1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Çarşıyı dolaştım, içim daraldı
Çarşıyı dolaştım, içim daraldı

Çarşıyı dolaştım, içim daraldı

Dün öğlen saatlerinde, yani şehrin en hareketli olduğu saatlerde İzmit şehir merkezini, şehrin çarşısını yaya olarak dolaştım. İzmit çok kalabalık, çok hareketli. Şehir merkezinde trafik düğüm

A+A-

Dün öğlen saatlerinde, yani şehrin en hareketli olduğu saatlerde İzmit şehir merkezini, şehrin çarşısını yaya olarak dolaştım.

İzmit çok kalabalık, çok hareketli. Şehir merkezinde trafik düğüm olmuş. Arabalar adeta birbirine girmiş, yayalar nereden karşıya geçecek şaşkın.. Bankalar dolu, kalabalık.. Bazı ucuz lokantalar, ya da kentin markası olmuş lokantalar dolu, hareketli.

Ama şehrin merkezinde, en hareketli çarşı bölgesinde dükkanlar bomboş. Tezgahtarlar, dükkan sahipleri, çıkmışlar kapının önüne gelene, geçene bakıyorlar.

Türkiye’de ve İzmit’te esnafla ilgili bu sıkıntı, yıllardır vardı. Yani, yeni değil. Ama geçmiş yıllarda, özellikle 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında, Türkiye ekonomisi de kötüydü.

Devlet kötü yönetiliyordu. Bankalar batıyordu. Ülke hortumlanıyordu.

Şimdi topluma verilen hava bambaşka. Sıcak para var ortalıkta. Kimileri çok kazanıyor, köşeyi dönüyor. Bankalar batık değil, karlı.. Türkiye ekonomisini bütün dünyanın kıskandığı söyleniyor. Hani, bizi almazsa, Avrupa’nın batacağından, yok olacağından söz ediliyor.

Krizi teğet geçirip atlatmış, bütün dünyada yıldızı parlamış, resmi rakamlara göre, milli geliri, kişi başına gayrısafi milli hasılası alabildiğine yükselmiş, enflasyonu dizginlemiş bir Türkiye tablosu var önümüzde.

Ama esnaf perişan. İzmit çarşısında dükkanlar boş. Alışveriş, büyük AVM’lerde yapılıyor.

İzmit içinde dolaşırken biraz gözlem yapmaya çalıştım. Yılların şarküterisi.. İnsanlar peynir, zeytin, pastırma sucuk almak için kuyruk bekler, sıra olurlardı. Bomboş.. Şehrin göbeğinde, Kapanönü’nde  bu kentin markası olmuş kuruyemişçi dükkanı. Boş.. Sahibi ve tezgahtarı, malların yerini değiştirip, vitrin düzenleyerek zaman geçiriyorlar.

Yine çarşı merkezinde, benim çocukluğumdan beri bildiğim, babamla defalarca girip alışveriş yaptığımız, şehrin markası haline gelmiş bir ayakkabı mağazası. Vitrini boşaltmış. Belli ki kapanıyor.

İnsanlar borçlu. Kime sorsanız borçlu.. Kiminin devlete borcu var. Kiminin Belediyelere. Elektrik, su, gaz borcu . Telefonlar yüzünden borçlu.. Kredi kartları patlamış.. O karttan ötekine, al takke ver külah günü geçirmeye çalışıyorlar.

Türkiye ekonomisi yıldız gibi parlamış, Türkiye ekonomisi dünyaya örnek gösteriliyormuş. Ama İzmit çarşısında yaprak kımıldamıyor.

Bu işte bir terslik yok mu sizce de?.. Kent her gün daha kalabalık, daha  karmaşık hale geliyor. Ama İzmit’in yerlisi olmuş, 40-50 yıldan beri bu şehirde varlığını sürdürüp, markası haline gelmiş mağazalar, dükkanlar kapanıyor. Hala açık olanlar, belli ki can çekişiyor.

Bu tabloda İzmit esnafının hiç dahli yoktur demiyorum. Pek çok esnaf, sabah dükkanını geç açar. 9 gün bayram tatili varsa, 9 gün yan gelip yatar, ortalığı AVM’lere bırakır. Hala bizim esnafımızın müşteri memnuniyeti konusunda pek çok eksiği bulunduğunu da kabul ediyorum.

Ama ülkemizin ekonomisi bu kadar iyiyse, Türkiye denildiği kadar iyi yönetiliyor, bazı kesimler çok zengin olabiliyorsa,  İzmit çarşısındaki bu sessiz çığlığı izah etmek de pek kolay değildir.

İnsanlar, bankalardan kredi çekerek hayatlarını döndürmeye çalışıyorlar. Bankalar da, bol keseden kredi dağıtıyor, kredi kartı veriyorlar. Ama gün geliyor, borç bıçağı kemiğe dayanıyor. Artık bu döngü, büyük bir kartopu haline geldi, çığ olup, esnafın üzerine devriliyor.

Bir çare aramak, bir çıkış aramak yazım. Hiç değilse önümüzdeki yılbaşı için İzmit esnafına biraz nefes aldıracak, esnafı hiç değilse borçlarından kurtarıp, önüne biraz daha umutla bakmasını sağlayacak girişimler lazım. Böyle giderse, yeni yılın ilk aylarında İzmit çarşısında pek çok dükkanın daha kapanmasından, yıllardır esnaf olarak bildiğimiz insanların ticaretten çekilmesinden söz edeceğiz diye korkuyorum.

Bugün bu kentin yönetiminden söz sahibi olan, bu kentin seçtiği insanların, artık açıkça görülen çarşıdaki bu büyük sıkıntı karşısında çözüm üretmek ve aramak yerine AVM’leri hala özendiriyor olmasına da şaşıyorum.

Çok net hatırlıyorum. Eski Garajların yeri Carrefour’a verildiğinde, eski çöplük alanı kurutulup Bayraktar Holding’e Türkiye’nin ilk Outlet’i yapılsın diye verildiğinde, o dönemler Milli Görüş partilerinde, muhalefette olan insanlar nasıl bağırmışlardı?.. Perşembe Pazarı’nın arka bölümünde Real kurulurken, İzmit esnafına büyük ihanet yapıldığını söylemişler, İzmit Fuar girişinde Gulfstar yapıldığında, “Bu bina kaçaktır “ diye ortalığı ayağa kaldırmışlardı.

Aynı insanlar yine muhalefetteyken Ulus Pazarı’na da çok karşı çıkmışlardı.

Şimdi Büyükşehir Belediyesi, kentin göbeğindeki İzmit Belediyesi eski binasını 11 milyon TL karşılığında İstanbullu mağazalar zinciri gruba sattı.

Önümüzdeki yıl, İzmit Belediyesi’nin eski binasının yerinde, iğneden ipliğe, ayakkabıdan televizyona her şeyin satılacağı Ender Mağazaları zincirinin AVM’si de açılacak.

Dünya bu yönde gidiyor. AVM’lerden kaçınmak, onları yok saymak, engellemek mümkün değil. Ama ya İzmit esnafı ne olacak?.. Her gün birer ikişer kapanıyorlar. Hala açık olanlar binbir sıkıntı içinde, borç yükü altında eziliyorlar.

Bir şeyler yapmak lazım. Çarşının hali, esnafın hali, daha geniş manada borç batağına gömülmüş, alışverişten elini ayığını çekmek zorunda kalmış vatandaşın hali, hiç iyi değil.. İzmit çarşısında, büyük kalabalığın , büyük sıkışıklığın gürültüsü arasında, esnafın sessiz çığlığı pek duyulmuyor..

Ama bu kentin esnafı tükeniyor.. Tek tek yok oluyor. Dükkanlar boş. Alışveriş yapılmıyor. Kapanan her dükkan, aslında İzmit’ten bir şeyler kopartıyor..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.