• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

Cengiz Ağabey, konuyu anlayamamış

İsmet ÇİĞİT

Konumuz Kocaelispor.. Kulübümüz zor durumda. Herkes konuşuyor. Belki, herkes iyi niyetli. Ama şimdilik konuşmak dışında bir şey yapılmıyor. Kocaelispor’un kurtuluşu için acil  para bulmak lazım.. Süre uzun olsa, çok fazla sorun yok. Bu kentin insanları, Kocaelispor taraftarları 50-100 TL atar. Gider Yenicuma önünde mendil açarız. Suriyeli çocukların yerine ışıklı kavşaklarda tıkanan trafikte para toplarız. Öğrenciler harçlıklarını verir. Simitçi, boyacı hasılatını, işçi yevmiyesini verir. Ama zaman yok.. Kent büyüklerinin çözüm bulması lazım. Zaten bu kulübü bu hale de kent büyükleri getirmedi mi?

CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay, güzel işler yapıyor. Bu şehirde siyasi tansiyonu düşürmeye, farklı görüşler arasında diyaloğu geliştirmeye çalışıyor. Takdir edenlerdenim. Ama geçen gün AK Parti İl Merkezi’ne yaptığı ziyaret sırasında Şemsettin Ceyhan’la Kocaelispor konusunu konuşurken, bu  konuyu tam kavrayamadığını anladım. CHP İl Başkanı Sarıbay diyor ki:

“-Kocaelispor’u kurtaralım. Ama KEV’i vermeyelim. B planı olmalı. KEV Tesisleri, KEV’in kalmalı.. “

Öyle değil Cengiz Ağabey, öyle değil. Önce, Kocaelispor’a kendi öz malı geri verilmeli. KEV dediğiniz nedir?.. Açık adı Kocaeli Eğitim Vakfı.. Ne yaptı, bu şehre bir üniversite mi kurdu?.. Kaliteli bir kolej mi kazandırdı?.. Bir  öğrenci yurdu mu yaptı?. Diyorlar ki, “İhtiyaç sahibi öğrencilere burs veriyoruz.” Açıklasınlar,kaç öğrenciye kaç para burs veriyorlar.

Derince Yenikent’teki KEV Tesisleri’nin arazisine para verilmedi. O tesisler, rahmetli Muharrem Eskiyapan öncülüğünde, kentten Kocaelispor için toplanan paralarla ve Sefa Sirmen başkanlığındaki Belediye’nin yani halkın katkısıyla yapıldı. O zamanlar da sormuştuk, sonra da bazen gündeme gelmişti: “Neden KEV Tesisleri’ni Kocaelispor’a vermiyorsunuz?” demiştik. Rahmetli Eskiyapan da, Sevgili Sirmen de çok güzel açıklamışlardı:

“-İleride bir gün Kocaelispor kulübünün başı derde girebilir. Borç batağına sürüklenir. O zaman, bu tesis Kocaelispor’un olursa, haciz konur, elinden alınır. Tesis KEV’in üstünde kalsın. Çok zor bir zaman gelirse, o zaman bu tesisle Kocaelispor kurtarılır.”

Bakın, Kocaelispor kulübünün İzmit Baç bölgesinde bir binası, gayrimenkulü vardı. Geçmişte böyle bir borç batağı döneminde elden çıkmış, kulüp nefes almıştı. Şimdi, son çare KEV tesisleridir. Hiç kimse aksini iddia edemez, o tesisler de Kocaelispor’un öz ve helal malıdır.

Biz, “KEV kapasın, yok edilsin” demiyoruz. KEV, sahibine Kocaelispor’a verilsin. Arsasının imar planı değişsin, değerlendirilsin. Bu değerden bir miktarı, bugüne kadar bu değeri korumuş olmanın karşılığında KEV’e verilsin. Ama asıl önemlisi Kocaelispor’un başına dert olan borçları kapatılsın. (B) planına falan gerek yok Sevgili Cengiz Ağabey. Bir tane plan vardır. O da, KEV Tesisleri’ni sahibine vermek. Bu haliyle kimsenin işine yaramıyor. Bir gün, o tesisler KEV’in elinden de gidecek.

CHP İl Başkanı Sarıbay’ın (B) planı dediği, öyle sanıyorum ki sanayicilerden tehditle para toplansın planıdır. Ben buna karşıyım. Bu kentin sanayicileri bu şehre borçludur. Geçen dönem, pek çoğunun üstüne baskı uygulanmış, AK Parti’nin yaratmaya çalıştığı kulübe para vermeleri sağlanmıştır. Bu yanlıştı. Kocaelispor’u yanlışa, harama bulaştırmayalım. Hala bizim kulübümüzün bir malı var. Bunu değerlendirelim. Sonra, bu şehrin sanayicileri Kocaelispor’a forma reklamı versinler. Bu şehre basketbolda, voleybolda Avrupa kupalarını kazanmaya oynayan kulüpler kurup getirsinler. O başka iş. Şimdi misal, Kurban Bayramı öncesi Kilez Deresi’nin Kullar Vezirçiftliği bölgesine zehirleri döken firmayı bulduk. Gırtlağına çöktük, “Kocaelispor’a 10 milyon at” dedik. Kocaelispor’u böyle mi kurtaracağız?. Hayır.. Ben bir Kocaelisporlu olarak buna da karşıyım. Bizim kulübümüzün bir malı var. Anasının ak sütü gibi helal bir malı, mülkü var. Bunu değerlendireceğiz. Kimsenin işine yaramayan, KEV’in üstüne bile yük haline gelen bir mal. Bırakın direnmeyi. Gereğini yapın. KEV’i koşulsuz Kocaelispor’a verin.

Anlatabildim mi Cengiz Ağabey?…

Ağar da anlamış: ”Solcular kötü insanlar değildir “
TBMM bünyesinde kurulan “15 Temmuz Darbe Girişimi’nin Araştırma Komisyonu” önemli insanları çağırıyor, sorular soruyor. Geçen gün bu komisyonda bir dönem Türk siyasetinin, bürokrasisinin en önemli isimlerinden olan, adı faili meçhul cinayetlere de karışan, yine bir dönem önemli bir siyasi partinin genel başkanlığını yapan Mehmet Ağar milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Mehmet Ağar, Türkiye’de “sağcı siyasetçi” tanımına en çok uyan kişilerden biridir. Ama Meclis komisyonundaki ifadesinde önemli bir tespitini samimiyetle ifade etmiş: “Solcular, özellikle TKP’liler hiçbir şiddet eylemi olmayan insanlardı(…) TKP’nin hayatında eline silah almamış, düzgün fikir adamlarından oluştuğunu kabul etmemiz gerekir” demiş.
Önemli bir tespit.. Ne acıdır ki, bizim ülkemizde biri için, “Bu adam solcudur, sosyal demokrattır” demek, bir hakaret kastı haline geldi. Oysa, solcu olmak, hayatı sevmektir.. Belki solcular dini inançlarını sağ siyasettekiler kadar aleni bir gösteriş unsuru olarak kullanmaz, ülkeyi yöneten güçlü insanların yanında namaz kılmak, onlarla birlikte Umre, Hac yapmak için çaba göstermezler. Ama daha samimi bir şekilde Allah’a inanır, günah ve sevabı vicdanlarında çok daha iyi tartabilirler.
Kendilerine bazı zararları vardır. Lüfer’i rakısız yemez, bunu günah kabul ederler.. Ama dostlukları sağlamdır. Adam satmazlar. Herkesin belli bir refah seviyesinde yaşamasını, ülkenin gelirinin adil paylaşılmasını, devletin soyulmamasını isterler.
“Ben solcuyum” diyen her insan “iyi insandır” demiyorum. Solcuların içinde de çok haybeci, beleşçi  var.. Günün birinde Türkiye’deki siyasi rüzgar değişse, eminim bu ülkede şimdilerde sağcı, dindar geçinenlerin büyük bölümü de, “Ben sosyal demokratım” diye ortalıkta dolaşmaya, ulu orta kafa çekip, dağıtmaya falan başlayacaktır.
Yıllar önceydi, Mehmet Ağar bir önemli siyasi partinin genel başkanıydı. Seçimler yaklaşıyordu. Ağar, miting için İzmit’e gelmişti. O gün öğlen saatlerinde yürüyüş yolundan çarşıya doğru gidiyorum. Karşıdan kalabalık bir grup geliyor. Ağar’ın partisinde bu kentte pek çok tanıdığım, arkadaşım vardı. O seçimlerdeki 1’inci sıra adayı da Cengiz Özdemir’di. Karşıdan gelen grup, Ağar ve partilileriymiş. İzmit turu atıyor, sokakta gördüklerini Genel Başkan ile tanıştırıyorlar. Karşı karşıya geldik. Partilileri, beni Genel Başkan’a tanıttı:  “Efendim, kentimizin en önemli gazetecilerinden biridir İsmet Bey” dediler. Kalabalık içinden biri ekleme yaptı, “Ama bizden değildir. Solcudur” dedi. Hatırlıyorum, Mehmet Ağar daha bir heyecanla beni kucaklayıp, öpmüştü. Sonra yolumuza devam ettik.
Türkiye, solcuların, komünistlerin, sosyal demokratların-ama haybecileri değil, hakikilerinin- aslında iyi insanlar, bu ülke için faydalı insanlar olduğunu anlamaya başladığında güzel günler görecektir. Misal, önümüzde FETÖ’cü örnekleri var. Yıllar önce samimi olduğum ve önemli konumdaki bir AK Partili’ye sormuştum: ”Bu cemaatçileri çok kolluyorsunuz. Bütün bürokrasiyi, özellikle emniyeti onlara teslim ediyorsunuz. Yanlış yapmıyor musunuz?” demiştim. Bana yanıtı, “Onların da alnı bizim gibi secdeye değiyor. Onlardan zarar gelmez” demişti. Şimdi memleketin halini görüyoruz. AK Partililer,  menfaat için aralarına sızan FETÖ’cülere güvendikleri, onları sevdiklerinin yüzde biri kadar solculara, sosyal demokratlara güvenmiş olsa, bürokrasi içinden onları böylesine köklerini kuruturcasına temizlememiş olsa bugün Türkiye 15 Temmuz’u yaşamazdı.
Solcuların en önemli meziyetlerinden biri, dostlarını satmamalarıdır. Bir diğeri de, devlet imkanlarında, tüyü bitmemiş yetim hakkı üzerinde gözlerinin olmamasıdır. Hele din simsarlığını hiç yapmazlar ki, bu da onları gerçekten farklı kılar.

D-100’de yaya düzeni kuruluyor

İzmit trafiği ile çok uğraştım. Bazı olumlu işlerin yapılmasına katkı sağlamakla da doğrusu övünüyorum. D-100 Karayolu Yahya Kaptan Kavşağı’na yaya köprüsü yapılması için 3 yıl boyunca yazı yazdım. Önüme gelen her kent yöneticisine, bu bölgedeki yaya köprüsünün neden şart olduğunu anlatmaya çalıştım. Sonunda yaptılar. Şimdi, “Ne iyi ettik de yaptık” diyorlar.
Aslında D-100 İzmit geçişinde, Kandıra Sapağı’ndaki Akçakocabey Köprüsü ile Symbol karşısındaki Sakıp Sabancı Köprüsü arasında birkaç yaya köprüsüne ihtiyaç var. Dahası, bu yaya köprüleri yapılırken, D-100 üzerinden insanların karşıdan karşıya geçişini engellemek gerekiyor. Bu bölge, yaya geçişinin çok yoğun olduğu bir bölge.
Nihayet, o yolun orta refüjüne yeşil tel örgü çekiliyor. Yayalar yolun üzerinden geçemeyecek.  Yahya Kaptan’daki yaya köprüsü dışında, yine bu bölgede iki basit yaya köprüsü daha yapılıyor. Bu yıl bitmeden bu yaya köprülerinin konulacağı, Yahya Kaptan Kavşağı’ndaki Alparslan Türkeş Yaya Üstgeçidi’nin asansörlerinin monte edileceğini açıkladı yetkililer. Umarım, diğer iki yeni üstgeçide de asansör konulur.
D-100’un bu bölgesinde çok yaya hayatını kaybetti. Nihayet bir düzen kuruluyor. Artık Akçakocabey Köprülü Kavşağı ile Sakıp Sabancı Köprülü Kavşağı arasında, yolun her yerinden yayaların karşıya geçişine engel olunacak. Ben hala, Karayolları gidip neden Mobesko önüne yaya köprüsü yaptı, bunu merak ediyorum. Gidin bakın, Alparslan Türkeş Köprüsü’nden bir saatte kaç yaya geçiyor, Mobesko önündeki yaya köprüsünden kaç yaya geçiyor. Bu şehirde gereksiz işler yapmaktan, gerekli işlere pek zaman kalmıyor.

 

Bu yazı toplam 1114 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
    • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37