1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Çanakkale'de zafere giden yol: "Nusret ve 26 mayın"
Çanakkale'de zafere giden yol: "Nusret ve 26 mayın"

Çanakkale'de zafere giden yol: "Nusret ve 26 mayın"

- Türk tarihi için büyük öneme sahip Çanakkale Muharebeleri, yaşanan birçok acının ardından kahramanlık destanıyla taçlandırıldı - ÇOMÜ Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erdemir: - "Esasında Çanakkale Muharebeleri'nin d

A+A-

ÇANAKKALE (AA) - BURAK AKAY - İnsanlık tarihinin en kanlı çarpışmalarının yaşandığı Çanakkale Savaşları'nın 100'üncü yılında büyük destan yazan Mehmetçik anılırken, Nusret Mayın Gemisi'nden dökülen 26 mayın, zaferin en önemli kilometre taşlarından biri olarak hiç unutulmadı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Atatürk ve Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi (AÇASAM) Müdürü Yrd. Doç. Dr. Lokman Erdemir, Anadolu Ajansı (AA) ekibiyle tarihi Gelibolu Yarımadası'nı gezip muharebe alanlarını inceledi.

Bu savaşların Türk tarihi açısından çok önemli olduğunu belirten Erdemir, Rumeli Mecidiye ile hemen karşısındaki Anadolu Hamidiye Tabyası, Çimenlik ve diğer tabyaların 18 Mart 1915'te üstlendikleri rol bakımından büyük anlam kazandığını söyledi.

Tüm tabyalardaki muhteşem müdafaa ile 1915'te İngilizlerin 16 büyük zırhlıdan oluşan donanmasının bölgeden geçemediğine işaret eden Erdemir, "Tabii bundan önce Çanakkale Muharebeleri'nin dönüm noktasını iyi anlamamız lazım" dedi.

Erdemir, 18 Mart 1915'teki zafere giden sürecin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çanakkale'de ilk ateş, 3 Kasım 1914'te İngiliz ve Fransız donanmalarınca Seddülbahir Kalesi'ne atılmıştır. O gün 81 er ve 5 subayımız şehit olmuştur. Bu, ilk ateştir ancak Çanakkale'de, Çanakkale Cephesi'nin açılışı 19 Şubat 1915 günü olacaktır. O gün ve müteakip günlerde İngiliz donanması, boğazı koruyan tabyaları susturmak ve mayınları temizlemek için harekata başlar. Hedef, peyderpey boğazı koruyan tabyaları susturmak ve asıl Çanakkale Muharebeleri'nin nihai hedefi İstanbul'u ele geçirmektir. 19 ve 25 Şubat'taki bu bombardımanlarda boğazın dışındaki Kumkale ve Orhaniye tabyaları ile karşılarındaki Ertuğrul ve Seddülbahir tabyaları susturulacaktır. Hedefin ikinci aşamasında ise boğazın iç tabyalarını susturmak için sonraki harekat devem eder.

Mütemadiyen hemen hemen her gün boğaza girip bombardıman yaparlar. İşte bu Çanakkale Muharebeleri'nde denizden saldırı aşamasında 'dönüm noktası' olarak tanımlayabileceğimiz hadise gerçekleşir."

- Nusret'in, "tarihe şan ve şerefle geçen" kahramanlığı

Erdemir, İngiliz ve Fransız donanmalarının boğaza her girişinde manevra yaptığı alanın Erenköy Koyu olduğunu hatırlattı.

Bu durumun, boğazı savunan müstahkem mevki komutanı Cevat Paşa ve kurmay subaylarının gözünden kaçmadığına değinen Erdemir, "Bunun üzerine, tarihe şanla ve şerefle geçecek Nusret Mayın Gemisi'ne büyük bir görev düşecektir" ifadesini kullandı.

Mayın Grup Komutanı Binbaşı Nazmi Bey ve Nusret Mayın Gemisi Komutanı Yüzbaşı Hakkı Bey'in, kendilerine verilen görevi yerine getirmek için 7 Mart'ı 8 Mart'a bağlayan gece harekete geçtiğini aktaran Erdemir, 26 mayını boğazın hiç kimsenin tahmin edemeyeceği noktasına, İngiliz ve Fransız donanmalarının manevra yaptığı Erenköy Koyu'na döşediklerini anlattı. 

Erdemir, mayın döşeme işleminin 05.30-08.00 saatlerinde gerçekleştirildiği bilgisini vererek, şunları kaydetti:

"Nusret, o gün 26 mayını Erenköy Koyu'na, diğer mayınlardan ve mayın hattından farklı şekilde kıyıya paralel, yaklaşık yüzer metrelik arayla döşer. İşte esasında Çanakkale Muharebeleri'nin denizden saldırıdaki dönüm noktası budur: 18 Mart günü İngilizlerin üç büyük zırhlısı, Nusret'in döşediği o mayınlara çarparak battı. 'Çanakkale'deki en büyük dönüm noktası nedir?' diye soracak olursak, kara muharebelerinde elde edilen başarıdan önce Nusret'in döşediği bu 26 mayındır. Nusret'in o günkü fedakarlığı, bugün burada bunları rahatlıkla konuşmamıza vesile olmuştur. Nusret, sadece Türk tarihine değil, dünya tarihine geçecek çok önemli vazife ifa etmiştir. Çanakkale Muharebeleri'nin kaderini birinci aşamada değiştirmiştir.

O gün Nusret, o mayınları döşememiş olsaydı, kara muharebeleri muhtemelen olmayacak, müstahkem mevkinin her iki tarafındaki savunma düşecek, mayınlar temizlenecek, İngilizler kendilerine belirledikleri hedefe yani İstanbul'a ulaşabilecekti."

 - "Denizden geçilemeyen Çanakkale, karadan da geçilemedi"

Çanakkale Savaşları'nın ikinci aşamasının kara muharebeleri olduğuna dikkati çeken Erdemir, bu mücadelenin 25 Nisan 1915'te başlayıp 9 Ocak 1916'da sona erdiğini ifade etti.

Erdemir, şu değerlendirmede bulundu:

"Tabii bu sürece İngilizleri götüren temel nokta, 18 Mart 1915'te yaşanan büyük mağlubiyettir. 18 Mart'ta İngilizlerin 3 zırhlısı boğazda batıp, diğer zırhlılarının da ertesi gün başka bir harekata başlamayacak kadar ağır yara alması, İngilizleri kara muharebesine sevk edecektir. 18 Mart'ın hemen sonrasında, 19 Mart'ta İngilizler, Mondros Limanı'ndaki Queen Elizabeth Gemisi'nde karargah subayları ve donanma komutanları, ileride yapılacak muhtemel kara harekatı için toplanır. Toplantının asıl gündemi, denizden harekatın devam edip etmemesidir. Bu toplantıda ikinci deniz harekatının başarılı olamayacağı yönünde karara varılır ve Londra'ya Çanakkale'nin denizden değil, karadan geçilebileceği yönünde bilgi notu gönderilir.

Onay geldikten sonra İngilizler kara harekatı için hazırlık yapmak üzere Midilli Adası'ndaki gemilerini Mısır'ın İskenderiye Limanı'na sevk eder. Hazırlıkların ardından harekatın başlama tarihi 23 Nisan olarak düşünülür."

- "Hedef, 23 Nisan'da kara çıkarmasıydı"

Çıkarmanın 23 Nisan'da gerçekleştirilmek istendiğini aktaran Erdemir, olumsuz hava koşulları ve bazı hazırlıkların tamamlanamaması nedeniyle 25 Nisan'a kaldığını dile getirdi.

Erdemir, kara çıkarmasına ilişkin şu bilgiyi paylaştı:

"O gün, çok güzel, güneşli hava vardır. Harekatın temel saldırı planında ise İngilizlerin yarımadanın belli noktalarına sabah erken saatlerde çıkarma yapmaları vardır. Bu çıkarmanın ilki Kabatepe bölgesine sabah çok erken saatte sessiz şekilde gerçekleşecektir. İkinci çıkarma bölgesi ise yarımadanın uç noktası Seddülbahir kesimidir. Buraya 25 Nisan sabahı Arıburnu'ndaki çıkarmanın hemen ardından 5 ana sahilden çıkarma yapılacaktır. Burada hedef şudur: Birlikler, hemen hızlı şekilde kendilerine verilen vazife çerçevesinde çıkarma yapacak, yarımadanın en yüksek tepelerinden ikmal noktalarını kontrol eden şu anki Alçıtepe'ye ulaşacaktır. Harekatın ikinci hedefi ise Kilitbahir Platosu'nu ele geçirmektir.

Özellikle Anzakların çıkarma yapacağı Arıburnu'ndaki birliklerin hızlı hareket edip platoyu ele geçirmesi hedeflenmiştir."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.