabiliyor.

Bu düşünce ile İslamiyetin çıkışından yaklaşık 1000 yıl önce yaşamış olan Büyük İskender’in ruhuna bir fatiha okumak da yadırganası bir eylem olmasa gerektir.

Okusanız da, okumasanız da…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.