• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli 2 °C

Büyükakın tramvaya inanıyor; Salim Dervişoğlu genişletiliyor

İsmet ÇİĞİT

Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç.Tahir Büyükakın, devam eden İzmit Tramvay Projesi ile ilgili eleştiriler karşısında çok hassas. Hele hele, bu tramvay projesinin bittiğinde hiçbir işe yaramayacağını söylerseniz, buna otomatik tepki veriyor. 
Geçen gün bu sütunlarda, “Bu kadar çileyi çekiyoruz. Bu tramvay bitince, acaba bu çektiğimiz çilelere değecek mi?” diye bir yazı yazdım. Büyükakın hemen aradı.
Büyükşehir Genel Sekreteri, Tramvay projesinin planlanan ve ilan edilen sürede tamamlanacağına,  gelecek şubat ayında İzmit’te tramvayın çalışmaya başlayacağına emin. İşlerin planlandığı gibi gittiğini söyledi. Büyükakın, tramvay konusunda bir kez daha şunları anlattı:
“- Bu konuyu, çok derinlemesine araştırdık, çalıştık. İzmit’te caddeleri genişletme şansımız yok. Her geçen gün trafik ve ulaşım daha büyük sorun haline geliyor. Şehir merkezine metro yapamazsınız. Ulaşım sorununu hafifletmek için en uygun modelin hafif raylı sistem olduğu, bilimsel bir gerçek olarak ortaya çıktı. Evet, inşaatın sıkıntıları var. Daha da olacak. Ama buna mecburuz. Tramvay projesi tamamlandığında,  bu güzergahta özel araç kullanımının azalacağını öngörüyoruz. İnsanlar toplu taşıma araçlarına, tramvaya yönelecek.  İzmit ‘in elbette trafik sorunu bitmeyecek. Ama rahatlık olacak. En ucuz, en kolay uygulanabilir proje bu olduğu için tramvayı seçtik. Göreceksin, bu şehre büyük faydası olacak.”
Genel Sekreter Doç.Dr.Büyükakın, bu söylediklerine inanıyor. Tramvay projesine ön yargılı bakılmamasını istiyor. İnşaat aşamasında kentin sıkıntıyı en az hissetmesi için gerekenleri yaptıklarını da belirtti, “Her gün ben de arkadaşlarım da arazideyiz. Şantiyedeyiz. Çalışmaları çok yakından takip ediyoruz” dedi.

*SALİM DERVİŞOĞLU'NU GENİŞLETMEK
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım ve trafik için bir süredir üzerinde çalıştığı bir başka önemli  konu vardı: D-100’e paralel ve alternatif olan  Salim Dervişoğlu Caddesi’ni genişletmek.. Bu konuda artık harekete geçiliyor. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bugünkü toplantısına, Salim Dervişoğlu Caddesi’ni genişletmek konusu da gelecek.
Malum, Salim Dervişoğlu Caddesi dediğimiz alternatif yol, Seka Park mevkiinden başlıyor. İzmit sahilinden devam ediyor, D-100’e paralel olarak gidip, Köseköy’ün içine ulaşıyor. Bu caddenin genişletilmesi demek, D-100’ü rahatlatmak, trafiğin en kalabalık olduğu bölgede yeni bir kan damarı yaratmak demek. 
Genel Sekreter,  yolun 42 Evler’den geçen bölümünde bazı kamulaştırmalar olacağını, ancak yol güzergahının önemli bölümünün tarla  vasıflı arazilerden geçtiğini anlattı. Büyükşehir, bu projeyi hayata geçirmeye de kararlı. Ama ne zaman başlar, ne zaman biter?.. Bu konuda şimdiden bir şey söylemek de hayli zor olsa gerek.

*Arsa bulsak da emekli için ev yapsak
AK Parti hükümeti, 1 Kasım seçimleri öncesinde halka verdiği sözlerin büyük bölümünü yerine getirdi. 
Asgari ücret yükseltildi. Emekli maaşlarına zam yapıldı. Geliri olmayan yaşlılar için yeni maaş imkanları yaratıldı. 
Hepsi güzel. Ama bana göre en güzeli evi olmayan emekliler için TOKİ’nin yeni evler yapıyor olması. 
Türkiye’nin pek çok ilinde, evi olmayan emeklileri çok uygun koşullarda ev sahibi yapacak projelerin yapımına başlandı. Bizim ilimizde topu topu 272 tane emekli evi yapılıyor. Bunlar da Kandıra’da. 
TOKİ’nin emekliler için yaptırdığı evlerden, “TC vatandaşı olan,  en az 1 yıldan beri o il sınırları içinde ikamet eden, üzerine ya da eşinin üzerine kayıtlı gayrimenkul bulunmayan emekliler” satın alabiliyorlar. Konut değerinin yüzde 12’sini yatıranlar 180 ay, konut bedelinin yüzde 20’sini peşin yatıranlar 240 ay vadeden yararlanıyorlar. Üstelik, bu uzun vadeli taksitlerin ödemesi de, konutun tesliminden sonra başlıyor. 
Müthiş bir imkan. Bir devletin, emeklisi için yapabileceği en güzel şey. 
Dün Kandıra’da Prof.Turan Güneş Kültür Merkezi’nde ilimizdeki emekli konutları için satın alma kurası çekimi vardı.  TOKİ Kandıra’da 272 tane (2+1) tipi emekli evi yapacak.  1695 emekli başvurmuş.  Konut alma hakkı elde edecek 272 kişi kura ile belirlendi. Başvuran her 7 kişiden ancak 1’i bu uygun şartlarda ev sahibi olma şansını yakalayabildi. 
TOKİ İzmit’te, ya da ne bileyim, Gebze, Başiskele, Kartepe, Derince’de 10 bin tane emekli evi yapacak olsa, bir haftada hepsi tükenir. Konut sayısının 3-4 katı talep gelir. Bu kent, bir bakıma da emekli kentidir. 
Düşünsenize, yıllarca çalışmış, emekli olmuş bir vatandaş. Şartları uymamış, ev alamamış. Değirmendere’de, ya da Başiskele’de, Derince’de, Derbent’te TOKİ ona çok uygun şartlarda ev sahibi olma fırsatı verse. 
Ama burada yapılamıyor. Çünkü arsa yok. TOKİ’nin emekliler için yapılacak konutlara arsa bedeli ödememesi lazım. Kamuya ait arsa lazım. Bula bula, Kandıra Orhan Mahallesi’nde 272 konutluk arsa buldular. İnsanlar, kurada adım çıksa da,  şu evlerden birini alabilsem diye heyecan yaşıyorlar. 
İlimizde arsa yok. Hazine arazileri satılmış, kiralanmış. Belediyelerin sahibi olduğu araziler satılmış kiralanmış. Boş hazine arazisi olsa, boş belediye arazisi olsa, bu kentte binlerce emekli çok uygun koşullarda ev sahibi olabilirdi. Ama yok. Satılmış, kiralanmış, arsa bitmiş. Bu kent açısından ciddi bir olumsuzluk değil mi? 

*23 Nisan bayram gibi kutlanmalı

Cumhuriyet Tarihimiz, ulusal bağımsızlığımız, egemenliğimiz ile ilgili çok önemli bir güne yaklaşıyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. 
23 Nisan’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış.. Çok önemli , çok tarihi bir olay. Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan’ı çocuk bayramı ilan etmiş. Çocuklar, Cumhuriyetin, Meclisin, bağımsızlığın kıymetini öğrensinler istemiş.
Görünen o ki, bu yıl da 23 Nisan Bayramı kutlamaları, “Terör” bahanesi ile iptal ediliyor. Oysa 23 Nisan bir eğlence bayramı değil. İçkili balolarla, dans edilerek, göbek atılarak kutlanan bir gün de değil. 
23 Nisan bayram olmalı. Her şart altında bayram gibi kutlanmalı. Türk çocukları, bu ülkenin bağımsızlığının, demokrasisinin ne denli önemli olduğunu 23 Nisan’larda anlamalı. Şimdi, “Terör” gerekçesiyle 23 Nisan kutlamalarını kaldırmak, teröristleri sevindirmeyecek mi?.. Atatürk’ün armağanı  bayram ellerinden alınınca çocuklar mahzun olmayacak mı?.. 
Son yıllarda Milli Bayram kutlamalarının çeşitli gerekçelerle iptal edilmesini gerçekten anlayamıyorum. Bu ülke, 23 Nisan’ı, 19 Mayıs’ı, 30 Ağustos’u, 29 Ekim’i kutlamazsa, işte o zaman bölünür. O zaman milli ruh kaybolur. O zaman bu ülkeyi bölmeyi hedefleyen teröristler amaçlarına ulaşmış olurlar. 

*Meclis var, Başkan yok
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin nisan ayı toplantısı bugün yapılıyor. Bu ayki Meclis toplantısı önemli. Büyükşehir Belediyesi’nin 2015 yılı faaliyet raporu okunacak, tartışılacak,. Meclis komisyonları için seçimler yapılacak.  Kabarık gündemde çok önemli konular var. 
Ama çok büyük olasılıkla, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, bugünkü meclis toplantısında da bulunmayacak. Başkan,  Ankara’da. AK Parti’nin Yerel Yönetimler Sempozyumu’na katılıyor. Elbette bu toplantı da önemlidir. Başkan Karaosmanoğlu’nun katılması gerekir. Ama hem Büyükşehir Meclis Toplantısının olduğu günlerde, Başkan için “Daha önemli” başka toplantılar çıkıyor. Bence, Karaosmanoğlu’nun her şekilde, ayda bir kez yapılan Meclis toplantılarında bulunması gerekirdi. Karaosmanoğlu’nun Meclis toplantılarına katılması neden önemli biliyor musunuz?.. Başkan Meclis’e gelmeyince, AK Partili üyelerin büyük bölümü de kaytarıyor. Nasıl olsa, AK Parti’nin Meclis’te büyük çoğunluğu var. Üyelerin yarından fazlası gelmese, muhalefet yedi sülalesini toplayıp gelse, yine  sayısal olarak bir şey değişmiyor.
Ama iş o değil. Büyükşehir Meclisi toplantıları önemli. Ayda bir kez yapılıyor. Halkın “Meclis üyesi” olarak seçtiği herkesin bu toplantıya katılması lazım. 
Görelim bakalım.. Bugün Meclis yine Başkansız toplanacak?.. AK Partili kaç üye, “Nasıl olsa Başkan yok” diye kaytaracak?..

*8 Mayıs 2016 mı?
18 Mart 2018 mi?

MHP fena karıştı. 7 Haziran seçimlerinde oylarını bir hayli yükselttikten sonra, bunun kıymetini bilemeyen, 1 Kasım seçimlerinde büyük bir hüsran yaşayan MHP’nin böylesine karışması gayet normal. Ama konu, giderek içinden çıkılmaz hale geliyor. 
Parti içi muhalefet,  1Kasım seçimlerindeki ağır yenilgi sonrası, parti tabanının da arzusuna uyarak olağanüstü kurultay için harekete geçti. Aslında tüzüğe göre olağanüstü kurultay için yeterli delegenin imzası da toplandı. Ancak Devlet Bahçeli, “Kurultay normal zamanında yapılacak. Olağanüstü kurultay yok” dedi.
Muhalefet yargıya gitti. Ankara 12 nci Sulh Hukuk Mahkemesi, başvuruyu haklı buldu. Partinin,  olağanüstü kurultaya gitmesine karar verdi.
Şimdi Bahçeli, bu mahkeme kararını da tanımıyor. “Kurultay, normal zamanında 18 Mart 2018’de yapılacak” diyor. 
Olağanüstü kurultay olursa, MHP’nin mevcut delegeleri oy kullanacak. Zaten bunların önemli kısmının Bahçeli’ye karşı imza verdikleri biliniyor. Kurultay zamanında olursa, önce ilçe-il kongreleri yapılacak. Delegasyon yenilenecek. Ama hem MHP içindeki hava, hem ülke siyasetindeki genel hava çok net gösteriyor ki,  Bahçeli normal kurultayda da kaybedecek. Belki aday bile olamayacak. 
Salı günü MHP liderinin Meclis Grup Toplantısını dikkatle dinledim. Çok kararlı ve kızgındı. Kesinlikle olağanüstü kurultay yapmayacaklarını söyledi. Ama ortada yargı kararı var. 
Bahçeli, kendisine rakip olanları “Paralel yapı unsurları” olmakla suçluyor. Bu da büyük bir haksızlık. “Kimse boşuna heveslenmesin. Bu partiyi Paralel yapının eline vermeyeceğiz” diyor. 
Türkiye hala bir hukuk devletiyse, MHP’de olağanüstü kurultayın 8 Mayıs 2016 tarihinde yapılması lazım. Yok,  hukuk farklı işliyorsa, kurultay 18 Mart 2018’e uzar. Ama açık bir gerçek var. Kurultay ne zaman yapılırsa yapılsın, artık Devlet Bahçeli o gün itibariyle MHP Genel Başkanlığı sıfatını yitirecektir. Görünen gerçek ve temennimiz odur ki, Meral Abla, geliyor Türkiye siyasetine ve MHP’nin başına. Daha önce de yazdım. MHP değişince, Türkiye siyaseti de değişecektir. Bakalım Devlet Bahçeli ve ekibi, kendileri açısından kaçınılmaz gözüken sonu, 2018 yılı mart ayına kadar öteleyebilecekler mi?

*IŞİD hücre evi acaba nerede?
Devletin kayıtlı evrakları arasına, arşivine giren “Gizli” ibareli bir belge varmış.  Kars Emniyet Müdürü Faruk Karaduman açıklamış. Bu belgeye göre, dünyanın mücadele ettiği terör örgütü IŞİD’in, Türkiye’nin 70 vilayetinde hücre evleri bulunuyormuş. 
Geçtiğimiz yıllarda ilimizden, özellikle Gebze bölgesinden, IŞİD terör örgütüne militan olarak katılmak isteyen gençlerin kafileler halinde Suriye’ye geçirildikleri ortaya çıkmıştı. Şimdi, bu terör örgütünün hücre evlerinin ilimizde de bulunduğu iddia ediliyor. Bu belgedeki iddialar doğruysa, Kocaeli için çok ciddi terör riski var demektir. Kocaeli’de IŞİD hücre evi varsa, acaba nerede?. Bunu güvenlik güçleri bulamıyorlar mı?.. 
HDP’lilerin evleri biliniyor. Sık sık basılıyor. İnsanlar gözaltına alınıyor, tutuklanıp aylarca cezaevlerinde tutuluyorlar.  Ama IŞİD’in hücre evi var, kimse yerini bilmiyor. Basılmıyor. Kim bilir bu evlerde hangi terör eylemleri planlanıyor. Nasıl bombalar hazırlanıyor. Doğrusu insanın tüyleri ürperiyor. 

 

Bu yazı toplam 1388 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37