• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli 17 °C

Çakmağımı feda etmedim; miting alanına giremedim

İsmet ÇİĞİT
Yaptığım işin gereği.. Özellikle seçim dönemlerinde bütün siyasi partilerin İzmit’teki mitinglerini takip etmeye çalışırım. Miting alanında liderlerin yapacağı konuşmaları önemsemem. Hatta dinlemem.. Olabildiğince erken giderim Perşembe Pazarı alanına. Çevreyi gözlemlerim. Kimler geliyor, gelenlerin gözlerinde ne kadar ışık var, miting alanında parti görevlileri ne kadar heyecanlı, bunlara bakarım.
Liderler seçim dönemlerinde her gittikleri mitingde üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri söylerler. Nasıl ki bir Tarkan, ya da bir Sezen Aksu veya Muazzez Abacı konserine gittiğinizde hangi şarkıları dinleyeceğinizi bilirsiniz, bir siyasi parti liderinin mitinginde de o liderin meydanda ne söyleyeceğini bilirsiniz. Sevdiğiniz şarkıyı, sevdiğiniz sanatçıdan pek çok kez dinlemek  size keyif verir de, bir siyasetçinin bildiğiniz konuşmasını uzun süre ayakta dikilip dinlemenin  keyif veren tarafı olabilir mi?..
………..
Pazar günü, Milli İttifak mitingi için Perşembe Pazarı alanına gitmiştim. Salı akşamı da HDP lideri Demirtaş’ın mitingi için gittim. Artık bacaklarım ağrıyor. Gazeteden Perşembe Pazarı alanına yürüyerek giderken, en az iki yerde sokak mobilyalarına oturup, dinlenmek gereği duyuyorum.  Saat 17.00 sıralarında Perşembe Pazarı alanına ulaştım. Alan çevresinde, pazar günkü Milli İttifak Mitingine oranla çok daha fazla güvenlik önlemi, miting alanı içinde de yine pazar gününe göre, henüz liderin çıkmasına bir saat olmasına rağmen daha fazla insan vardı. 
Polis denetiminden geçip, alana girmek istedim. Cebimde iki paket sigara,  insülin iğnesi kapsülü, elimde küçük, demode cep telefonum. Polis üzerimi aradı, sigaraları elledi, “Sende çakmak da vardır. Çakmakla alana giremezsin. Çakmağı vereceksin” dedi. Pazar günkü mitingde böyle bir kural yoktu. Salı akşamı HDP mitinginde alana polis çakmak bile sokmuyordu.
Çakmak dediğiniz öyle pahalı altın kaplamalı falan değil. Marketlerde kasanın yanında duran, 1 TL’den satılan, kullan at türünden. Ama alana girecek, en az bir saat dolaşacağım. Sigara içmeden duramam. Üstelik herkes içeri çakmaksız alınıyorsa, içeride ateş de bulamam. “Vermem çakmağı” dedim polise. “O zaman ben de seni içeri almam” dedi. 
Kenara çekildim. Bir seyyar “Tavuklu pilav” satıcısı ile, seyyar “Halka Tatlı” satıcısı arabası arasında, kaldırım taşının üzerine oturup, sigaramı yaktım. 
……….
Türkiye son 4-5 yıl içinde gerçekten önemli değişim gösterdi. Salı günü, miting alanının kenarından çevreyi gözlemlerken bunu hissettim. Birkaç yıl önce bu ülkede “Sarı-Yeşil-Kırmızı” renklerin bir arada olduğu kaşkollara, başörtülerine, bezere dayanamazdık. Salı günü, miting alanının her  tarafında “Sarı-Yeşil-Kırmızı” renkler hakimdi.. Özellikle genç kızlar, kadınlar başlarında bu renklerden örgüler, başörtüler, üzerlerinde şallarla, meydandan yükselen müzik eşliğinde dans ederek alana koşuyorlardı.
Yine dört-beş yıl öncesinde, sokakta yürürken yanımızdan geçerken anlayamadığımız bir dilden-bu dilin Kürtçe olduğunu tahmin edebilirdik- konuşan insanlara içimizden öfkelenirdik. Salı akşamı miting alanında sanki uluslararası bir organizasyon vardı. Kürsüden örneğin “Görevli arkadaşlar platforma gelsinler” şeklinde bir anons yapılıyor, ardından bu anons ikinci dilde-anlamıyorum ama, kesinlikle Kürtçe- tekrarlanıyordu. 
Bu tablo beni hiç rahatsız etmedi. Ailemde, iş ilişkilerimde, bütün hayatımda herkesin istediği gibi, içinden geldiği gibi hareket etmesinden, herkesin bireysel özgürlüklerini sonuna kadar kullanmasından yana olmuşumdur. Artık bu ülkenin Kürt vatandaşları, kendi sevdikleri renkleri, kendilerini daha iyi ifade edebildikleri dillerini rahatça kullanabiliyorlardı. Türkiye’nin bugünlere gelmiş olmasında, şimdi Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi kariyerini riske atarak ortaya koyduğu kararlı tutumun, “Barış Süreci”nin payını inkar edemeyiz. 7 Haziran’da sonuç ne olursa olsun. Türkiye’nin bu “Barış Süreci”nden geri adım atmasının da artık mümkün olmadığını düşündüm. 
………
Sigaram bitti, yerimden kalktım. Polis kontrolü yapılan demir korkuluklar önünde, HDP listesinin 7 nci sıra adayı, sevdiğim dost Sinan Odabaş’ı gördüm. Odabaş; Kürt değildir. Artvinli, kendi tabiriyle “Hakiki Laz” biridir. HDP listesinde 1 nci sırayı çok istedi ve bekledi. Sinan Odabaş, adaya yakışır takım elbiseli, kravatlı haliyle miting alanına gelmiş. Ama benim gibi, girişte polis çakmağı bırakmasını isteyince, “Ben onca saat sigara içmeden duramam” diyerek alana girmeden çıkmış. Tanıdık bir polis amiri bulup, kendisini tanıtıp, içeri girmenin yolunu arıyordu. Ayak üstü sohbet ettik. Odabaş, “Ah dedi, beni 1 nci sıraya koysalardı, şimdi bu meydanda doğulu vatandaşlarımız kadar Karadenizli insanlar da olurdu. HDP Genel Merkezi değil ama, Kocaeli örgütü bana yanlış yaptı. Ben 1 nci sırada aday olsaydım, HDP Kocaeli’de çok daha fazla oy alırdı” dedi.
Odabaş, daha sonra yolunu buldu, çakmağıyla alana girdi. Diğer adaylar meydanı Kürtçe selamlarken, Odabaş, “Lazca” selamladı. 
…………
Pazar günü, Kamalak ve Destici, miting alanına iki saat geç gelmişti. Salı akşamı Demirtaş tam saatinde miting alanındaydı. Demirtaş geldi, ben gazeteye dönmek için yola çıktım. Çok sayıda CHP’li dostu miting alanına giderken gördüm. Hatta, CHP’de ulusalcı kanatın önde gelen isimlerinden olan Mahir Dönmez bile HDP mitingini izlemeye gidiyordu. 
HDP’liler artık “Yeşil-Sarı-Kırmızı” renklerini özgürce kullanıyor, Kürtçe’yi bağıra bağıra konuşuyorlar. Ama hala kendilerini ezik hissettiklerini anlayabiliyorsunuz. Şehir içinde gruplar halinde, sloganlar atarak alana gitmek gibi, miting günü bangır bangır Kürtçe şarkılar çalan araçlar dolaştırmak gibi aslında en azından miting gününde hakları olan etkinlikleri yapmadılar. Miting, HDP açısından güzel, kentimiz açısından nezihti. Ama hesap ortada. Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı adayı olarak 10 Ağıustos’ta bu şehirde aldığı oy ortada. Başarılı, coşkulu geçen mitinge rağmen, HDP’nin Kocaeli’den milletvekili çıkartması bir hayli zor gözüküyor. 
Bu yazı toplam 470 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 3. ETAP
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37