1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. Büyük tatil bugün başladı
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

Büyük tatil bugün başladı

A+A-

Uzun Bayram tatili, bugün resmen başlıyor. Bakanlar Kurulu kararıyla, bugün idari tatil ilan edilmişti.  Sonra hafta sonu, ardından 4 Temmuz’dan itibaren Ramazan Bayramı. Bayram bitiyor, yeniden hafta sonu tatili.  11 Temmuz Pazartesi gününe kadar Türkiye duruyor.

Yine çok fazla insan, bayram tatiline gidecek. İnsanlar memleketlerinin yolunu tutacaklar. Bu yıl, yurt dışından da pekçok gurbetçi arabaları ile karayolundan geliyor. Bugünden itibaren, ilimizden geçen D-100, D-130 ve TEM Otoyolunda çok yoğun araç trafiği olacak.

Dün akşam resmen açılan Osmangazi Köprüsü, İstanbul’dan yola çıkıp Bursa-İzmir tarafına gidecek trafiği, bizim ilimizden kurtaracak. Ama sanmayın ki,  trafik rahat olacak. Yine Anadolu’ya giden bütün trafik üstümüzden geçecek. Bayram tatilinin sonunda da dönüş başlayacak.

Kocaeli Valiliği, artan trafiği dikkate alarak bazı önlemler açıkladı. Şehirlerarası yolların ilimizden geçen bölümlerinde 5 kilometre aralıklarla trafik ekiplerinin görev yapacağı duyuruldu. Bizim ilimizde trafik ekipleri sadece şehir içinde emniyet kemeri, cep telefonu, alkol kontrolü yaparlar. Bayramdan bayrama trafik ekiplerinin şehirlerarası yollara çıkmaları elbette önemli. Ama yetersiz.

Özellikle D-100’de ışıklı kavşaklardaki ışık sürelerini yeniden ayarlamak lazım. Trafiğin, çok sık kırmızı ışıkta durmasını, araçların uzun süre bekleyip, yığılmasını önlemek lazım.

Keşke, şu Symbol Köprülü Kavşağı çevresinde 2 ayı aşkın süre devam eden çalışmalar sırasında, Yahya Kaptan Kavşağında yaya köprüsü yapılsaydı. Emin olun, buraya yapılacak basit bir yaya üst geçidi, 2 ayda biter, Bayrama yetişirdi. D-100’ün 8 şeritli bu kesimi,  Yahya Kaptan Kavşağında yaya üst veya alt geçidi olmadığı için açılamıyor. Bir yaya karşıdan karşıya geçecek diye, D-100’e kırmızı ışık yanıyor. 

Trafik ekipleri, tıkalı kavşaklarda trafiği çekmek için çalışmalı. Yine televizyon kanalları, TEM Otoyolunun Gültepe Tünelleri mevkiinde kameralarını kuracak, tıkanan trafiği çekecekler. D-130 karayolundaki trafik de azalmayacak. Belki köprü sayesinde her uzun tatil döneminde Feribot iskelelerinde meydana gelen yoğun tıkanıklık önlenecek. Ama bunun dışında, D-130’da da aşırı trafik yükü olacak.

Mümkün olduğu kadar, tatilin başlangıç ve bitiş dönemlerinde ilimizdeki şehirlerarası yollara çıkmamak lazım. Sapanca Yolu, Kandıra yolu da tatilde çok yoğun trafik yükü altında kalacak. Mutlaka aşırı hız, hatalı sollama denetimi yapmak lazım. Bayram tatili günleri sıkıntılı günler olacak. Herhalde tatilin ortasına gelen günlerde trafik biraz tenhalaşır. Bayramın 2’nci 3’üncü günü, bizim şehrimizin yolları bize kalır. Ama bugünden itibaren Ankara yönüne çok yoğun trafiğe hazırlıklı olun. Trafik ekiplerinin samimi ve özverili bir çaba içinde olmaları gerekiyor. 

İzmitliler Sirmen’i ziyaret etmek istiyor

Sefa Sirmen İzmit için çok önemli bir isim..Çok uzun yıllar bu şehrin kaderini elinde tuttu, yönetti. Sirmen, son yıllarda yaygınlaşan, benim hiç sevmediğim tanımlama ile, şehrin “Patronu”ydu. En önemli özelliği, kendisine işi düşen insanları, “Sen bizim partidensin, sen bizden değilsin” diye ayırmamasıydı. İnsanların siyasi tercihleri, ırkları, Sefa Sirmen’i ilgilendirmezdi. Herkesin işini çözmeye çalışırdı. Zaten en çok bu özelliği Sefa Sirmen’e bu kentte efsane yapmıştı.

Ama son yıllarda siyaseten bazı hatalar yaptı. 2009’da Karaosmanoğlu karşısında Kocaeli Büyükşehir Başkan adayı olduğunda, ilçe belediye başkan adaylarını belirlerken büyük yanlışlar yaptı. İzmit Belediye Meclisi ‘nin CHP adaylarını belirlerken yanlış yaptı. O seçim döneminde, ilimizin bazı ilçelerinde seçmenlerle oy pazarlığı yaparken, “Büyükşehir’de bana oy ver. Alt kademe belediyesinde kime istersen ona oy ver” şeklinde tavır koyduğu iddiaları çok yaygınlaştı ve partiye zarar verdi.

2014 yerel seçimlerinde CHP’den İzmit adayı olurken, bu kez “Büyükşehir’de kendi partine oy ver. İzmit’te bana oy ver” pazarlıklarına yoğun olarak giriştiği öne sürüldü. Bu da Sirmen’in siyasi karizmasına çizikler attı. Son olarak,  KEV Genel Kurulu öncesi,  hala KEEV Başkanı olmak için gösterdiği ısrar ve inat, Sefa Sirmen gibi birinin siyasi hayatının bütününe bakıldığında hiç hak etmediği hakaretlere hedef olmasına yol açtı.

Yani, Sefa Sirmen imajı son yıllarda parlaklığını kaybetmiş, karizması arka arkaya yaşanan olaylarla çizilmişti. Ama hiç hak etmediği, hiç müstehak olmadığı şekilde, Sirmen’e alıp, cezaevine koydular.

İLK KEZ BİR HAFTADIR TELEFONU KAPALI

Sefa Sirmen’in en önemli özelliklerinden birisi de, bu kentte hemen herkesin numarasını bildiği cep telefonunu hiç kapatmıyor olmasıydı. Başı sıkışan herkes, haftanın her günü, günün her saati Sefa Sirmen’e ulaşabilirdi. Siyasi gücü yoktu. Ekonomik olarak da gücünün olmadığı biliniyordu. Buna rağmen,  kim ne zaman ararsa Sirmen’e ulaşabilirdi. Sirmen, üzerinde hiçbir siyasi sıfat bulunmamasına rağmen, herkesin talebini karşılamak için elinden geleni yapardı.

Bugün, T Tipi Cezaevindeki 1 haftası doluyor. Belki de hayatında ilk kez Sefa Sirmen’in telefonu bir haftadır kapalı. Aslında biraz da dinlenme fırsatı olarak kullanmasını dilerim.

Sefa Sirmen, İzgaz davası nedeniyle cezaevine konulduğundan beri, İzmit’te insanlar üzgün, mahzun.. Sıradan insanlar, CHP’ye oy vermeyen, hatta belki geçmişte Sefa Sirmen’e bile oy vermeyen pek çok insan biliyorum. Sefa Sirmen bu yaşta cezaevine konulduğu için, kendilerini üzgün hissediyorlar. Bu kentteki hemen herkes, “Çok haksız oldu. Çok ayıp oldu” diye düşünüyor. Daha bir tane bile  “Sirmen hapse girdi, oh olsun” diyen duymadım. Belki içinden böyle düşünenler vardır. Ama en azından açıkça söyleyemiyorlar. İnsanlar, gidip Sirmen’i görmek, cezaevinde ziyaret etmek istiyorlar. İnanın, böyle bir imkan olsa, “İsteyen Sefa Sirmen’i gidip T Tipi Cezaevinde ziyaret edebilir” denilse, Kandıra yolu tıkanır. Bir okurum geldi geçen gün. Yaşlı, Sirmen’den büyük. Son yıllarda hep AK Parti’ye oy vermiş. Sefa Sirmen varken, Sirmen’e oy verdiğini söyledi. Dokunsanız ağlayacak; “Nasıl olur, Sefa Sirmen bu yaşta nasıl hapse konur. Bu şehre artık kim nasıl hizmet edecek?” diye sorarken gözleri doluyordu. Bir önerisini dile getirdi: 

“-CHP veya KEV bir otobüs tutsun. Bu otobüs, her gün İzmit Merkez’den T Tipi Cezaevine gidip gelsin. Sefa Sirmen’i göremesek bile, T Tipi Cezaevi önüne gidelim. Kendimizi gösterelim. Bu şehrin Sirmen’i sevdiğini, desteklediğini herkese gösterelim.”

İlginç bir öneri. Gerçekten böyle bir organizasyon yapılsa, o otobüs İzmit-T Tipi Cezaevi arasında hep tıklım tıklım dolu gidip gelecektir.

Allah Sefa Sirmen’e sağlık versin, sabır versin. Bir haftası geçti. Sirmen için bu sıkıntılı günler de geçer. Cezaevine girmeden önce Sefa Sirmen için “Artık muhtar bile olamaz” deniliyordu. Hele şöyle sağlıkla yatıp çıksın- yasal olarak adaylığı önünde engel de bulunmazsa- Sefa Sir8men için siyaset belki de yeniden başlayacaktır.

İlk 500’deki Kocaelililer 

İstanbul Sanayi Odası (İSO) 2015 yılı sonu itibariyle, ürettikleri malların satışından elde edilen gelirlerini baz alarak Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin listesini yayınladı. Türkiye’nin en büyük 500 şirketi listesinde yer alan, ilimizde üretim yapan firmaları, bu sıralamadaki yerleri ile birlikte aşağıda yazıyorum:

Tüpraş(1), Ford Otomotiv Sanayii(2), Hyundai Assan Otomotiv(8), Sarkuysan Elektrolitik Bakır(27)Yıldız Entegre Ağaç(38),  Kroman Çelik Sanayii(43), Hayat Kimya Sanayii(45), Enerjisa(60), Namet Gıda(71), Tezcan Galvaniz(87), Erdemir Çelik Servis Malzemeleri(89), Autoliv Cankor Otomotiv  Emniyet Sistemleri(134), Alstom Grid Enerji Endüstrisi(138),Nuh Çimento Sanayii(145), Assan Hanil Otomotiv(158), Tadım Gıda(160),  İgsaş(175), Çekok Gıda(180), Federal Moğul(187), Honda Türkiye(209), Teklas Kauçuk(228),Kent Gıda(239), Yıldız Sunta MDF(260), Polisan Boya(281), Ağır Haddecilik(324), Çayırova Boru(349), Legrand Enerji(378), Enpay Endüstriyel Pazarlama(395), Farba Otomotiv(411), Aslan Çimento(433),  Marshall Boya(494),  SCA Yıldız Kağıt Kağıt(498).

Listenin 287 nci sırasındaki şirket de Kocaeli’de üretiyor. Adını gizlemiş.

Türkiye’nin en büyük 500 firmasından yaklaşık 40 tanesinin üretim tesisi bizim ilimizde. İstanbul’dan sonra, ilk 500’de en fazla şirketin bulunduğu kent bizim ilimiz. Bunların büyük bölümü, vergilerini bile bu şehirde ödemiyorlar.  Türkiye’nin ilk 500 firması dediğiniz firmalar, öyle böyle büyük değil. Üretimden elde ettikleri yıllık gelir, en küçüğü için 250 milyon TL’nin üzerinde.

Bazıları, devletin baskısıyla okul yapıyor. Bazıları, Üniversite’ye katkı sağlıyor. Bazıları, hastanelere yardım ediyor. Pekiyi, bu kente, bu kentin sosyal hayatına, sportif hayatına katkı sağlayanı var mı?.. Bütün bu dev fabrikaların bacaları, bizim ilimizin havasına zehir bırakıyor. Bütün bu dev firmaların ürettiği mallar, bizim ilimizden taşınıyor. TIR’lar geçiyor. Limanlar kullanılıyor. Ne faydaları var bu 

şehre?.. Bir basketbol, bir voleybol takımı mı kurdular. Bu kentin mevcut futbol takımlarına zerre kadar destek mi verdiler?.. Bir tanesinin  Kocaelispor formasında reklamını mı gördünüz?..

Hepsinin yükünü biz çekiyoruz. Hepsi, bu şehri, bizi ezip geçiyorlar ve yüzmilyonlarca liralık ciro yapıyorlar. Sizle, bizle, bu şehirle en küçük bir alakaları yok. Büyük siyasetçileri, Ankara’yı tanıyorlar. Bu şehre, sadece külfet oluyorlar.

Dikili’den arayan yaşlı teyze, Karaosmanoğlu’nu davet etti

Bu şehrin hemen her köşesinden, sürekli irtibat halinde olduğum, sık sık görüştüğüm, çevrelerinde gördükleri her türlü olumlu ya da olumsuz olayları bana aktararak, beni bu sütunlar için konu bulmakta zorlanmaktan kurtaran okurlarım vardır.

Yaklaşık 20 yıldır yaz aylarını Kandıra Dikili sahilindeki evinde geçiren bu yaşlı teyze, geçen gün yine aradı. “Evladım İsmet Bey” dedi.  “Senin aracılığında, Büyükşehir Belediye Başkanımız İbrahim Karaosmanoğlu’nu Dikili’ye davet etmek istiyorum” diye devam etti.

Bu yaşlı teyze, son yıllarda Kandıra sahillerinde yapılan işleri, Mavi Bayraklı plajları çok takdir ediyor. Ama Dikili’nin çok ihmal edildiğini, çok denetimsiz bırakıldığını düşünüyor. Bakın neler söyledi:

“- Kandıra bölgesinde, denizin, plajın en iyi, en güzel olduğu yerlerden biri Babaköy’ün Dikili Mahallesidir. Bu bölge ok sakindi. Ama son yıllarda yağmalanıyor. Herkes,  bir arazinin çevresini kapatıp, inşaat yapıyor. Sokakların üzerine inşaat yapılıyor. Plajın üzerine kadar bina çıkartanlar var. Kimse bakmıyor. Kimse denetlemiyor. Dikili’ye yazık oluyor. Ben Sayın Karaosmanoğlu’nu Kandıra bölgesine geldiğinde Dikili’ye davet ediyorum. Gelsin buraların halini görsün. Bölgenin en güzel plajı, en güzel turistik tesisleri burada yapılabilir. Ama imar planı yok. Denetim yok. Dikili elden gidiyor. Çok üzülüyorum. Eminim, Sayın Karaosmanoğlu gelip buradaki denetimsiz yapıları görürse, çok üzülür ve müdahale eder.”

Sayın Başkan’a iletiyorum. Bayram ertesi, sık sık Kandıra sahillerine gidecektir. Dikili’ye özellikle davetti. Yaşlı Teyzem, çayını, kekini de hazırlamış, kendisini bekliyor. 

Biri de, Kandıra Dikili’de oturan yaşlı bir İzmitli teyzedir. Yılda bir-iki kez arar. Kandıra sahilleri konusunda son derece duyarlıdır. Yapılan bütün iyi işleri anlatıp, takdir eder. Olumsuzlukları ise,  telefonda ağlayarak anlatır. 

Bu yazı toplam 1914 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.