• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Kocaeli 6 °C

Çanakkale

İlksen ÇAĞLAYAN
“Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni, off, gençliğim eyvah!... “
Diye devam eder ve gider Çanakkale Türküsü. Yılmamanın,umudun bir kanıtıdır aslında Çanakkale. Yokluk içinde var olmanın, yoktan bir şeyler daha doğrusu yeni bir şeyler inşa etmenin, sıfırdan gelip birlik olmanın hikayesidir daha doğrusu gerçeğidir Çanakkale. Cesaret, sabır, azim ve güvenin kanıtıdır Çanakkale. Gücün aslında maddi imkanlarla bağlantılı olduğunu değil aksine inanca, azme, sonsuz bir vatan sevgisine, bayrak saygısına bağlı olduğunu gösterir, anlatır bize. Her kötü durumdan mutlaka çıkılacağını, en dip noktadan en doruk noktaya ulaşılabileceğini hatırlatır Çanakkale. Emeğin, alın terinin her koşulda gerçek manaya kavuşacağını , başarıyı getireceğini gösterir bir de. Şehitlerimizin nasıl  yaşadıklarını, nasıl çetin savaştıklarını gösterir. Belki hayal bile edemeyiz bu durumu, aç olduğumuzda, susamış, yorgun ve hatta hasta olduğumuzda nasıl ki tüm yaşama sevincimiz, halimiz , gücümüz  düşüyorsa   o şehitlerimiz tam aksine  bu durumdan daha da güç alarak , daha da kuvvetle savaşmışlar ve bir olmuşlar.. Şu an marketlerde olan Çanakkale anısı için hazırlanan ve askerlerimizin o zamanlarda yediği peksimetlerin, bisküvilerin ne kadar tatsız ve ne kadar da savaşa uygun nitelikte bir besin olmadığını, buna rağmen o yokluktan daha da çok güç toplayarak bu vatan için kanını , canını nasıl feda ettiklerini  anlamalıyız. Saygıdeğer Şehitlerimizin . Ne yazsak, ne konuşsak, ne kadar ansak az ki bize bu toprağı verdiler. Ruhları şad olsun, hepsini minnetle, saygıyla ve şükranla anarak her kötü durumun her sıkıntının ve her belanın bir gün elbet son bulacağını, bunun için umut ve elbette çaba gerektiğini hatırlattıklarını için bir de teşekkürlerimi sunuyorum tüm şehitlerimize. 
Çanakkale’de Bir Şehidin Ailesine Son Mektubu
2 Haziran 1916’da Kolağası (Yüzbaşı) Mehmed Tevfîk, Çanakkale Harbi’nde bir İngiliz mermisi ile yaralanmış ve şehîd olmadan önce şu mektubu yazmıştı:
Ovacık yakınlarındaki Ordugâhtan 18 Mayıs    1331 Pazartesi (1916)
Sebeb-i hayatım, feyz-i refîkım,
Sevgili babacığım ve vâlideciğim,
Arıburnu’nda ilk girdiğim müthiş muhârebede sağ yanımdan ve pantolonumdan hâin bir İngiliz kurşunu geçti. Hamdolsun kurtuldum.Fakat, bundan sonra gireceğim muhârebelerden kurtulacağıma ümîdim olmadığından, bir hâtırâ olmak üzere, şu satırları yazıyorum.
Hamd ü senâlar olsun Cenâb-ı Hakk’a ki, beni bu rütbeye kadar ulaştırdı. Yine mukadderât-ı ilâhiyye olarak beni asker yaptı. Siz de ebeveynim olmak dolayısıyla, beni vatan ve millete hizmet etmek için nasıl yetiştirmek lâzımsa öylece yetiştirdiniz. Sebeb-i feyz-i refîkım ve hayatım oldunuz. Hakk Teâlâ Hazretleri’ne nihâyetsiz hamd ve sizlere sonsuz teşekkürler ederim.
Şimdiye kadar milletin bana verdiği parayı bugün hak etmek zamânıdır. Vatanıma olan mukaddes vazîfemi yerine getirmeye çalışıyorum. Şehîdlik rütbesine kavuşursam, Cenâb-ı Hakk’ın en sevgili kulu olduğuma kanâat edeceğim. Asker olduğumdan, bu her zaman benim için pek yakındır.
Sevgili babacığım ve vâlideciğim! Gözbebeğim olan hanımım Münevver’i ve oğlum Nezihciğimi önce Cenâb-ı Hakk’ın sonra sizin himâyenize bırakıyorum. Onlar hakkında ne mümkün ise lütfen yapmaya çalışınız. Servetimizin olmadığı mâlûmdur. Mümkün olandan fazla bir şeyi isteyemem. İstersem de boşunadır. Refîkama (hanımıma) hitâben yazdığım kapalı mektubu lütfen kendi eline veriniz! Tabiî ağlayıp üzülecek; tesellî ediniz. Allâh Teâlâ’nın takdîri böyle imiş. İsteklerim ve borçlarım hakkında refîkamın mektubuna koyduğum deftere ehemmiyet veriniz! Münevver’in hâfızasında veyahut kendi defterinde kayıtlı borçlar da doğrudur. Münevver’e yazdığım mektubum daha geniştir. Kendisinden sorunuz.
Sevgili baba ve vâlideciğim! Belki bilmeyerek size karşı birçok kusurlarda bulunmuşumdur. Beni afvediniz! Hakkınızı helâl ediniz! Rûhumu şâd ediniz! İşlerimizin düzeltilmesinde refîkama yardımcı olunuz!
Sevgili hemşîrem Lütfiyeciğim!
Bilirsiniz ki, sizi çok severdim. Sizin için gücümün yettiği nisbette ne yapmak lâzımsa isterdim. Belki size karşı da kusûr etmişimdir. Beni afvet, mukadderât-ı ilâhiyye böyle imiş. Hakkını helâl et, rûhumu şâd et! Yengeniz Münevver hanımla oğlum Nezih’e sen de yardım et!
Ey akrabâ ve dostlarım, cümlenize elvedâ! Cümleniz hakkınızı helâl ediniz! Benim tarafımdan cümlenize hakkım helâl olsun! Elvedâ, elvedâ! Cümlenizi Cenâb-ı Hakk’a tevdî ve emânet ediyorum. Ebediyyen Allâh’a ısmarladık, sevgili babacığım ve vâlideciğim…
Oğlunuz
Mehmed Tevfîk
“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şâyanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız  ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.” 
Mustafa Kemal Atatürk
Bu yazı toplam 624 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
  • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
  • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37