1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. ÇAY DA KAHVE DE DOSTLARLA GÜZEL
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

ÇAY DA KAHVE DE DOSTLARLA GÜZEL

A+A-

        Bizler Türk Milleti olarak çaysız, kahvesiz kolay kolay hiçbir sohbetten keyif almayız. Dikkat edin yolda yürürken bile bir esnaf dostumuzun dükkanının kapısından geçerken hemen seslenir “Buyurun beraber bir çay veya kahve içelim” diye. Dostlarımızı evimize davet ederken bile buyurun bu akşam bizim evde bir çay içmeye bekleriz deriz.
           Yani çay ve kahve yaşam tarzlarımızdan biri adeta. Kırk yıllık hatırımızı bile bir kahveye bağlamışız. Tabii ki bu kadar meşhur iki içecek üzerinde çok ilginç olayların da yaşanmaması mümkün değil. 1970’li yıllardan hatırlıyorum Abdullah Saraçoğlu adında İzmit’imizin çok sevilen bir müftüsü vardı. Çok hoş sohbet çok nüktedan biriydi. Yolda yürürken esnaflardan biri kendisini “hocam buyurun bir çay içelim” diye davet ediyor. Kendisi kahveyi çok seven biri olduğu için, oda hemen bu davet arkasından lafını patlatıyor diyor ki “Allah aşkına şunun farkı neyse ben vereyim de bir kahve ısmarlayın bana” diyor. Nüktenin güzelliğine bir bakın eski insanların şakaları bile bir başkaydı.
         Şimdilerde bizler biraz şakanın dozunu da ayarlayamıyoruz galiba. Bunlar yaşanmış olaylar hikaye değil. Gene devam edelim isterseniz. Bilirsiniz Erzurum’da çaylar bırakın bardakları adeta demliklerle içilir. Erzurum’a yeni bir vali tayin olmuş.  Hanımını bir gün komşuları ev oturmasına davet etmişler. Tabii ki davetin baş aktörü olan çaylar içilmeye başlanmış. Erzurum’un adetlerinden biri de çayı içmediğiniz zaman bardağı ya yan yatıracaksınız ya da ters çevirip kapatacaksınız.
          Tabii ki misafir oranın adetlerini nereden bilsin. Çayı bittikçe devamlı getiriyorlar. En sonunda bakmış olacak gibi değil. Ev sahibi bardağına tekrardan çay koyacakmış ki misafir hemen bardağın üzerine elini kapatmış “teşekkür ederim ben artık almayayım” demiş. Ev sahibi “neden?”  diye sormuş. Misafirde “bana fazlası dokunuyor” demiş. Tabii ki onlar çok fazla çay içtiklerinden dokunma lafına fazla alışık değiller bakın sayın bayan dokunsa bize dokunacak çay bizden şeker bizden size niye dokunsun demiş. Tabii ki ortalık kahkahadan kırılıvermiş.
         Dostlar anlayacağınız çay ve kahve üzerine çok anlatılacak olaylar var. Dedik ya sohbetlerimiz çaysız kahvesiz olmuyor diye. Sanki inanın yemeğin tuzu biberi olmadığında nasıl tatsız tuzsuz bir şey oluyorsa sohbetlerimizin de çayı kahvesi olmadı mı o sohbetin tadı tuzu olmuyor. Hele ki şu ramazan da iftardan sonra ki çayın ve kahvenin tadını hiçbir şeyde bulmak mümkün değil. Hadi burada da yaşanmış bir nükteli olayı daha anlatalım isterseniz.
       Güzel bir ramazan akşamı kahvenin birinde 10-15 arkadaş oturmuşlar sohbet edip çay içiyorlar. Aralarında bir arkadaşları var ki cimrimi cimri çay paralarını ona ödetmek için birbirlerine kaş göz ediyorlar. O arada içlerinden biri cimri olan arkadaşlarına dönerek Yusufçum gel şu mübarek günde çay paralarını sen öde de rahmetli babanın mezarında bu akşam bir mum yansın demiş. Cimri olan adamın parayı ödemeye niyeti olamadığı için arkadaşlarına dönerek yok ya demiş babam mezarında dantel mi işliyor karanlıkta otursun fark etmez onun için diye cevabı yapıştırmış. Nüktenin de güzelliği bu kadar güzel olur yani. Ne dersiniz?         

  Bir de Karadeniz’den örnek vererek bu günkü yazımızı tamamlayalım isterseniz. Temel Rize’de kahvecilik yapıyor. Öyle bir paraya sıkışmış ki içilen kahveye zam yapması lazım ama bir türlü müşterisine söyleyemiyor. Bir akşam yine kahvesini kapatmış evine dönecekken aklına ilginç bir fikir gelmiş. Almış kağıdı kalemi eline kahvenin camına şöyle bir şey yazmış.  
       
 “Kahve yemenden gelir, yolları ırak 250 yetmiyor 500 bırak” 
              
     Yazdıktan sonra kahveyi kapatıp evine gitmiş. Gece geç vakit Dursun’da bir yerden gelip evine gidiyormuş. Bakmış ki Temel’in kahvesinin camında bir şey yazıyor. Hemen gidip okumuş. Okuyunca onunda hemen aklına ilginç bir şey gelmiş. Almış eline kağıdı kalemi oda bir şeyler yazıp yanına asmış. Oda şöyle yazmış 

 “Kahve yemenden gelir, yolları sapa 250 yetmiyorsa kahveyi kapa” 

İşte Türk insanın nüktedanlığının hangi seviyede olduğunun göstergesi bunlar. Herkese hayırlı ramazanlar…

Bu yazı toplam 1349 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.