1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Canlı yayında teşvik primi itirafı!
Canlı yayında teşvik primi itirafı!

Canlı yayında teşvik primi itirafı!

Geçtiğimiz pazartesi akşamı Kocaeli TV’de Top Ağlarda programında şikeyi konuşuyoruz. Geçmişe gidince Hayri Kara ağabey canlı yayında bir itirafta bulundu. Teşvik primi aldıklarını açıkladı. 1971-72 se

A+A-

Geçtiğimiz pazartesi akşamı Kocaeli TV’de Top Ağlarda programında şikeyi konuşuyoruz. Geçmişe gidince Hayri Kara ağabey canlı yayında bir itirafta bulundu. Teşvik primi aldıklarını açıkladı.

1971-72 sezonunda 2. Lig’de Şekerspor ile Sivasspor şampiyonluk yarışı yapıyor. Sondan üç hafta önce lider Şekerspor İzmit’e geliyor. Şeker, Sivas’ın birkaç puan önünde. Kocaelispor orta sıralarda ama iyi takım. Şekerspor’a çelme takabilecek güçte. Bundan sonrasını Hayri Kara’dan dinleyelim: “ O zamanlar teşvik primi normal. Şekerspor maçı öncesinde güzel bir otelde bir hafta kampa girdik. Masraflarımızı Sivasspor karşıladı. Hatta unutmam, yemek yerken hep birlikte Allah Sivasspor’a zeval vermesin derdik”

Maç ne oldu, o sezon şampiyonluk kimin oldu sorularını merak edeceksiniz. Hayri ağabey “ 3-1 bitti maç. Ama kazandık mı, kaybettik mi emin değilim” dedi yayında. İnternetten araştırdım. 3-1 kaybetmişiz o maçı.  Şekerspor 42 puanla şampiyon olmuş, Sivasspor 38 puanla ikinci sırada kalmış.

Türk futbolunun yüz akı: HAKEMLER

Türk futbolu şike soruşturmalarıyla çalkalanıyor. İki dalga halinde gözaltılar, tutuklamalar oldu. İnanılmaz iddialar, suçlamalar var. Süper Lig’de adı şaibeye karışmayan takım bir-iki tane. Kuşkusuz Türkiye’de şike, teşvik primi yıllardır var. Eskilere gidelim. En alt ligden, en üstüne kadar şaibesiz maç çok azdı. Birçok şampiyonluk masa başında kazanıldı, birçok takım hile yaparak kümede kaldı. Bugün iki dalga yapıldı ya. İnanın, eskilerde bu teknik takipler yapılmış olsa yüzlerce dalga olurdu. Şiddet yasasını çok geç çıkardık. Futbolun yıllarca kirli olmasına seyirci kaldık. Ancak yine de bir yerden başlanmış olması önemlidir. Buna destek vermek gerekir. Kimse olaya renk aşkıyla duygusal bakmasın. Büyük takımlar düşmesin mantığıyla hareket etmesin. Kim bu işe karışmış, suç işlemişse gereken yaptırım uygulansın.

HEPİMİZ ADİL OYUN İSTİYORUZ

Talimat açık, teşebbüs etmek bile küme düşürmeyi gerektiriyor. Kaç takım olursa olsun, düşürülsün. Kimsenin gözünün yaşına bakılmasın. Bu kirli işlere karışanlara da en ağır hapis cezaları, ömür boyu sahalardan men cezası verilsin. Bu şike soruşturması Türk futbolunun temizlenmesi, kirli ellerden kurtulması için tarihi bir fırsattır. Yapanın yanına kar kalmasın ki bir daha kimse bu işlere bulaşmasın. Futbol Federasyonu’nun korkacağı, çekineceği bir durum yoktur. Cesaretle alsınlar kararlarını. Tespit edilen şike veya teşvik olayı veya teşebbüsü varsa ilgili takımları düşürsün. Ne olacak diye de hiç düşünmesin. Merak etmesin her şey daha güzel olacak. Futbolun temizlenmesinden daha faydalı bir iş olabilir mi? Herkes, hepimiz adil oyun istiyoruz. Bunun için verilecek her türlü karara saygılı olmak ve destek vermek durumundayız.

ŞİKEDE TEK BİR HAKEM İSMİ YOK

Şike soruşturmasında bir nokta mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Bir sürü başkan, yönetici, menajer, futbolcu, kulüp çalışanı hakkında iddialar, suçlamalar var. Şike en kolay kiminle yapılır? Elbette hakemle. Geçmiş yıllara gidelim. Her şaibeli maçta mutlaka bir hakemin izine rastlarsınız. Futbolumuzda bir sürü kara gömlekli vardı. O dönem Türk futbol hakemliği eyyamcı hakemden geçilmiyordu. O günlerde bir şike soruşturması, teknik takip yapılsaydı en fazla hakem gözaltına alınır, tutuklanırdı.   Ancak gelin görün ki, bugün şike soruşturmasında bir tek hakemin ismi geçmiyor. Bu durum birilerini çok şaşırtmış olabilir. Ben şaşırmadım. Neden mi? 15 Haziran’a gidelim. O gün köşemde “Mahmut Özgener büyük kayıp” başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazımda son yıllarda Türk hakemliğinde büyük bir temizlik operasyonu yapıldığını, çürük elmaların ayıklandığını belirtmiştim.

ÖZGENER ÇÜRÜK ELMALARI AYIKLADI

Dilerseniz hatırlayalım o yazımı: “Mahmut Özgener çalışkan, cesur ve dürüst bir başkandı. Kulüplere eşit mesafede oldu, adil davrandı. Her türlü saldırıya rağmen duruşunu değiştirmedi. Kötülerle mücadele etti. Türk futbolunun, futbolun kurallarıyla yönetilmesi için elinden geleni yaptı. Bana göre en büyük icraatı Türk hakemliğindeki çürük elmaları ayıklaması oldu. Daha önceki yılları düşünelim. Eyyamın en alasını görüyorduk maçlarda. Şaibe, şike kol geziyordu.  Küçük takımlar, büyükler karşısında hep ezdiriliyordu. Merhum Hasan Doğan ile başlayan, Özgener ile devam eden süreçte futbolun o çirkin yüzünün kökü kazıldı. Bu büyük bir devrimdi. Bu devrim hemen sonuçlarını verdi. Son 3-4 yıla bakalım. Sivasspor şampiyonluğa oynadı, Şampiyonlar Ligi ön elemelerine kaldı. İlk kez beşinci bir takım, Bursaspor Süper Lig şampiyonu oldu. Geride kalan sezon Trabzonspor takımı ikili averajla şampiyonluğu kaçırdı. Türk futbolunda taşlar adeta yerinden oynadı. Bunun mimarı, kararlı ve cesaretli adımlar atan Mahmut Özgener’di”

HAKEMLER TEMİZ, SIRA ŞİMDİ KULÜPLERDE

Evet, merhum Hasan Doğan döneminde başlayan, Mahmut Özgener döneminde devam eden operasyonlarla Türk hakemliği içindeki çürük elmalar ayıklandı. Bugün şike soruşturmasında tek bir hakimin isminin geçmemesi bundandır. Buradan merhum Hasan Doğan’a bir kez daha rahmet dilemek, Mahmut Özgener’e alkış göndermek istiyorum. Türkiye’yi sarsan şike operasyonunda tek temiz kalan hakemlerse bunun mimarı zamanında çürük elmaları ayıklayan federasyon başkanlarıdır, Merkez Hakem Kurul’larıdır. Türk hakemliği kendi iç hesaplaşmasını yaparak temizlendi. Şimdi temizlik zamanı kulüplere geldi. Bu operasyon sonrasında kulüplerdeki çürük elmalar da ayıklanacak, Türk futbolu yarınlara tertemiz olarak umutlu, güvenle bakacak.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.