• BIST 107.286
  • Altın 143,230
  • Dolar 3,5609
  • Euro 4,1491
  • Kocaeli 30 °C

Camia tehlikenin farkında, ya Sirmen?

Hayrettin ALBAYRAK

Yıllardır konuşuluyor bu KEV Tesisleri’nin satışı. Arazide gereken imar değişikliği yapılarak, gerçek değerine satılacak, Kocaelispor eski borcundan kurtulacak diye yıllardır umut ediyoruz. Aslında geçen yıl KEV genel kurulunun satış için yönetime yetki vermesi önemli bir gelişme, hamleydi. Çünkü o güne kadar vakıf malının satılıp satılamayacağı konusunda bile farklı söylemler vardı. Bu kararla birlikte tesis satılabileceğini gördük. Genel kurulun satış yetkisini yönetime vermesi de, umut vericiydi. Sonrasında imar değişikliği için atılacak adımları bekledik. İmar değişikliğinde tek yetki Büyükşehir Belediyesinindi, TOKİ’ye satış için de Bakan’ın devrede olması gerekiyordu. Kocaelispor Başkanı Bahri Yavuz, kentin mülki amiri Sayın Valimizin de bulunduğu bir ortamda Bakan Fikri Işık ve Büyük Başkan Karaosmanoğlu ile görüşme yaptı.  Başkan Yavuz’un basına, bizlere aktardığına göre Bakan Işık ve Karaosmanoğlu’nun imar değişikliği için şartı KEV’in başında Sefa Sirmen’in olmamasıydı.
 

İLKESEL OLARAK DOĞRU GÖZÜKMÜYOR MUTLAKA
 Her ne kadar Sirmen’in bu saatten sonra bir yerlere aday olma ihtimali düşük olsa da, sonuçta siyasi olarak rakiplik söz konusuydu. Açık açık siyasi irade, Sirmen’in aradan çekilmesini istiyor ve bunu şart koşuyordu. Sirmen için bu durumu kabul etmek kuşkusuz zordu. Üstelik de elinde sadece KEV başkanlığı kalmışken. Sirmen kongreden bir gün sonra gazetemize yaptığı ziyarette özellikle bu konuya vurgu yaptı, “Kocaelispor Başkanı ve basının böyle bir şarta tepki koyması gerekirdi” dedi.  Sirmen’in KEV’de yıllara dayanan bir emeği var, Kocaelispor’un en şanlı dönemlerinde de başkanlık yapmış. KEV ile Kocaelispor arasında böyle bir alışveriş yapılacaksa,  Sirmen’i dışarda tutmak, aradan çekilmesini istemek ilkesel olarak doğru gözükmüyor mutlaka. Böyle bir muameleyle karşılaşmayı kimse istemez.
 

AKLIMIZ FİKRİMİZ KOCAELİSPOR’UN KURTULUŞU 
 Sirmen’in bu konudaki söylemleri haklı. Ancak, malum ipler, güç siyasetin elinde. “Sirmen varken bu iş olmaz” diye kesin bir kararları varsa, bunu tartışacak, sorgulayacak durumda değiliz. Hoş sorgulasak, olmaz öyle şey desek ne değişecek ki? Boşa zaman kaybı. Belki güçlüden yana taraf olacaktık ama bunun için geçerli bir mazeretimiz vardı. Kocaelispor’un kaybedecek zamanı yoktu ve bu proje kurtuluş bir fırsattı. Benim gözüm ne Sirmen, ne başkasını görüyordu, aklım fikrim Kocaelispor’un kurtuluşundaydı. Güçlüden yana taraf olmuşum, Sirmen’e yapılan haksızlığa sessiz kalmışım diye hiç düşünmedim, hatta aklımın köşesinden bile geçmedi.  Hep diyorduk ya, Kocaelispor’un menfaati söz konusuyla, gerisi teferruattır diye. Böyle baktık.  Bu yüzden Sirmen’e aday olmaması yönünde çağrılar yaptık. Sirmen’in de bizim gibi düşünmesini bekledik ancak yanıldık. Sirmen, kişisel olarak bu durumu kendine yediremedi, şiddetle karşı çıktı. Israrla, inatla aday oldu ve kazanmak için elinden geleni yaptı. 
 

BAHRİ YAVUZ BU KULÜBÜN SON ŞANSI 
Sevgili Sirmen, Kocaelispor’u tutkusundan, sevdasından bahsediyor. Kimsenin sevgisinin derecesini sorgulayamayız elbette. Şunu biliyoruz ki, kişi sevdası için her türlü fedakarlığı yapar. Hepsinden vazgeçtim. Sirmen’in kongrede Bahri Yavuz’un o muhteşem konuşmasından etkilenip, orada “Al evladım KEV’in anahtarını, ne istiyorsan yap” demesini bekledim. Bunu gazeteye yaptığı ziyarette yüzüne de söyledim. Ancak Sirmen Nuh dedi, peygamber demedi. Birçok kez yazdım. Bahri Yavuz bu kulübün kurtuluşu, yeniden ayağa kalkışı için belki de son şans. Sirmen bayrağı ehline verecek ve hem KEV, hem Kocaelispor bayrağı dalgalanacaktı. Kuşkusuz hala böyle bir umut var, Sirmen’den o adamı umutlu bekleyeceğiz. Ancak eğer Sirmen bu ısrarını, inadını sürdürür, yani kulübün önünü açacak bu projeye engel olursa Bahri Yavuz’un büyük zorluklar karşısında dayanabilmesi, direnebilmesi çok zor. Yavuz pes ederse, son umut da bitmiş, Kocaelispor’un fişi çekilmiş demektir.  Camia bu tehlikenin farkında olduğu için ayakta. Bu gerçeği kentte sanıyorum ki, bir tek Sirmen görmüyor, ya da görmek istemiyor. 

Uğur Uludağ hepimizi korkuttu 

Pazartesi işe gelmek için hazırlanıyorum, cep telefonum çaldı. Baktım bizim Uğur Uludağ. Bizim Uğur hafta tatili falan yapmadan çalışır, arada çok bunalınca arar, “Bugün dinleneyim” der. Onun için aradığını sandım. Sesi güçlükle çıkıyordu, “Kalp krizi geçirdim, hastanedeyim. Haberin olsun” dedi. Şok oldum. Adam hayati bir rahatsızlık geçirirken bile işi düşünüyor.  Neyse, beni arayabildiğine göre durumu ciddi değildi. O gün tetkikleri yapıldı, ana damarının büyük ölçüde tıkalı olduğu anlaşıldı, ertesi gün de operasyonla tıkanan ana damar açılarak stend takıldı. Medikal Park’ta bir gün yoğun bakımda müşahede altında tutulduktan sonra taburcu oldu. Evinde ziyarete gittik, geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Sevgili Uğur hepimizi çok korkuttu.

 
20 YILDIR OMUZ OMUZA ÇALIŞTIĞIM YOL ARKADAŞIM 
 Uğur’un sigara veya içki gibi kötü alışkanlığı yoktur, yemesine içmesine de özellikle dikkat eder.  Nereden geldi bu kalp krizi diye merak edenler olabilir. Uğur’un babası 52 yaşında kalpten ölmüştü. Malum kalp rahatsızlığı genelde genetiktir. Operasyonu yapan doktor da Uğur’a rahatsızlığın oradan kaynaklandığını söylemiş. İlk kamp krizleri çok tehlikelidir, genelde ölümde sonuçlanır. Sevgili Uğur’un verilmiş sadakası, göreceği günler varmış. Allah onu ailesine, sevenlerine bağışladı. 20 yıldır omuz omuza çalıştığım, bu meslekteki yol ve kader arkadaşım Uğur Uludağ. Gazete çalışanlarının belki de en çok sevdiği isimlerden biridir. Spor ve basın camiasında saygın bir kişiliği, duruşu vardır. Kalp krizi geçirdiği haberiyle birlikte servisin ve benim cep telefonlarım adeta kilitlendi, sosyal medyadan geçmiş olsun mesajı yağdı. Öncelikle yol arkadaşıma büyük geçmiş olsun diliyorum, gerek bizzat arayıp, gerekse mesaj göndererek geçmiş olsun dileğinde bulunan tüm dostlara teşekkür ediyorum. 
 

KÖŞEMİN TİRYAKİLERİNİN ANLAYIŞINA SIĞINIYORUM
Sevgili Uğur bir süre dinlenecek, kendini iyi hissedince yeniden çok sevdiği işine dönecek. Tabi o gelene kadar tüm yük üzerimize kalacağı için serviste kalanlar olarak bizim anamız ağlayacak. Üç gündür ne çektiğimi bir ben bilirim, bir Allah. Sağ olsunlar sevgili Zafer Onar ile Kenan Meriç, yüksek tempoda çalışarak bana yardımcı oluyorlar ama işi derleyip toparlamak tek başıma bana kalıyor. Uğur mutfağın usta aşçısı olarak yükün yarısını omuzluyordu. Yokluğunda çok zorlandım. İnanın sabah 9’dan, akşam 4’e kadar durmaksızın yazıyorum. 5, bilemediniz 10 dakika yemek molası o kadar. 8 sayfa spor yapmak inanın çok zor. O kadar yorucu ki, sayfaları bitirip köşemi hazırlayacak ne zaman bulabildim, ne o enerjiyi. İki gün köşemin tiryakilerini ihmal ettim. Üçüncü gün artık ayıp olacak diye kendimi zorlayıp köşeyi hazırlıyorum. Ancak yarın için söz veremiyorum. Okurlarımdan özür diliyorum, anlayışlarına sığınıyorum. Uğur dönene kadar artık idare edeceğiz.   

Bu yazı toplam 1515 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 6
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37