1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Büyük koalisyon mutlaka zorlanmalı
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Büyük koalisyon mutlaka zorlanmalı

A+A-
Türkiye’nin geleceği için çok büyük önem taşıdığını, herkesin her fırsatta vurguladığı, öncesindeki siyasi mücadelenin bir hayli sert olmakla birlikte; siyasi vaat ve söylemlerin çok fazla öne çıktığı 7 Haziran seçimlerinin üzerinden bugün tam bir ay geçmiş olacak. 
“Aradan bir ay geçti. Seçim sonuçlarının gereği yapılmadı” demek, Türkiye’ye ve bana göre tıkır tıkır işleyen demokrasimize yapılacak haksızlıktır. 
Seçim sonuçları -7 Haziran öncesindeki yaygın kanıya rağmen- hiçbir itiraza yer bırakmayacak şekilde resmen açıklandı. 550 yeni milletvekili ilan edildi. Milletvekilleri halkın önünde yemin etti. Meclis Başkanı, tam da Anayasa’nın öngördüğü biçimde 4 ncü tur oylamanın sonunda seçildi. 
Başkaları farklı düşünebilir ama, bence Türkiye’de bugün hiçbir şey bir ay öncesinden daha kötü, daha belirsiz ve daha antidemokratik değildir. 
7 Haziran öncesi Anayasa’nın kendisine çizdiği sınırları çok fazla ihlal eden, ülkeyi tek başına yönetiyormuş hissi uyandıran Cumhurbaşkanı’nın bu süreçte bir ay öncesine göre daha geri planda kalmış olması bile az kazanım kabul edilemez. 
Piyasalardaki ekonomik sıkıntılar ve daralma zaten 7 Haziran öncesinde de yaşanan bir sorundu. Ramazan ve yaz rehavetinin etkisiyle sürüyor olmasının faturası demokrasiye kesilemez. Türkiye’de 7 Haziran seçim sonuçlarına dayalı bir yeni hükümetin bir aydır kurulamamış olmasından kaynaklanan bir tane sorun gösteremezsiniz. Suriye sınırımızda büyük bir sıkıntı var. Türkiye, bunun da altından kalkabilecek güce sahiptir. 
Son bir aydır, yargı üzerindeki baskılardan kurtulup, daha rahat çalışma imkanına kavuşmuştur. İnsanlar kendilerini daha özgür hisseder hala gelmiştir. Türkiye’de genel bir rahatlama, demokrasiye daha yüksek bir inanç hakimdir. 
…………
Yaşananlara yüzeysel bakanlar, “Seçim üzerinden bir ay geçti. Türkiye’de seçimlerin gereği yapılmadı. Zaten tek parti iktidarı olmazsa, bunlar yaşanır” diye düşünüyor olabilir. Hala Başbakan Yardımcısı sıfatını taşıyan, yeni hükümet kurulduğunda böylesi önemli bir görevde olması beklenmeyen Yalçın Akdoğan gibi, “Bu seçim sisteminde yanlışlık var. Yüzde 42 oy alan parti tek başına iktidar olamıyor. Ben 7 Haziran seçimleri öncesinde bunu gördüğüm için HDP’nin barajı aşmaması gerektiğini söyledim” diye düşünenler de olabilir.. 
Bu tür söylemlerin, muhtemelen kasımda yapılacak erken bir genel seçimde 7 Haziran’da AKP’den vazgeçip başka partilere oy verenlerin yeniden AKP’ye yönelmesini istedikleri de aşikardır. 
………..
Ben Türkiye’de son bir ayda her şeyin yolunda gittiğine, en azından 7 Haziran öncesine göre Türkiye’nin çok daha iyi durumda ve geleceğinin çok daha parlak olduğuna inananlardanım. Bugün ya da yarın TBMM başkanlık divanı oluşacak. Çarşamba veya Perşembe günü Cumhurbaşkanı, 63 ncü hükümeti kurma görevini Ahmet Davutoğlu’na verecek. 
İşte bundan sonrası çok daha önemlidir. Üstelik bundan sonraki süreci elbette aceleye getirmeden ama olabildiğince daha hızlı sürdürmek de gerekebilir. 
Matematik olarak mümkün olan her seçenek kuşkusuz son ana kadar masada kalacaktır. Matematik olarak mümkün, ama fiziki olarak imkansız gözüken seçenek, AKP’nin dışarıda bırakıldığı  (CHP-MHP-HDP) koalisyonu, ya da HDP’nin dışarıda n destekleyeceği (CHP-MHP) koalisyonudur. Bütün diğer seçeneklerin olamayacağı çok net biçimde ortaya çıktıktan sonra, bu imkansız gözüken formül bile zorlanacaktır. 
Tabii, akla yakın formüller var. En başta (AKP-MHP) formülü gözüküyor. Ben bu formülün, (AKP-CHP) Büyük koalisyonu formülünden daha zor ve uygulanması halinde çok daha sıkıntılı olacağını düşünüyorum. 
Türkiye’nin gündemindeki yapısal sorunların çözülmesi, demokrasinin gelişmesi, dış politikanın revize edilmesi, hangi seçenek uygulanırsa uygulansın en geç 1-2 yıl sonra zorunlu hale gelecek seçimlere ülkenin daha sağlıklı bir yapı içinde gidebilmesi için AKP-CHP koalisyonu çok önemlidir. Dünyada demokrasi ile yönetilen bütün ülkeler, en büyük atılımları, gelişmeyi uyum içinde yürütülen “Büyük koalisyon” hükümetleri döneminde yakalamıştır. Büyük koalisyon,  ülke parlamentosundaki en önemli ve en büyük iki partinin ortaklığı demektir. 
AKP ile CHP’nin her konudaki görüşleri birbirinden çok farklı olabilir. Birinin “Ak” dediği her şeye öteki “Kara” diyor olabilir. Ama ülkeyi yönetmek için uzlaşma esastır. Demokrasinin temel mantığı  uzlaşmaktır.. 
Bence AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da öncelikli olarak Büyük koalisyon formülünü istiyor. CHP’nin bu konuda çok fazla takıntılı olmaması gerekir. AKP ile CHP kurmayları bir odaya kapanıp,  Türkiye’ye geleceğe taşıyacak, Türkiye’yi her açıdan daha güçlü ve istikrarlı, bu ülkenin bütün halklarının çok daha mutlu olacağı bir uzlaşma metni üzerinde anlaşabilirler. 
Elbette AKP’nin de, CHP’nin de kendileri açısından vazgeçemeyecekleri, taviz veremeyecekleri konular olacaktır. Bunlar üzerinde bile yumuşak geçişle bir anlaşma sağlanabilir. 
Türkiye’nin önceliği, toplumda 7 Haziran’dan itibaren tansiyonu düşen kutuplaşmayı ortadan kaldırmak, devam eden yatırımların zamanında bitirilmesini sağlamak, ekonomik kalkınma için seferberlik başlatmak, yargıyı bağımsız hale getirmek, ülkeyi savaşların dışında tutmak ve mutlaka Barış Sürecini sonuçlandırmak olmalıdır. 
AKP ile CHP’nin bu konularda ortak paydalar bulması sanıldığı kadar zor olmasa gerektir. 
AKP-CHP arasında oluşturulacak bir Büyük koalisyonun Türkiye’ye 2023’e taşıyacak en önemli formül olduğuna inanıyorum.  Eğer ısrar ve inatla erken seçim zorlanırsa, ortaya çıkacak tablo ya mevcut tablonun benzeri olacak, ya da hiç akla gelmeyecek sonuçlar çıkabilecektir. Ama şu bir gerçek ki, olası bir çok erken seçimden,  AKP ve CHP bugünkü kadar bile milletvekili ile çıkamazlar. Bu nedenle de akıllarını başlarına devşirmeleri gerekiyor.
Bu yazı toplam 280 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.