1. YAZARLAR

  2. Hayrettin ALBAYRAK

  3. Cengiz Ünder vardı da, Erkan’ı mı tercih etti!
Hayrettin ALBAYRAK

Hayrettin ALBAYRAK

Yazarın Tüm Yazıları >

Cengiz Ünder vardı da, Erkan’ı mı tercih etti!

A+A-

Halide Edip Adıvar yenilgisi sonrasında sosyal medyada en çok dikkati çeken eleştiri konusu, ikinci yarının başlarında Gökdeniz’in A takıma yeni çıkan Erkan’ın sahaya sürülmesi. Adata sonuç bu hamle üzerinden okunuyor; Hoca yanlış tercihiyle takımı yaktı, yenilgiyi hazırladı yorumları yapılıyor. (Demek bunlar Trabzonlu olsa, G.Saray maçında alt yapıdan 6 genci oynatarak yenilgiye sebep oldu diye Ünal Kahraman’ı linç ederdi!)

 

“NE DÜŞÜNDÜNÜZ ?” SORUSU

Gökdeniz’in aksadığı ve çıkması gerektiğinde birleşen taraftarlar yerine girecek kişinin özellikle 1-0 gerideyken devre arası profesyonel yapılan deneyimsiz isim olmasına tepki gösteriyorlar. Bir anlamda, olmadığını bildiklerini çok iyi bildikleri halde “Başka adam mı yoktu ?” diyorlar. Bu soru basın toplantısında da Galip Hoca’ya “Erkan’ı sahaya sürürken ne düşündünüz ?” şeklinde sorulmuş ve kısa süreli gerginlik olmuş. Galip Hoca, soruyu abesle iştigal bulmuş.

 

BAŞKA ALTERNATİF VAR MI?

Takım geride ve gidişatı değiştirmek için hamle yapılması gerekiyor. Sahada en çok aksayan isim de Gökdeniz. Dolayısıyla kenara alınması doğru. Bunda hemfikiriz. Yerine Erkan dışında kim alınabilirdi peki? Asıl soru bu. Kulübede başka sağ açık var mı? Yok. Bir yerde mecburi istikamet Erkan. Ki, Galip Hoca, Fatsa maçının son bölümünde de Erkan’ı sahaya sürmüş, bu hamlesi takdir görmüştü.

 

ATMOSFERDEN ETKİLENDİ

Televizyon programında “Nasıl cesaret ettiniz ?” şeklindeki soruyu, “Devre arası kampında bana o ışığı, güveni vermişti” sözleriyle yanıtlamıştı. Galip Hoca inandı, güvendi, bu maçta da sahaya sürdü. İyi de olabilirdi. Ancak benim gördüğüm genç futbolcu ilk kez böyle bir atmosferde sahaya çıktığı için aşırı heyecan yaptı, bocaladı. Bu da doğaldı.

 

HÜCUMSAL SIKINTI OLMADI Kİ

Sonra, Erkan’ın oyuna alınma sebebi, hücumsal katkı yapmasıydı. O kanattan olmasa da, genel anlamda ikinci yarıda hep baskılıydık, çok da fırsat bulduk. Hücumda etkisiz olsak anlarım Erkan tercihine tepki gösterilmesini. Öyle bir şey de yok. Hatta tam tersi. Ne yani kaçan golleri, yediğimiz golün faturasını mı çıkartacağız Erkan hamlesine. Olur mu öyle şey?

 

DAHA İYİSİ VARDI DA, OYNATMADI MI?

İbrahim Tatlıses’in zamanında niye okumadığınız sorusuna verdiği “Urfa’da Oxford vardı da, gitmedik mi ?” cevabı gibi. Kulübede Cengiz Ünder vardı da, Galip Hoca mı oynatmadı? Koşullarımız belli. Tek kaynağımız alt yapı. Oradan gelenlerin de zamana ihtiyacı var doğal olarak. Sabırlı, hoşgörülü olmak lazım. Gençleri kazanmanın olmazsa olmazı bu. İşin ilginç yanı, sağ açıkta Hamza varken, “Bir kişi eksik oynuyoruz”, Gökdeniz oynarken, “Ne buluyorlar bu çocukta” deniyor. Nasıl olacak bu iş, Hoca kimi oynatacak ki birileri mutlu olsun!

 

BAŞKA ŞEYLER KONUŞACAKTIK

Elbette Hocanın hamlelerini, kararlarını sorgulayacağız, eleştireceğiz. Ancak doğru, sağlıklı analiz yapmak zorundayız. Bir değişiklik, bir hamle üzerinden oyunu okumak, faturayı bir kişiye kesmek haklı, mantıklı bir bakış acısı değildir. Bunun kimseye zararı olmaz, aksine zarar verir. Sinan, Sefa müsait durumda o golleri atsa, maçı kazansak, çok başka şeyler konuşacaktık. Erkan tercihi gündeme bile gelmeyecekti. Maçı skor üzerinden okuma yanlışından da vazgeçelim.

 

RAKİBİN İYİ OLMA HAKKI YOK MU?

Bu bir takım oyunu. Dolayısıyla kenar yönetimin hamleleri, futbolcuların performansı belirleyici olmakla birlikte maçları takımlar kazanır veya kaybeder. Dün detaylı yazmıştım. Günümüzde değildik, buna keza rakip dersine iyi çalışmıştı. Hep unutuyoruz ama bu oyun rakiple oynanıyor. Rakibin iyi oynadığı zamanlar da olacaktır. 10 maç yenilmemiş, bu süreçte kalesinde sadece 2 gol görmüş bir takımdan söz ediyoruz. 11’inci maç kaybedilmiş, yangın yapılıyor. El insaf yani.

 

Acı ders

Kadınlar Basketbol Süper Lig’de hafta sonu enteresan bir maç vardı. Daha doğrusu enteresan olan sonuçtu. Dev bütçeli lider Çukurova, zar zor sahaya çıkabilen sonuncu Bodrum’a tam 82 sayı fark yaptı, 140-58 gibi çarpıcı bir galibiyete imza attı. Bu tür skorlar fiziksel olarak çok farklı okul takımların maçlarında falan ortaya çıkar da, en üst ligde yaşanması ilginç. Bir takımın 140 sayı atması, pek görülmüş değildir. Maç sonu Bodrum’un başkanı, rakibin teknik sorumlusuna büyük farkla rağmen hala takımına pres yaptırdığı için verip veriştirmiş. Kuşkusuz ki, eğer söylediği gibi bir pres yaptırma olayı söz konusuysa tepkisinde haklı.

Ancak, geçen sezona gidersek, sponsor desteğiyle flaş kadro kuran Bodrum takımı 2.Lig’de kimsenin gözünün yaşına bakmıyordu. Hatta İzmit Belediyespor’a oradaki maçta 102 sayı atmış, 38 sayı fark yaparak hiç acımamıştı. Bildiğimiz kadarıyla Başkan aynı Başkan. Dün güçlüyken takımının rakiplerini ezmesine seyirci kalıyor tribünde kıs kıs gülüyorsan, bugün aynı durumla karşı karşıya kaldığında hiç şikayet etmeyecek, sızlanmayacaksın. Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner, ya da ne ekersek onu biçersin demişler. En doğru ifadeyle kendine yapılmasını istemediğini, başkasına yapmayacaksın. Ağlatırsan, bir gün gelir ağlarsın.

Demek ki, neymiş; ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin. Bu olay Bodrum’un başkanına acı bir derstir. Umarım anlamıştır. Herkes adımını yarın başına gelebilecekleri düşünerek atsın.

Bu yazı toplam 4045 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
9 Yorum